Ana içeriğe geç
Sözlük

duruşma ile cümle

duruşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Le procès en Cour d'Appel contre The Pirate Bay commence aujourd'hui.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Ma kezdődött a Feljebbviteli Bíróságon a Pirate Bay tárgyalása.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Ma kezdõdött a Feljebbviteli Bíróságon a Pirate Bay tárgyalása.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Odvolací soud v případu Pirate bay začal právě dnes.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Oikeudenkäynti hovioikeudessa the Pirate Baytä vastaan alkoi tänään.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Persidangan naik banding the Pirate Bay dimulai hari ini.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Phiên tòa phúc thẩm của Pirate Bay bắt đầu ngày hôm nay.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Phiên tòa xử TPB tại Tòa Án Phúc Thẩm đã bắt đầu ngày hôm nay
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Retssagen mod Pirate Bay begyndte i Landsretten i dag
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Tjenare.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Tjenare.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.TPB에 대한 상고가 오늘 진행됩니다.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Η δίκη στο Εφετείο κατά του Pirate Bay άρχισε σήμερα.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.Судебный процесс в Апелляционном суде против Pirate Bay начал сегодня.
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.המשפט בבית הדין לערעורים .נגד מפרץ הפיראטים התחיל היום
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı."محاكمة الإستئناف ضد "قراصنة الخليج ستبدأ اليوم
Pirate Bay davasına bakan temyiz mahkemesinin duruşması bugün başladı.今日も頼むよ
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.A sua namorada estava grávida quando ele foi para tribunal, certo?
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Bạn gái anh ấy mang thai khi anh ta đến phiên tòa xét xử.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Barátnője terhes volt a tárgyalás idején.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi. Bir erkek çocuğu dünyaya getirdi.Il -- Sa copine était enceinte quand il a été jugé, il a eu un petit garçon.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi. Bir erkek çocuğu dünyaya getirdi.Lui -- La sua ragazza era incinta quando iniziò il processo, e ha avuto un maschietto.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Él —su novia estaba embarazada cuando él fue a juicio,
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Er — seine Freundin war schwanger, als er angeklagt wurde.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Han--Hans flickvän var gravid när han dömdes,
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Jego dziewczyna była w ciąży, gdy go aresztowali.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.그는 - 그의 여자 친구는 그가 재판을 받기 시작할 때, 임신해 있었고
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.On -- jeho přítelkyně byla těhotná, když šel k soudu, ano?
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Prietena lui era însărcinată când a început procesul.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Zijn vriendin was zwanger toen hij voor het gerecht kwam.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Το κορίτσι του ήταν έγκυος όταν παραπέμφθηκε σε δίκη,
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.Его подруга забеременела до суда.
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.הוא-- חברתו היתה בהריון כשהוא עמד למשפט,
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.هو -- كان لديه رفيقه حامل عندما ذهب للمحكمه
Sevgilisi, o duruşmada iken hamileydi.男の子を生んでいました
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.A la fin, il jugea qu'il allait accorder la demande en révision.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Al final de todo, dictó la sentencia que se concedía la petición de un nuevo juicio.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Alla fine, emise la sentenza: avrebbe concesso un nuovo processo.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Am Ende lautete sein Urteil, dass er dem Antrag auf Wiederholung des Verfahrens stattgeben würde.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.A végén úgy döntött, hogy engedélyezi az újbóli tárgyalás kérvényezését.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.판사는 재심을 위한 청구를 받아들인다고 결정했습니다.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.La finalul acestora a hotărât că va accepta petiția pentru rejudecare.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Na konci toho všeho usoudil, že vyhoví žádosti petice za obnovení procesu.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.No final, ele decidiu que iria conceder um novo julgamento.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.På slutet av den, dömde han att han skulle bevilja resningsansökan.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Pod koniec wydał wyrok: wniosek o ponowny proces. wniosek o ponowny proces.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Và cuối cùng, ông ấy đưa ra đánh giá rằng ông sẽ chấp nhận đề nghị xét xử lại.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Στο τέλος, έβγαλε την απόφαση ότι θα ικανοποιούσε το αίτημα για επαναληπτική δίκη.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.В конце концов, он решил удовлетворить ходатайство о пересмотре дела.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.ובסופו של דבר הוא פסק שהוא נעתר למשפט חוזר.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.قدم الحكم أنه سيقوم بمنح التماس لإعادة المحاكمه.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.結局判事は再審請求を受理しました さらに検察が再び彼を訴追する場合
Türkiye: Cinayet Sonrası Duruşma ve Hrant Dink'i Hatırlayan Binlerce KişiTurquía: Luego del juicio por el asesinato, miles recuerdan a Hrant Dink
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.Acest proces a rezultat în închiderea a doi polițiști și în declararea celorlalți doi inocenți.
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.그리고 그 재판은 감옥에 간 두명의 경찰들과 함께 이루어졌어요. 그리고 두명의 경찰들은 무고하다고 선언했죠. 저는 그 재판에 있었어요.
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.Quel processo si concluse con due poliziotti in galera e due innocenti. Io ero al processo.
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.В резултат от този процес две ченгета отидоха в затвора и две ченгета бяха обявени за невинни.
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.והמשפט השני הסתיים עם שני שוטרים שהלכו לכלא ושני שוטרים שהוכרזו חפים מפשע. הייתי במשפט ההוא.
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.ونتجت المحاكمة عن سجن شرطيين اما الأخرين فقد اعلنت برأتهما, كنت داخل المحاكمة
Ve bu duruşmanın sonunda iki polis hapse gitti ve iki polis masum olarak görüldü.あと2人は無罪判決が出ました 私は公判を傍聴していました 次なる暴動を恐れていた人々は
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod