Ana içeriğe geç
Sözlük

duruş ile cümle

duruş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle tamamen dürüst olayım.Let me be completely honest with you.
Ben tamamen dürüst olacağım.I'll be completely honest.
Bu, dürüst olmayan bir satıcı.He's a dishonest salesperson.
Tom'un dürüst bir adam olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is an honest man.
Senin dürüst olduğuna inanıyorum.I believe you're honest.
Dünyada birçok dürüst olmayan insanlar vardır.There are many dishonest people in the world.
Tom dürüstçe "hiçbir fikrim yok" dedi."I have no idea," Tom said honestly.
O dürüstçe "hiçbir fikrim yok" dedi."I have no idea," she said honestly.
Dürüst olmak gerekirse, seninle çalışmak istemiyorum.To be honest I don't wanna work with you.
Ben bunu dürüstçe almıyorum.I honestly don't get it.
Kime oy verirsen ver, onun dürüst olduğundan emin ol.Whoever you vote for, make sure he's honest.
Tüccar dürüst bir kişi gibi görünüyor.The merchant seems to be an honest person.
Ben her zaman sana karşı dürüst oldum. Neden beni aldatmak istiyorsun?I have always been honest with you. Why do you want to deceive me?
Tom dürüst bir kişi gibi görünüyor.Tom seems to be an honest person.
Ben oldukça dürüst bir adamım.I'm a pretty honest guy.
Dürüst olmak gerekiyorsa, gerçekten bilmiyorum.To be honest, I really don't know.
Ben açık ve dürüsttüm.I was open and honest.
En azından Tom dürüst.At least Tom is honest.
Dürüst olmak gerekirse, bunu anlamıyorum.To be honest, I don't understand it.
O yeterince dürüst görünüyor.He seems honest enough.
Sen iyi ve dürüst bir insansın.You are the salt of the earth.
Biz sadece dürüst oluyoruz.We were just being honest.
Tom sadece dürüst davranıyordu.Tom was just being honest.
Tom'un patronu onun dürüstlüğünden şüphe duydu.Tom's employer called his honesty into question.
Dürüst olmak gerekirse, onun konuşmalarını her zaman sıkıcı.Honestly, his speeches are always boring.
İnsanlar dürüst olan birine alışkın değildir.People are not used to someone being honest.
Dürüstlük politikadır.Honesty is policy.
O araba satıcısı dürüst değil.That car salesman isn't honest.
Tom çok dürüst bir kişi.Tom is a very straightforward person.
Bu dürüst bir hata gibi görünüyor.That sounds like an honest mistake.
Garsonun dürüstlüğü dedektifi şaşırttı.The veracity of the waitress surprised the detective.
Dürüstçe bilmiyorum.I don't honestly know.
Keşke onlar dürüst olsa ve ne olacağını bilmediklerini itiraf etseler.I wish they'd be honest and admit they don't know what's going to happen.
Herkese dürüst bir biçimde davranalım.Let's treat everybody fairly.
Birbirimize dürüst olalım.Let's be frank with each other.
Onun olduğunu dürüstçe hayal edebilir misin?Can you honestly imagine that happening?
Ben tamamen dürüst davranıyorum.I'm being totally honest.
Tom son derece dürüst.Tom is extremely honest.
Şüphesiz, o dürüst bir adam.Without a doubt, he's an honest man.
Uygun duruş iyi sağlığı korumak için gereklidir.Proper posture is necessary to maintain good health.
Dürüstlük koltuk değneği üzerinde bir dilenci; dolandırıcılık taçlı bir prensestir.Honesty is a beggar on crutches; roguery is a princess with a crown.
Bir ilişkide dürüstlük önemlidir.Honesty is important in a relationship.
Tom onun hakkında dürüst değildi.Tom wasn't honest about that.
Sana karşı tamamen dürüstüm.I have been completely open with you.
Tom dürüsttü, sanırırm.Tom was truthful, I think.
Tom Mary'ye karşı çok dürüst.Tom is very honest with Mary.
Ben buna dürüst olarak inanıyorum.I honestly believe this.
Tom dürüst bir adamdı.Tom was an honest man.
Tom'un bir sürü duruşu var.Tom has a lot of poise.
Tom'un dürüst olduğunu biliyorum.I know that Tom is honest.
Dürüst olmanı istiyorum.I need you to be honest.
Tom hiç dürüst değil.Tom isn't honest at all.
Neden sadece dürüst olamıyorsun?Why can't you just be honest?
Neden sadece bana karşı dürüst olamıyorsunuz?Why can't you just be honest with me?
Neden onun hakkında sadece dürüst olamıyorsun?Why can't you just be honest about it?
Elimden geldiğince dürüst davranıyorum.I'm being as honest as I can.
Dürüst olmak gerekirse, hiç anlamıyorum.I honestly don't get it at all.
Dürüst olmak gerekirse gerçekten onu burada severim.I honestly really like it here.
Dürüst olmak gerekirse hiç acı hissetmedim.I honestly didn't feel any pain.
Dürüst olmak gerekirse, bu restoran pahalı buldum.To be honest, I found that restaurant expensive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duruş ile cümle - Sayfa 8 - duruş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App