Ana içeriğe geç
Sözlük

duruş ile cümle

duruş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu bir yargılama değil bir duruşmadır.This is a hearing, not a trial.
Seni doğru dürüst duyamıyorum, lütfen daha yavaş konuş.I can't hear you properly, please speak more slowly.
Sevgili çocuklar, her zaman dürüst olun.Dear children, always be honest!
"Dürüst olmak gerekirse, yüksekten korkuyorum." "Korkak!""To be honest, I'm afraid of heights." "Coward!"
O dürüst bir adamdı.He was an honest man.
Dalkavukluk yerine bize dürüst ve samimi tahmin ver!Instead of flattery, give us an honest and sincere estimate!
Kendinizi dürüst bir insan olarak düşünüyor musunuz?Do you consider yourself an honest person?
Tom'un dürüstlüğü sorunun ötesinde bir şey.Tom's honesty is beyond all question.
Dürüst olduğunu sanmıyorum.I don't think you're being honest.
Hadi, dürüst ol. Ben onu alabilirim.Come on, be honest. I can take it.
Tom sadece dürüst oluyor.Tom is just being honest.
Gündüz dürüst insanlar için, gece hırsızlar için.The day is for honest men, the night for thieves.
Dürüst olmak gerekirse, ne olduğundan tam olarak emin değilim.To be honest, I'm not exactly sure what happened.
Benim dürüstlüğümü mü sorguluyorsun?Are you questioning my integrity?
Bana dürüst fikrini ver.Give me your honest opinion.
Mary, korkarim ki Tom sana karşı tamamen dürüst değildi.Mary, I'm afraid Tom hasn't been totally honest with you.
Tom, sana karşı tamamen dürüst değilim.Tom, I haven't been completely honest with you.
Tom dürüsttü.Tom was honest.
Sen dürüst müsün?Are you honest?
Dürüstçe konuşabilir miyim?May I speak frankly?
Sanırım Tom dürüst.I think Tom is honest.
Bunun olacağını bilmediğini bana dürüstçe söyleyebilir misin?Can you honestly tell me you didn't know this was going to happen?
Onun dürüstlüğü için cevap veriyorum.I answer for her honesty.
Sana karşı dürüst olabilir miyim?Can I be honest with you?
Tom'un dürüst olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is being honest.
Dürüst değildim.I wasn't honest.
Tom son derece dürüst bir kişi.Tom's an extremely honest person.
Tom son derece dürüst bir kişidir.Tom's an extremely honest person.
Tom dürüst görünüyor.Tom seems honest.
Dürüstçe hatırlayamıyorum.I honestly can't remember.
Tom dürüst değil.Tom isn't honest.
Ben dürüst bir cevap istiyorum.I'd like an honest answer.
Sen dürüst müydün?Were you truthful?
Tom dürüstlüğün gerçekten en iyi politika olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered whether honesty really was the best policy.
Tom dürüst birisidir.Tom is an honest person.
Tom dürüst, değil mi?Tom is honest, isn't he?
Dürüstçe, ben de japonca öğrenmek istiyorum.Honestly, I also want to learn Japanese.
Tom çok dürüsttür.Tom is very honest.
Tom görünüşe göre dürüst bir kişi.Tom is apparently an honest person.
Size karşı dürüst olmak gerekirse ben gerçekten Tom'u çok fazla sevmiyorum.To be honest with you, I never really liked Tom very much.
Dürüst olmak gerekirse, Tom, hatırlayamıyorum.Honestly, Tom, I can't remember.
Tom onun hakkında doğru dürüst düşünemiyor gibi görünüyor.Tom seems to have his wits about him.
Sen buna dürüstçe inanıyor musun?Do you honestly believe that?
Gerçekten Tom'a karşı dürüst olmamız gerektiğini düşünüyorum.I really think we should be honest with Tom.
Tom'a dürüst olmamız gerektiğini gerçekten düşünüyorum.I really think we need to be honest with Tom.
Çok dürüst davranıyorsun.You're being too honest.
Bu araba satıcısı dürüst değil.This car salesman is not honest.
Şimdi, sana dürüst olacağım.Now, I'm going to be honest with you.
Dürüstlük büyük bir erdemdir.Honesty is a great virtue.
Sana karşı tamamen dürüst değildim.I haven't been totally honest with you.
Dürüstlük son kaledir.Honesty is the last castle.
Sana karşı dürüst olmalıydım.I should've been honest with you.
Onlar hem bilge hem de dürüst adamlardı.They were both wise and incorruptible men.
Tom, dürüstlüğüyle nam salmıştı.Tom acquired a reputation for honesty.
Kadınlar dürüsttürler.Women are sincere.
Tom duruşmada tanıklık etti.Tom testified at the trial.
Sen dürüstçe kazandın.You won, fair and square.
Tom'un oldukça dürüst olduğundan eminim.I'm sure Tom is quite sincere.
Burada dürüst olalım.Let's be honest here.
Dürüst olmak gerekirse, Tom yeterince sıkı çalışmadı.Frankly, Tom didn't try hard enough.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod