Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.لقد طلبت مني أن أكون صريحا و هذا مجهود كبير اقوم به للمجيء إلى هنا
Bana dürüst oldukları için onları daha çok severdim.Jeśli to twój przyjaciel, to jest twój przyjaciel.
Bana dürüst oldukları için onları daha çok severdim.Se ele e o seu amigo, então ele ainda é o seu amigo
Bana dürüst oldukları için onları daha çok severdim.Se è tuo amico, è tuo amico!
Bana dürüst oldukları için onları daha çok severdim.Si es tu amigo, es tu amigo
Bana dürüst oldukları için onları daha çok severdim.Si une personne est ton ami, c'est ton ami.
Bana dürüst oldukları için onları daha çok severdim.もっと好きになる
Başını eğerken boyundaki kasların duruşuna bakın.Le pieghe del collo, la sua testa spinge verso il basso.
Başını eğerken boyundaki kasların duruşuna bakın.Pliurile gâtului formate de capul care este înclinat în jos.
Başını eğerken boyundaki kasların duruşuna bakın.Záhyby krku, když sklopí hlavu.
Başını eğerken boyundaki kasların duruşuna bakın.Зморшки на шиї, коли його голова схилена вниз.
Başını eğerken boyundaki kasların duruşuna bakın.Изгибы ее шеи, когда ее голова направлена вниз.
Bayan Homstein... Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadık Cüzdanı biz hazırladık.Г-жо Хорнстейн, истината е, че не ги намерихме, а ги направихме.
-Bayım, dürüst konu,salım.Du må tro. - Lad os tale ud.
-Bayım, dürüst konu,salım.-Låt oss tala ut.
-Bayım, dürüst konu,salım.- Porozmawiajmy szczerze.
-Bayım, dürüst konu,salım.-Puhutaan suoraan.
-Bayım, dürüst konu,salım.- Signore, parliamo francamente.
-Bayım, dürüst konu,salım.- Vamos ser francos.
-Bayım, dürüst konu,salım.-Ας είμαστε ειλικρινείς, κύριε.
-Bayım, dürüst konu,salım.- Поговорим откровенно.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Ale Boeun nemal na výber. Jediný zločin, že je odhodlaná sa poskytovanie svoju chorú dedka posledné želanie.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Cô ấy chỉ có tội là đã hứa với người ông đang bị ốm của mình rằng, sẽ thực hiện điều ước cuối cùng của ông.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Dar Boeun avut de ales. Crimă este comisă numai ea a fost acordarea de dorința bunicului ei bolnav la ultimul.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Heer Intern, snijd de saaie onzin en tonen ons wat eerlijk.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Interna, narezana dolgočasno sranje in nam kažejo nekateri pošteno. G.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Intern señor, corte la mierda aburrida y nos muestran un poco de honestidad.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mas Boeun não tinha escolha. O único crime que ela está comprometida concedia último desejo de seu avô doente.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.M. le Stagiaire, arrêtez ces foutaises et soyez honnête.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr Magang, memotong omong kosong membosankan dan menunjukkan kita beberapa kejujuran.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr Magang, memotong omong kosong membosankan dan menunjukkan kita beberapa kejujuran.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr Praktikant, skär tråkiga skit och visa oss några ärligt.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Pane praktikante, ukončete ty nudný žvásty a řekněte nám něco upřímnýho.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Sr. Interno, corte con esa basura aburrida y muéstrenos algo honesto.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Thầy hãy bỏ qua những đoạn không cần thiết và nói cho chúng em biết sự thật đi
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Але Boeun не було вибору. Єдине злочин скоєно вона була наданні останнє бажання хворої дід.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Господине, стига с глупостите, кажете ни нещо истинско.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Мистер интерн, прекратите нести эту скучную чушь и будьте с нами более откровенны.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.הפשע היחיד שהיא היה מחויבת מתן משאלתו האחרונה של סבה החולה.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.إنّ الجريمة الوحيدة أنها كانت ملتزمة منحة أمنية جدّها المريض الأخيرة
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.السّيد المدرّب، قال الأشياء المملّة وسيرينا البعض بكل صدق
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "DOVETE avere qualche significato male, altrimenti avresti firmato il tuo nome come un onesto uomo '.
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Du MÅSTE ha inneburit en del hyss, annars skulle du skrivit ditt namn som en ärlig människan. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Du SKAL have betydet nogle fortræd, eller andet, du ville have underskrevet dit navn som en ærlig mand '.
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Imeti morate nekaj pomenilo, vragolije, ali pa bi imeli ste se prijavili svoje ime, kot pošten človek. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Je MOET hebben betekend wat onheil, of anders je zou hebben ondertekend, uw naam als een eerlijk mens. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "좀 사악함을 의미가있는 게 분명하거나, 다른 당신이 정직과 같은 이름을 체결했을 사람.
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Le KELL jelentett volna valamilyen bajt, különben azt aláírta a nevét, mint a becsületes ember. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "MUSISZ mieć na myśli pewne zgorszenie, albo chcesz podpisali nazwę jak uczciwy człowieka. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Musíte mať znamenalo nejakú škodu, inak by si podpísal svoje meno ako čestný človek. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Sinun TÄYTYY merkinnyt noin pahaa, muuten sinun on allekirjoittanut nimesi kuin rehellinen mies. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "TREBUIE să fi însemnat ceva rău, sau altceva ce-ar fi semnat numele tău ca un cinstit omul. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Ty musela znamenat nějakou škodu, jinak byste podepsali Vaše jméno jako čestný člověk. "
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Você deve ter significado algum mal, ou então você teria assinado seu nome como um honesto homem '.
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Vous DEVEZ avoir signifiait quelque malice, ou bien vous avez signé votre nom comme un honnête homme ".
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "ΠΡΕΠΕΙ να σημαίνουν κάποιο κακό, ή αλλιώς θα είχατε υπογράψει το όνομά σας σαν μια έντιμη ο άνθρωπος ".
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Ви повинні мати означає, що деякі витівки, інакше ви б підписали ваше ім'я як чесний людина ".
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Вы должны иметь означает, что некоторые шалости, иначе вы бы подписали ваше имя как честный человек ".
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "Трябва да имате предвид някои пакости, или друго, което бих подписал името си като честен мъж.
Bazı fesat anlamına ZORUNLU veya başka bir dürüst gibi adını imzalanmış olurdu adam. "אתה בוודאי התכוון כמה שובבות, אחרת היית חתמו את שמכם כמו ישר גבר. "