Ana içeriğe geç
Sözlük

duruş ile cümle

duruş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.Por los alemanes, el pueblo más honesto del mundo.
Almanlar'a, dünyanın en dürüst insanlarına.За самый честный народ!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!(25:11) А я хожу в моей непорочности; избавь меня, и помилуй меня.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Ale ja budem chodiť vo svojej bezúhonnosti. Vykúp ma a zmiluj sa nado mnou!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Ale ja w niewinności mojej chodzę: odkupże mię, a zmiłuj się nademną.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Còn tôi , tôi sẽ bước_đi trong sự thanh_liêm , Xin hãy chuộc tôi , và thương_xót tôi .
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Còn tôi, tôi sẽ bước đi trong sự thanh liêm, Xin hãy chuộc tôi, và thương xót tôi.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Én pedig ártatlanságban élek; ments meg és könyörülj rajtam.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Eu umblu în neprihănire; izbăveşte-mă, şi ai milă de mine!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Ich aber wandle unschuldig. Erlöse mich und sei mir gnädig!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Integro è invece il mio cammino; riscattami e abbi misericordia
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Jag vandrar ju i ostrafflighet; förlossa mig och var mig nådig.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Já pak v upřímnosti své chodím, vykupiž mne, a smiluj se nade mnou.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Jeg har jo vandret i Uskyld, forløs mig og vær mig nådig!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!나는 나의 완전함에 행하오리니 나를 구속하시고 긍휼히 여기소서
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Men jeg vandrer i min uskyld; forløs mig og vær mig nådig!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Moi, je marche dans l`intégrité; Délivre-moi et aie pitié de moi!
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Mutta minä vaellan nuhteettomasti; vapahda minut ja ole minulle armollinen.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Niets van deze dingen heb ik gedaan; verlos mij en toon mij Uw genade.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Pero yo andaré en mi integridad; redímeme y ten misericordia de mí
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Quanto a mim, porém, ando na minha integridade; resgata-me e tem compaixão de mim.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Tetapi aku hidup dengan tulus hati, kasihanilah dan bebaskanlah aku
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!Αλλ' εγω θελω περιπατει εν ακακια μου λυτρωσον με και ελεησον με.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!А пък аз ще ходя в незлобието си; Изкупи ме и смили се за мене.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!ואני בתמי אלך פדני וחנני׃
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!‎اما انا فبكمالي اسلك. افدني وارحمني‎.
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!至 於 我 、 卻 要 行 事 純 全 . 求 你 救 贖 我 、 憐 恤 我
Ama ben dürüst yaşarım, Kurtar beni, lütfet bana!至於 我 、 卻要 行事 純全 . 求你 救 贖我 、 憐恤我
Ama bu arada... ...Prens Lee Han'a yönelen dedikodular hakkındaki duruşumuzu belirteceğiz.Αλλά για την ώρα... Θα πάρουμε στάση όσον αφορά τις φήμες που περιβάλλουν τον πρίγκιπας Λι Χαν.
Ama bu arada... ...Prens Lee Han'a yönelen dedikodular hakkındaki duruşumuzu belirteceğiz...لكن هذه المرة سنعطيكم وجهة نظرنا عن الاشاعات المتعلقة بالامير لي هان
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Aber ernsthaft... das ist eine gute Sache.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Acesta este un lucru bun de pus în practică.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Ale naozaj, toto je dobrá vec, ktorú môžete urobiť.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Ale upřímně, tohle je dobré dělat.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Mais, honnêtement, c'est une bonne chose à faire.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Pero, honestamente, es algo que es bueno hacer.
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Szóval őszintén, visszatérve a témara, jó dolog ha meg tudod tenni
Ama, dürüstçesi, bunu yapmak iyi bir şey.Όμως, ειλικρινά, αυτό είναι καλό να το κάνεις.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Aber, ganz ehrlich, in dieser Frage gibt es keine andere Straße.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale, tak szczerze, w tej sprawie, nie widzę innej drogi.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale, úprimne povedané, pri tejto zaležitosti, to jednoducho nejde.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale upřímně tady není jiná cesta.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ampak, odkrito povedano, glede tega vprašanja drugačna pot ne obstaja.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Dar, ca să fiu sincer, în acest caz, nu există o altă modalitate de a-l aborda.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ezt illetően azonban komolyan nincs más lehetőség előttem.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.하지만 솔직히 말해서, 이 문제에 관해서는 다른 방도가 없습니다.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Maar eigenlijk is er voor dit probleem geen andere weg mogelijk.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ma, francamente, riguardo questo problema, non c'è altra strada.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Mais très franchement, sur cette question, il n'y a pas d'autre attitude possible.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Mas, francamente, neste assunto, não há outro caminho.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Men helt ærligt, ved denne sag er der ingen anden vej.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Men, helt ärligt, i det här fallet, så finns ingen annan väg.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Nhưng thật sự là, về vấn nạn này thì không có con đường nào khác.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Pero, francamente, en este asunto, no hay otro camino.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Tetapi, sejujurnya, pada isu ini, tidak ada jalan lain.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Αλλά, σε αυτό το θέμα, δεν υπάρχει άλλος δρόμος.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Але, чесно кажучи, щодо цього питання, немає інших шляхів.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Но, честно казано, по този въпрос няма друг път.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.אך, למען האמת, בנוגע לנושא זה, אין דרך אחרת.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.لكن، بكل صراحة، في هذه القضية، ليس هناك طريق آخر.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod