durmuş ile cümle
durmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
6 aylık dönem boyunca petrol üretimi durmuştur.Biopolttoainetta käytetiin kuuden kuukauden ajan.
Bu sırada helikoptaşırın motorları durmuştur.Myös koneen moottorit sammuivat.
Çan sesleri durmuştur.Kun kellot vaikenivat.
Üretimi 1927 yılında durmuştur.Η κατασκευή του ολοκληρώθηκε το 1927.
2014 yılının Mayıs ayında finansman yetersizliği nedeniyle inşaat durmuştur.Τον Απρίλιο 2011, το ΑΤΑ αδρανοποιήθηκε για 8 μήνες λόγω έλλειψης χρηματοδοτήσεων.
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.På flugt til Italien, stoppede Serveto i Geneve, hvor Calvin og hans reformister havde anklaget ham.
Eğitim ve kültürün üzerinde durmuştur.Den afhænger derfor af indlæring og kultur.
Bu sırada helikoptaşırın motorları durmuştur.Pludselig stopper bilens motor.
Apartheid karşısında durmuştur.Han var tilhænger af anti-apartheid-bevægelsen.
Asal sayılar üzerinde çok durmuştur.Begynd med meget enkle figurer.
Türkler ise daha çok, balçık üzerinde durmuşlardı.Nederlænderne blev nu mere til sinds at stå på deres egne ben.
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.Det lykkedes både for den britiske 8.
Üretimi 1997 yılında Fokker'in iflas etmesi nedeniyle durmuştur.Produksjonen ble stoppet da Fokker gikk konkurs i 1997.
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.Byen ble frigjort av den britiske 8.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.Byggingen av overflateskip ble nesten stoppet.
Mayıs ayında Suriyeli muhaliflerin ilerlemesi durmuştur.Maoistenes militære framganger fortsatte i 2004.
Ne var ki işler düşündüğü gibi gitmemiş, çünkü Oknos'un eşeği hasır ipi öbür ucundan yemeye durmuş.Men de er ikke helt som gjøken, fordi gjøkhumlen forsøker å ta over humlebolet.
Zaten saat 17:30 sonrasında çıkarma durmuştu.Ia berangkat pukul 05:30.
2011'de üretimi durmuştur ama kamyonetinin devam etmektedir.Pada tahun 2011, produksi skuter ini di Indonesia dihentikan, namun di Filipina tetap dilanjutkan.
Eğitim ve kültürün üzerinde durmuştur.Dinas Pendidikan dan Kebudayaan.
Yanardağın patlaması sonucunda Avrupa'da uçak ulaşımı durmuştur.Letusan kedua menyebabkan gangguan perjalanan udara di Eropa.
Fakat ögrenci azlığı nedeniyle eğitim resmen durmuştur.Namun, Protestantisme akhirnya berhenti akibat Inkuisisi.
Daha çok toplumsal etkileşimcilik kavramı üzerinde durmuştur.Respon masyarakat juga sudah semakin besar terhadap konsep ini.
Bitkisel hayatta ise beynin kortikol faaliyeti durmuş, ama beyin sapı faaliyetleri devam etmektedir.Nhiều người bị rơi vào đời sống thực vật, thân não của họ vẫn còn hoạt động.
Dolayısıyla üretim de durmuş olur.Nhưng sau đó thì việc xây dựng cũng ngừng lại.
Çan sesleri durmuştur.Tiếng hát ngừng bặt.
Kazanan, Derya Durmuşlar olmuş ve ödül olarak 250.000 Euro kazanmıştır.Đội còn lại sẽ bước vào vòng đặc biệt và nhận phần thưởng 2.000.000 đồng.
Çan sesleri durmuştur.鐘が鳴りました!
2014 yılının Mayıs ayında finansman yetersizliği nedeniyle inşaat durmuştur.しかしながら、当プロジェクトは資金不足により2010年5月に中止された。
Ertuğrul'un obadan ayrılma kararı ile Gündoğdu'nun yanında durmuştur.クルーゼ隊配属当時はアスランと不仲であった。
Başlanan baraj inşaatı bir süre sonra durmuş, 2015 yılında yeniden başlamıştır.以前作ったカフェ部があり、2015年に久しぶりに活動を再開した。
Bu gelişmeler son yıllardaki büyük ekonomik kriz nedeniyle çok yavaşlamış; hatta durmuştur.この影響力が衰え始め、晩年には急激に落ち込んでしまった。
Üretimi 1927 yılında durmuştur.1927年製造中止。
Tom'un kalbi durmuştu ama doktorlar onu hayata döndürmeyi başardılar.トムの心臓の鼓動は止まってしまったが、医師たちは彼を蘇生させることに成功した。
Eddington durmuş ve hiçbir cevap verememiştir.”愛丁頓停頓了一下,無法回答。
Stalin, sağ eli göğüs seviyesinde dik durmuş sert duran bir konuşmacı olarak tasvir edildi.斯大林被描绘成一个站立的演说者,右手放在胸部。
Kimisi dizüstü durmuş yeri öper gibiydi.「就好像是谁用木板突然给了我一下。
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.然後在英國站取得第八。
İtalya'ya kaçma niyetinde olan Servet, Calvin ve reformcularının suçlandığı Cenevre'de durmuştur.原本打算逃往意大利的塞爾韋特在日内瓦停留下来,于是加尔文及其新教改革追随者们就是在这里向当局举报了他。
Dosta düşmana karşı daima dik durmuş asla zaafiyet göstermemiştir.面對強敵,始終不見疲態。
Artık silindire yakıt püskürtülmemektedir ve yanma durmuştur.火成熟,故不淤壞。
İzmir Tümeni’nin ileri harekatı, saat 18:00 dolaylarında Ebeköy’de durmuştur.在瑞士粒子隧道實驗發生在零點時。
Birlik olunması ve Müslümanlığın yayılması gerekliliği üzerinde çokça durmuştur.你积怨甚多,要团结多数。
1949 yılında Londra'da Big Ben'in akrep ve yelkovanına o kadar çok kuş tünemiştir ki saat durmuştur.1949년에는 런던 빅벤 시계바늘에 새 떼가 너무 많이 앉아서 시계가 멈춰 버린 적도 있다.
Polis, olayın bir intihar bombacısı tarafından gerçekleştirilmiş olması ihtimali üzerinde durmuştur.폭발은 자살 폭탄 테러리스트에 의해 발생한 것으로 추정된다.
Tüm deneyler aniden durmuş, iletişim kesilmiştir.심각한 피해가 보도되었고 통신이 방해되기도 했다.
31 Ocak 2017 tarihinde ise üretimi durmuştur.2017년 1월 31일에 생산 중단 되었다.
Ertuğrul'un obadan ayrılma kararı ile Gündoğdu'nun yanında durmuştur.그리하여 그는 12월에 즉위를 하고 오토모노 가나무라를 오무라지(大連)로 삼았다.
Tüm deneyler aniden durmuş, iletişim kesilmiştir.רבים נפגעו והקשר נותק.
Bu sırada helikoptaşırın motorları durmuştur.בשלב זה טייסי המסוקים נמלטו.
Üretimi 1927 yılında durmuştur.הבנייה הסתיימה ב-1927.
Eddington durmuş ve hiçbir cevap verememiştir.לפתע קופא קוויג ולא מגיב.
Asal sayılar üzerinde çok durmuştur.הפסוק נכון במספרים הממשיים.
Bu göç üzerine, 1974 yılına kadar kulüp faaliyetleri tamamen durmuştur.Толкова високата цена води до това, че през 1977 г. работите по проекта са спрени.
Eğitim ve kültürün üzerinde durmuştur.Работи в сферата на културата и образованието.
Babası Ali Rıza Durmuş güreşçidir.Баща му Али Риза Дурмуш е борец.
Kazadan 1 dakika 9 saniye sonra yarış tamamen durmuştu.Utrka je prekinuta nakon jedne minute i devet sekundi poslije Senninog udara.
Durmuş Han Şamlu, (ö.Forgotten Silver, (rež.
Her zaman ideallerinin arkasında durmuştu ve onları terk etmek gibi bir niyeti yoktu.Picard se uvijek držao svojih ideala, i nikad ih nije zatajio.
Yapımına başlandıktan bir süre sonra çalışmalar durmuştur.Kr. kada su se prestali graditi.
İlgili Sayfalar