durması ile cümle

durması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ülkenin enteresan yanı, insanların seçim özgürlüğü olduğundan bahsedilip durması.Det intressanta med detta land är... Dom talar om att vi har rätt att välja. Du vet valfrihet.
Çünkü durmasını istiyorum.Porque quiero que termine.
Çünkü durmasını istiyorum.Потому что я хочу остановить это.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Karena dalam waktu lama, saya rasa tidak ada alasan, alasan praktis surat kabar akan selamat.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.긴 안목으로 보면 저는 신문이 살아 남아야 할 실질적인 이유가 없다고 봅니다.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Mivel hosszú távon szerintem nincs semmilyen gyakorlati oka annak, hogy az újságok túléljenek.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Perchè a lungo andare penso che non esista ragione, nessuna ragione pratica perchè i giornali sopravvivano.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Ponieważ na dłuższą mętę nie ma powodu, praktycznego powodu żeby gazety przetrwały
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Porque a la larga, creo que no hay razón, no hay razón práctica para que los periódicos sobrevivan.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Pretože v konečnom dôsledku si myslím, že nie je dôvod, žiadny praktický dôvod, aby noviny prežili.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Vì trong thời gian dài, tôi nghĩ không có một lý do thực tiễn nào có thể giúp báo giấy sống sót.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Want op de lange duur denk ik dat er geen reden is, geen praktische reden waarom kranten zouden overleven.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Γιατί σε βάθος χρόνου, δεν νομίζω πως υπάρχει λόγος, πρακτικός λόγος, να επιβιώσουν οι εφημερίδες.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Защото в далечна перспектива мисля, че няма причина - никаква разумна причина - вестниците да оцелеят.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Потому что в конечном счете, я думаю, что нет причин, практических причин для выживания газет.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.Тому що в результаті, я думаю, немає практичного приводу для виживання газет.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.מכיוון שבטווח הארוך, אני חושב שאין סיבה, אף סיבה פרקטית שהעיתונים ישרדו.
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.لأنه على المدى البعيد أعتقد أنه لايوجد سبب، لا سبب عملي للصحف أن تنجو
Çünkü uzun vadede, bence bir gazetenin ayakta durması için sebep yok, geçerli bir sebep yok.新聞が生き残るべき実際的な 意味はないと思うからです そこで私達に何ができるのでしょう?
Durmasına izin verme.Nenech ho, aby se zastavil.
Durmasına izin verme.Od sedaj smo vsi del istega moštva, jasno?
Durmasına izin verme.Od tej chwili jesteśmy częścią jednej maszyny jasne?
Durmasına izin verme.Μην το αφήσεις να σταματήσει.
Durmasına izin verme.Не му позволявай да спре.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum. (Gülüşmeler)Tôi không hiểu sao vợ tôi cứ nói tôi không bao giờ nghe cô ấy (Tiếng cười)
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.Ik snap niet waarom mijn vrouw zegt dat ik nooit naar haar luister.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.전 도대체 왜 항상 제 아내가 자기말을 잘 들어주지 않는다고 투덜대는지 이해가 안됩니다.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.Не знам защо жена ми казва, че не я слушам.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.אני לא יודע למה אשתי אומרת, שאני אף פעם לא מקשיב לה. אני לא קולט את זה.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.لا اعلم لماذا تقول زوجتي انني لا استمع لها ابدا. لم استوعب ذلك
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum.(笑)
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.Ich weiß nicht, was meine Frau gesagt hat. Ich hör ihr nie zu.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.Je ne comprends pas pourquoi ma femme dit que je ne l'écoute jamais.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.Non capisco come mai mia moglie dice sempre che non l'ascolto.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.No sé por qué mi esposa dice que nunca la escucho.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.Nu inteleg de ce sotia mea spune ca nu o ascult niciodata.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.Żona ma pretensje, że nigdy jej nie słucham.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.Не знаю, почему моя жена говорит, что я вечно ее не слушаю.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Also, es ist immer wieder lustig wenn er die Bühne betritt und einem nicht von der Pelle rückt.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Bueno, siempre es un poco gracioso cuando viene y husmea.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Eh bien, c'est toujours amusant quand il vient et hésite.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Ei bine, întotdeauna e distractiv când apare şi bântuie el.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.È sempre piuttosto divertente quando viene su a dare un'occhiata.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Het is altijd grappig als hij opkomt en zweeft.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.글쎄, 라치드가 올라와서 맴돌면 항상 웃기더라구요.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Zawsze jest trochę dziwnie, kiedy pojawia się i krąży.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Всегда забавно, когда он возникает и кружит.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Е, винаги е някак смешно, когато се издигне и закръжи.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.ובכן, זה תמיד די מצחיק כשהוא עולה ומרחף.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.حسنًا، إنه أمر مضحك دومًا حينما يصعد ويحوم
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.彼に失礼な態度を取って罪悪感を感じたくはないでしょう
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.Ha veramente bisogno di fermarsi.
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.Ich kann beim besten Willen nicht mehr.
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.Il a vraiment, mais vraiment besoin de s'arrêter.
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.Πραγματικά χρειάζεται να σταματήσει.
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.А вот ему очень надо передохнуть.
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.あとあなたがね
Hareket etmesi ve dengede durması için,Aby ruszać się i utrzymywać równowagę,
Hareket etmesi ve dengede durması için,Aby se Rezero pohyboval,
Hareket etmesi ve dengede durması için,A mozgáshoz és egyensúlyozáshoz
İlgili Sayfalar