durması ile cümle

durması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hareket etmesi ve dengede durması için,Để di chuyển và giữ thăng bằng,
Hareket etmesi ve dengede durması için,For den til at bevæge og balancere,
Hareket etmesi ve dengede durması için,Kini untuk berdiri dan bergerak,
Hareket etmesi ve dengede durması için,이제 움직이고 균형을 잡기위해서
Hareket etmesi ve dengede durması için,Ora, per muoversi e mantenere l'equilibrio
Hareket etmesi ve dengede durması için,Para moverse y sostenerse,
Hareket etmesi ve dengede durması için,Pentru a se mişca şi a se echilibra,
Hareket etmesi ve dengede durması için,Pour se déplacer et se tenir en équilibre,
Hareket etmesi ve dengede durması için, Rezero'nun topu döndürmesi gerekli.K pohybu a balansovaniu potrebuje Rezero otáčať loptu.
Hareket etmesi ve dengede durması için, Rezero'nun topu döndürmesi gerekli.Nun, um sich zu bewegen und zu balancieren, muss Rezero den Ball drehen.
Hareket etmesi ve dengede durması için, Rezero'nun topu döndürmesi gerekli.Om te bewegen en te balanceren, moet Rezero de bal draaien.
Hareket etmesi ve dengede durması için, Rezero'nun topu döndürmesi gerekli.Ora, para se mover e manter o equilíbrio, o Rezero tem de girar a bola.
Hareket etmesi ve dengede durması için, Rezero'nun topu döndürmesi gerekli.Για να κινείται και να ισορροπεί, ο Rezero χρειάζεται να γυρίζει τη μπάλα.
Hareket etmesi ve dengede durması için,За да се движи и за да балансира,
Hareket etmesi ve dengede durması için,Тож, щоб рухатись та балансувати,
Hareket etmesi ve dengede durması için,Чтобы двигаться и балансировать,
Hareket etmesi ve dengede durması için,עכשיו כדי לזוז ולהתאזן,
Hareket etmesi ve dengede durması için,الآن للتحرك والتوازن،
Hareket etmesi ve dengede durması için,ボールを転がす必要がありますが
Kafamı sudan çıkarmadım. Orada öyle suyun üstünde yüzüp kalbimin durmasını bekledim. Sadece bunu bekledim.Но я не вынимал головы — я просто плавал по поверхности и ждал, пока сердце не остановится, просто ждал
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.A kňaz ju dovedie a postaví ju pred Hospodina.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.A tak będzie ją ofiarował kapłan, i stawi ją przed oblicznością Pańską.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Da soll der Priester sie herzuführen und vor den HERRN stellen
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.De priester zal haar voor de HERE brengen,
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak."El sacerdote hará que ella se acerque y esté de pie delante de Jehovah
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.I bude ji kněz obětovati, a postaví ji před Hospodinem.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Il sacerdote farà avvicinare la donna e la farà stare davanti al Signore
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Imam harus menyuruh wanita itu ke muka mezbah dan berdiri menghadap TUHAN
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.In duhovnik jo privedi bliže in postavi pred GOSPODA;
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Ja pappi tuokoon vaimon ja asettakoon hänet Herran eteen.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.제사장은 그 여인으로 가까이 오게 하여 여호와 앞에 세우고
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Le sacrificateur la fera approcher, et la fera tenir debout devant l`Éternel.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Och prästen skall föra henne fram och ställa henne inför HERRENS ansikte.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.O sacerdote fará a mulher chegar, e a porá perante o Senhor.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.pap pedig léptesse elõ [az asszonyt], és állassa õt az Úr elé.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Preotul s'o apropie, şi s'o pună să stea în picioare înaintea Domnului.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Så skal Præsten føre hende frem og stille hende for HERRENs Åsyn.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Så skal presten føre henne frem og stille henne for Herrens åsyn.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Thầy tế lễ sẽ biểu người nữ đến gần, đứng trước mặt Ðức Giê-hô-va.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Thầy tế_lễ sẽ biểu người nữ đến gần , đứng trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Και θελει πλησιασει αυτην ο ιερευς και στησει αυτην ενωπιον του Κυριου
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.а священник пусть приведет и поставит ее пред лице Господне,
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.Тогава свещеникът да я приведе и да я постави пред Господа.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.והקריב אתה הכהן והעמדה לפני יהוה׃
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.فيقدّمها الكاهن ويوقفها امام الرب
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.祭 司 要 使 那 婦 人 近 前 來 、 站 在 耶 和 華 面 前
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.祭司 要 使 那 婦 人 近前 來 、 站在 耶和華 面前
(Kahkaha) Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Bom, é sempre engraçado quando ele sobe ao palco e fica aí a pairar.
Kalbiniz zayıflar. Ama yaşamaya devam edecektir. Kardiyak arrest kalbinizin durmasıdır.Сърдечен арест е буквално спиране на сърцето.
Kardiyak arrest kalbin durması.Cardiac arrest" - to jest: Zatrzymanie akcji serca.
Kardiyak arrest kalbin durması.Đứng tim là tim ngừng đập.
Kardiyak arrest kalbin durması.En el paro cardiaco el corazón para de funcionar completamente.
Kardiyak arrest kalbin durması.Hartstilstand is het stopzetten van het hart.
Kardiyak arrest kalbin durması.Herzstillstand = Herz stoppt.
Kardiyak arrest kalbin durması. Kalp yetmezliği kalbin tüm vücüda gerekenleri yetiştirememesi.Il cuore non è fermo e la persona non è morta.
Kardiyak arrest kalbin durması. Kalp yetmezliği kalbin tüm vücüda gerekenleri yetiştirememesi.심장이 손상되는 것이요. 심장마비는 심장이 멈추는 것입니다. 심부전은 본질적으로 심장이 몸이 필요로 하는 혈액을 제대로 공급하지 못하는 것이고요.
Kardiyak arrest kalbin durması. Kalp yetmezliği kalbin tüm vücüda gerekenleri yetiştirememesi.דום הלב הוא הפסקת פעולתו. אי ספיקה בפעולת הלב פרושו שהלב אינו מסוגל לספק את כל צרכי הגוף.
Kardiyak arrest kalbin durması. Kalp yetmezliği kalbin tüm vücüda gerekenleri yetiştirememesi.توقف القلب هو أن القلب يتوقف عن العمل. قصور القلب هو عدم قدرة القلب على القيام بوظائفه كاملة نحو الجسم.
Kardiyak arrest kalbin durması.L'arrêt cardiaque est l'arrêt du coeur.
Kardiyak arrest kalbin durması.Parada cardíaca é quando o coração para.
İlgili Sayfalar