durması ile cümle

durması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gerektiğinde aldığı zor kararların ve sonuçlarının ardında durmasını bilir.В конце концов, она остается наедине со тяжелым решением, которое ей предстоит принять.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Джерри пытался убедить Тома оставить её в покое, полагая, что она не стоит его горя.
Bu faaliyeterin durmasına neden olur.وقد أدى ذلك إلى توقف نشاطها.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.اقترح أحد الأخصايين لزوم أخذ حمامات الثلج ذات الدقيقتين عشرمرات على مدار أسبوعين.
O halde kalp ve solunumun bir süre durması ölüm demek değildir.Portanto, desde que nem a respiração, e nem a atividade do pulmão param até a morte.
Bu durum, kalbin tamamen durmasına kadar ilerleyebilir.Esta situação pode evoluir para paragem cardíaca.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Haar dokters adviseerden haar nadien om twee maanden niet meer te schaatsen.
Onu kendi bakireler grubundan uzak durması için ikaz eder.Zijn moeder probeert hem vergeefs weg te houden van de bende.
Çarpışmanın durması onlarca, hatta milyonlarca yıl sürebilir.Dit proces kan zomaar miljoenen of zelfs miljarden jaren gaan duren.
Plymouth markasıyla üretiminin 2001 yılında durması nedeniyle araç Chrysler markasıyla satışa sunuldu.2001 – Zlikwidowano należącą do koncernu Chrysler markę samochodową Plymouth.
Çarpışmanın durması onlarca, hatta milyonlarca yıl sürebilir.Ich złamanie powinno zajmować dziesiątki albo nawet setki lat.
Alacakaranlık'ın sonunda Bella'ya Jacob aracılığıyla Edward Cullen'dan uzak durmasını söylemiştir.Pod koniec Bella wybiera miłość Edwarda, nie Jacoba.
Monte edildiği makinanın sık durmasına sebep olur.Często buduje maszyny, które wybuchają.
Renault 5 in üretiminin durmasıyla üretimine geçilmiştir.W tym roku rozpoczęto produkcję Renault 5 Alpine.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Zdaniem lekarzy miał się nie pojawić na boisku przez około 12 miesięcy.
Birlikte hareket eden bu safha, sonunda genişlemenin durmasına yol açar.Något som får den resande att till slut falla ihop av utmattning.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Другу заготовку охолоджували протягом двох років.
Vücudun dik durmasını sağlar.Závěr: neporušenost těla trvá.
Ölüm nedeni iç kanama ve kalp durmasıydı.Příčinou úmrtí byla rakovina kostní dřeně a srdeční selhání.
Bunun üzerine Kuzey Kore gemisi gemiye durmasını emreder yoksa ateş etmekle tehdit eder.Bajorská vzdušná hlídka má rozkazy loď nenechat přistát a hrozí ji sestřelit.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Doktoři mu doporučili omezit činnost na dvě hodiny denně.
Dolaşım sistemi: nabız bozukluğu, kalp durması.Dušekovu; Cesty do srdce.
Bu durum, kalbin tamamen durmasına kadar ilerleyebilir.Aceasta poate duce la o oprire completă a inimii.
Grubun bir arada durmasını sağlamıştır.Ar face orice să țină grupul împreună.
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.Astfel, pisica se va afla într-o anumită stare cu mult înainte de deschiderea cutiei.
Mezuna çemberin içnde durması, gözlemlemesi ve gördüklerini .A apărut pentru prima oară în Hop, Look and Listen.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.A jég fogságából csak két nap elteltével tudtak szabadulni.
Ama sonuçta psikolojinin her açıdan üzerinde durması gereken bir konu olduğu düşünülmelidir.Azaz a pszichológiának el kell vetnie minden, tudatra történő hivatkozását.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Lääkäri neuvoi häntä olemaan palaamatta jäille kahteen kuukauteen.
Bundeswehr cenaze töreninde mezarı başında bir onur bekçisinin durmasını sağladı.Bundeswehr asetti hänen hautajaisiinsa kunniakomppanian.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Jack kertoo Charlielle tietävänsä tämän käyttävän huumeita ja sanoo, että tämä tulee kuntoon.
Motorların durmasına neyin sebep olduğu saptanamadı.Δεν μπήκε σε παραγωγή εξ αιτίας των προβλημάτων που αντιμετώπιζε με τον κινητήρα.
Bununla beraber, başka kaynaklarda kalp krizi veya kalp durmasından öldüğü yazılır.Με τον τρόπο αυτό θα μπορούσε να ειπωθεί ποιητικά πως πέθανε από ραγισμένη καρδιά.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Jack konfronterer Charlie omkring stofmisbruget og fortæller ham, at det nok skal gå.
Ölüm nedeni iç kanama ve kalp durmasıydı.Dødsårsagen var respirationssvigt og hjertesvigt på grund af kræft.
Bir kadının üreme süresi sonunda âdet döngüsünün durması, menopoz olarak adlandırılır.Menstruationscyklussens ophør markerer enden på en kvindes kønsmodne alder, og betegnes menopause.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Etter to dagers ferd strandet ekspedisjonen på isen.
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.Dengan demikian, kucing tersebut diperkirakan akan berada dalam keadaan pasti jauh sebelum kotak dibuka.
Kulaklık, 2 küçük hoparlörün kullanıcının kulağına yakın yerde durmasını sağlayan bir çevre birimidir.Umum) adalah sepasang pengeras suara kecil yang digunakan sangat dekat dengan telinga.
Genellikle, makiniste trenin güvenli bir şekilde ilerleyebileceği hızı veya makiniste durmasını bildirebilir.信号機は、運転士に列車が安全に進行できる速度を指示し、または停止を指示する。
Toplumsal sorunlar ve söylentilerin durması社会問題化と終息
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.因此,早在盒子被打开之前,猫就已經如同預期地处在一个明确的状态。
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.之後醫生建議她休息至少兩個星期。
Kalp atışının 2 ya da 4 dakikadan uzun süre durması, kalıcı beyin yıkımına yol açar.一個人若停止呼吸二至五分鐘以上,可能會造成腦死現象。
Genellikle, makiniste trenin güvenli bir şekilde ilerleyebileceği hızı veya makiniste durmasını bildirebilir.一般來說,鐵路號誌會指示列車可安全行駛的速度、或指示列車停止。
Lizzie'nin kız kardeşinin yanında durması ciddiye alınamayacak kadar dehşet verici bir şekilde komikti."蘇珊的傻大姐性格還鬧出不少笑話。
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.장마가 약 2개월 동안 계속되어 냉하를 가져왔다.
Ölüm nedeni iç kanama ve kalp durmasıydı.죽음의 원인은 심근 경색과 폐암이었다.
Motorların durmasına neyin sebep olduğu saptanamadı.אנחנו עדיין לא יודעים מדוע כבה החשמל.
Caramello Dük'e Anina'dan uzak durmasını tembih eder.קאראמלו מתאמץ להזהיר את אדונו מפני אנינה.
Sağlık sorunları nedeniyle, Sobral'ın sağlık yönetiminden iki hafta uzak durması mümkün değildi.עקב מחלתו, כעבור שבוע סדוב כבר לא היה יכול ללכת.
ADD Başkanı Çölaşan Bizim yanımızda durması gereken gazeteler bile bizim yanımızda yok.ראשית תרשו לי להביע את צערי שראש-הממשלה אינו בתוכנו עכשיו.
Durması ve başlaması gerekn noktayı bilen.היא יודעת מתי צריך להפסיק עם השטויות ולהתחיל להיות רציניים.
Sırt yüzgeci: Sırt yüzgeci balığın dik durmasını sağlar.סנפיר הגב או סנפיר גבי: סנפיר הבולט כלפי מעלה מגבו של הדג.
Böylece Hans'a durması için gereki sinyal veriliyordu.שרה אמרה כי יש צורך להשתיק את וולטר.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.В горното течение замръзва до дъно за повече от два месеца.
Bu da solunum durmasına veya fenalaşmaya yol açabilir.Може да доведе до спиране на сърцето и смърт.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Izbivat će oko dva mjeseca s leda.
Vücudun dik durmasını sağlar.To im čini tijelo zbijenijim.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Jack govori Charlieju da zna za njegovu ovisnost i uvjerava ga da će sve biti u redu.
İlgili Sayfalar