durması ile cümle

durması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Göğün ve yerin O'nun buyruğuyla ayakta durması da O'nun ayetlerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Haydi, gemiye binin, dedi. Onun akıp gitmesi de durması da Allah'ın adıyledir.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
Dedi ki: "Ona binin. Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
(Nuh) dedi ki: "Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
Nuh dedi ki “Binin gemiye! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
Dedi ki: "Gemiye binin. Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
Reformların durması BH'nin AB entegrasyon sürecini yavaşlatıyorStalled reforms holding up BiH's EU integration progress
Tren, savaş yüzünden durmasından neredeyse 20 yıl sonra Pazar günü tekrar seferlere başladı.The train resumed operations Sunday, almost two decades after war stopped it in its tracks.
Bu fiyaskodan sonra, bazıları ülkenin bir yıl yarışmadan uzak durması gerektiğini düşündüler.After that fiasco, some thought the country should sit out the contest for a year.
Annelerin gözyaşlarının durmasını istiyor.It wants the mothers' tears to stop.
İkilinin görüşmede ikili ilişkiler ve ekonomik işbirliği üzerinde durması bekleniyor.They are expected to focus on bilateral relations and economic co-operation.
Bu ikili anlaşmazlık Sırbistan'ın AB üyelik sürecinin durmasına yol açtı.The bilateral dispute has stalled Serbia's EU accession.
Yeni bir iade anlaşması bunun durmasına yol açabilir.A new extradition agreement may help stop that.
Mezuna çemberin içnde durması, gözlemlemesi ve gördüklerini .The graduate would be told to stand in the circle, observe and note what he saw.
Doğal bir strateji rüzgar hızı arttığında kanadın durmasına izin vermektir.A natural strategy, then, is to allow the blade to stall when the wind speed increases.
23 Eylül 2004'te Hazes kalp durmasından öldü.On 23 September 2004 Hazes died of cardiac arrest.
Ani kalp durması, sanayileşmiş dünyada önde gelen ölüm nedenidir.Sudden cardiac arrest is the leading cause of death in the industrialised world.
Hooker'ın kocası Ocak 1957'de kalp durmasından öldü.[2]Hooker's husband died in January 1957 of cardiac arrest.[2]
Lüterci teolojisindeki Yahudi karşıtlığının her [ifadesinden] uzak durması gerekir."[1]It has to distance itself from every [expression of] anti-Judaism in Lutheran theology."[8]
Yüksek dozlarda, pentobarbital solunum durması ile ölüme neden olur.In high doses, pentobarbital causes death by respiratory arrest.
Tom'un uslu durmasını istedim.Ich bat Tom vernünftig zu bleiben.
Aman Amerika'nın piyade üzerinde durması sizi üzmesin.Frag' nicht danach, ob es Sünde Miss Amerika.
Bunun üzerine Kuzey Kore gemisi gemiye durmasını emreder yoksa ateş etmekle tehdit eder.Das nordkoreanische Schiff befahl der Pueblo, anzuhalten, und drohte damit, das Feuer zu eröffnen.
Arkadin'in bir şartı da kızından uzak durmasıdır.Der Skandal veranlasst Karenin, sich von seiner Frau zu trennen.
Bu onun dört yıldır sevmeden yaptığı öğreniminin durmasına imkan tanıdı.Er trat an, um das nachzuholen, was ihm vier Jahre zuvor nicht gelungen war.
Motorların durmasına neyin sebep olduğu saptanamadı.On ignore pour l’heure ce qui a pu causer la panne du moteur.
Arkadin'in bir şartı da kızından uzak durmasıdır.Nick lui ordonne de rester loin de sa fille.
O, ona durmasını söyledi.Ella le dijo que parara.
Otobüsün durması için elini kaldırdı.Ella levantó la mano para que se detuviera el autobús.
Boş bir çuvalın dik durması zordur.Es difícil que un saco vacío se quede de pie.
Michael Jin'e saati verir, ona kendisinden ve oğlu Walt'tan uzak durmasını söyler.Él devuelve el reloj y dice a Jin que se aleje de él y de Walt.
Zune Padine dokunmak veya tıklatmak çalışmanın durmasına neden olur.Sirve para cerrar o atar algo.
Bunun üzerine Kuzey Kore gemisi gemiye durmasını emreder yoksa ateş etmekle tehdit eder.El navío norcoreano le ordenó detenerse, o de lo contrario abriría fuego.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Tom convence a Jerry para que pare, prometiendo ser bueno con él.
Hayvanların beslenmesi için gereken ot ve bitkiler hayvanların sadece bir bölgede durmasıyla yenilenmez.Dejar que los animales vaguen solos por las calles no es una opción humana.
Balıkların suda batmadan durmasını sağladığı için önemlidir.Se usa para estabilizar al pez durante el nado.
Doktor ona içkiden uzak durmasını tavsiye etti.Il dottore gli consigliò di stare lontano dall'alcool.
Michael Jin'e saati verir, ona kendisinden ve oğlu Walt'tan uzak durmasını söyler.Michael gli restituisce l'orologio e dice a Jin di stare lontano da lui e da Walt.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Convenzionalmente con questo termine si indica un terreno ghiacciato da almeno due anni.
Doktor ona içkiden uzak durmasını tavsiye etti.Доктор посоветовал ему держаться подальше от спиртного.
Yağmurun durmasını bekleyelim.Давай подождём, когда дождь закончится.
Herkes ona durmasını rica ettikten sonra bile Tom bançosunu çalmaya devam etti.Фома продолжил играть на банджо даже после того, как все попросили его остановиться.
O, ona durmasını söyledi.Она сказала ему остановиться.
Öğleye kadar yağmurun durmasını diledi.Она желала, чтобы дождь прекратился к полудню.
Tom'a ondan uzak durmasını söyledim.Я попросил Фому держаться подальше от этого.
Tom'un ondan uzak durmasını istedim.Я попросил Фому держаться подальше от этого.
Ona durmasını söyledim.Я сказал ему прекратить.
Tom'a durmasını söyle.Скажи Тому, чтобы он остановился.
Tom'a durmasını söyledim.Я сказал Фоме остановиться.
Yağmurun durmasını bekleyelim!Давай подождём, пока дождь перестанет.
Durmasını söyledim.Я сказал ей прекратить.
Tom Mary'ye durmasını işaret etti.Фома жестом показал Маше остановиться.
Onların durmasını istiyorum.Я хочу, чтобы они остановились.
Onun durmasını istiyorum.Я хочу, чтобы он остановился.
Ona durmasını söyle.Скажи ей, чтобы прекратила.
Onun durmasını istedin mi?Ты попросил её остановиться?
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.До нас два года ледовая обстановка не позволяла к нему подойти.
Motorların durmasına neyin sebep olduğu saptanamadı.Он не смог финишировать из-за взрыва мотора.
Marlon Jackson'un kardeşi, Michael Jackson, aniden 25 Haziran 2009 tarihinde kalp durması sonucu öldü.Майкл Джексон умер от остановки сердца 25 июня 2009 года.
İlerlemiş vakalarda bu solunum durmasına kadar varabilir.Во время повторных приступов судорог может наступить смерть от остановки дыхания.
İlgili Sayfalar