durması ile cümle

durması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'a durmasını söylemedim.I didn't tell Tom to stop.
Tom'un yeniden ayaklarının üstünde durmasına yardım ettim.I helped Tom get back on his feet.
Tom'un beladan uzak durmasına sevindim.I'm glad Tom stayed out of trouble.
Tom'un Mary'den uzak durması söylendi.Tom has been told to stay away from Mary.
Tom Mary'nin ondan uzak durmasını istedi.Tom asked Mary to stay away from him.
Tom uzak durması konusunda uyarılmıştı.Tom was warned to stay away.
Tom'a Mary'den uzak durmasını tavsiye ettim.I advised Tom to stay away from Mary.
Sami, Leyla'yı Ferit'ten uzak durması için uyardı.Sami cautioned Layla to stay away from Farid.
Sami, Leyla'dan durmasını istedi.Sami asked Layla to stop.
Tom'a zaten Mary'den uzak durması söyleniyor.Tom has already been told to stay away from Mary.
Sami, Leyla'ya durmasını söyledi.Sami told Layla to stop.
Doktor Tom'a içkiden uzak durmasını tavsiye etti.The doctor advised Tom to abstain from drinking.
Lukas ciddi bir yüz ifadesi takındı ve Rima'dan durmasını istedi.Lukas put on a serious face and asked Rima to stop.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Doctors recommended that she stay off the ice for at least two weeks.
Bu durum, kalbin tamamen durmasına kadar ilerleyebilir.This can progress to the heart stopping altogether.
Caramello Dük'e Anina'dan uzak durmasını tembih eder.Caramello does his best to warn the Duke off Annina.
Henry'nin yazarlık kariyeri, 1827'de North American Review yayınının durmasıyla sona erdi.His writing career ended in 1827 when the North American Review ceased publication.
Bir kadının üreme döneminin sonunda âdet döngüsünün durması, menopoz olarak adlandırılır.The cessation of menstrual cycles at the end of a woman's reproductive period is termed menopause.
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.Thus, the cat would be expected to have settled into a definite state long before the box is opened.
Bu karar, olayların durmasına hiç etki edemedi.He is unable to do anything to stop these occurrences.
Bunun üzerine Kuzey Kore gemisi gemiye durmasını emreder yoksa ateş etmekle tehdit eder.The North Korean vessel then ordered Pueblo to stand down or be fired upon.
Kulakların kafanın iki yanında durması, suratını genişlemiş gibi gösterir.He gripped the table with both hands as if he was holding on to it.
Fakat Hızır onun abisinin emaneti olduğu için bu işlerden uzak durmasını istemektedir.Their uncle promptly takes them out of his home because he fears for his son's safety.
Alacakaranlık'ın sonunda Bella'ya Jacob aracılığıyla Edward Cullen'dan uzak durmasını söylemiştir.At the end of Twilight, he employed Jacob to persuade Bella to break up with Edward Cullen.
Eşimin kendisini hiç dinlemediğimi söyleyip durmasını anlamıyorum.I don't know why my wife says I never listen to her.
Bu süre boyunca çocuklarımın bir şey yapmadan durmasını mı beklemeliyiz?Am I to let my kids do nothing at all during that time?
Bence hic birimiz insanligin gelisiminin durmasini istemiyoruz.None of us, I think, want human progress to stop.
"Bu işin durmasını mı istiyorsunuz, devam etmesini mi?""Do you want it to stop or do you want it to continue?"
Ama daha da önemlisi CO2nin durması.But the more important thing is you have CO2 break off.
Kalp krizi kardiyak arrest değildir. Kardiyak arrest kalbin gerçekten durmasıdır.Cardiac arrest is the actual dying of the heart.
Kardiyak arrest kalbinizin durmasıdır.Cardiac arrest is literally your heart stopping.
Bu kalp durmasına yol açabilir.Then it could lead to cardiac arrest.
Açıkçası, kalp krizi, kalp durmasına neden olabilecek tek şey değil.Frankly, heart attack is not the only thing that can cause cardiac arrest.
Kardiyak arrest kalbin durması.Cardiac arrest is heart stopping.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Well, it's always kind of funny when he comes up and hovers.
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"And someone asked him, "How do you get those sticks to stay on that tree?"
Gerçekten ama gerçekten durması lazımmış.He really really needs to stop.
Bu kiz ne zaman durmasi gerektigini bilmiyor.Naturally, that girl is the type that doesn't know when to back off.
Buradaki işgalin bir an önce durması için Allah'a dua ediyoruz.We ask God to finish this occupation, God willing, as soon as possible.
Yatırımcılar, güvende durması için paralarını bana emanet ettiler.They're giving it to me for safekeeping.
Son olarak bir başka örnek: ani kalp durması.And finally, another example: sudden cardiac death.
ABD'de yılda 700.000 kişi ani kalp durmasından ölüyor.We lose 700,000 people a year in the U.S. from sudden cardiac death.
Unutmayın onu öldüren düşmesi değil, en aşağıdayken birden durması.Remember, it's not the fall that kills her, but the sudden stop at the bottom.
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.So I study social media, which means, to a first approximation, I watch people argue.
Çünkü durmasını istiyorum.Because I want it to stop.
Hareket etmesi ve dengede durması için,Now to move and to balance,
Vatandaş medyasının durması gerektiğine karar verdiler.That was enough of citizen media.
Orada öyle suyun üstünde yüzüp kalbimin durmasını bekledim. Sadece bunu bekledim.But I was just floating there waiting for my heart to stop, just waiting.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Now notice, he thinks robots have to be a bit stiff. He sort of does that.
‹‹ ‹Kâhin kadını öne çağırıp RABbin önünde durmasını sağlayacak.The priest shall bring her near, and set her before Yahweh;
Onun akıp gitmesi de durması da Allah'ın adıyledir.In the name of God be its course and mooring.
Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
Ve Nuh, binin gemiye dedi; akıp gitmesi de Allah adıyladır onun, durması da.And (Noah) said: "Embark. In the name of God be its course and mooring.
Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
O'nun ayetlerinden biri de göğün ve yerin, kendisinin buyruğuyla durmasıdır.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Göğün ve yerin O'nun emriyle ayakta durması da O'nun ayetlerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun (varlığının) delillerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Yine göğün ve yerin, emriyle durması da O'nun âyetlerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
İlgili Sayfalar