Ana içeriğe geç
Sözlük

durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary birbirlerinden uzak durmaya katlanamıyorlar.Tom and Mary can't stand being away from each other.
Buraya gelirken neredeyse her ışıkta durmak zorunda kaldım.I had to stop at almost every light on the way here.
Yağmur durmazsa, gitmeyeceğim.If it doesn't stop raining, I won't go.
Yağmur durmadıkça gitmeyeceğim.I won't go unless it stops raining.
Tom sırada durmak zorunda değildi.Tom didn't have to stand in line.
Tom burada durmayacak.Tom isn't going to stop here.
Tom şimdi durmayacakTom isn't going to stop now.
Oturmaktansa ayakta durmayı tercih ederim.I'd rather stand than sit.
Ayakta durmaktan bıktım.I'm tired of standing.
Tom şu an durmayacak.Tom won't stop now.
Tom evde durmayı sever.Tom likes being at home.
Tom uzak durması konusunda uyarılmıştı.Tom was warned to stay away.
Tom benden uzak durmak için sabırsızlanıyor gibi görünüyor.Tom seems like he can't wait to get away from me.
Tom'a Mary'den uzak durmasını tavsiye ettim.I advised Tom to stay away from Mary.
Tom eğer uslu durmazsa gitmek zorunda kalacak.Tom will have to leave if he doesn't behave himself.
Sami ondan uzak durmaya çalışıyordu.Sami tried to stay out of it.
Sami saatlerce durmadan patates soyarak babasının restoranında çalıştı.Sami worked at his father's restaurant, peeling potatoes for hours on end.
Sami, Leyla'yı Ferit'ten uzak durması için uyardı.Sami cautioned Layla to stay away from Farid.
Sami, Leyla'dan durmasını istedi.Sami asked Layla to stop.
Tom'a zaten Mary'den uzak durması söyleniyor.Tom has already been told to stay away from Mary.
Sami, Leyla'ya durmasını söyledi.Sami told Layla to stop.
Sami'nin mesajları hiç durmadı.Sami's messages never stopped.
Orada durma. Buraya gel ve bize yardım et.Don't just stand there. Come over here and help us.
Tom Mary'den uzak durmaya çalışıyor, değil mi?Tom is trying to avoid Mary, isn't he?
Öyle boynu bükük durma Tom.Don't look so downcast, Tom.
Tom, durma öyle ezik ezik.Don't look so downcast, Tom.
Bana bakıp durma.Don't stare at me.
Durmak istemedim.I didn't want to stop.
O, asla sözünde durmadı.He has never kept a promise.
Tüm gün yatakta durmak istedim.I wanted to stay in bed all day.
Tom omuzda durmayı seven bir kedi.Tom is a shoulder cat.
Gök gürültülü havada ağaç altında durma.Don't stand under a tree in a lightning storm.
Odanın içinde oraya buraya koşup durma.Don't run around in the room.
Tom durmadan bana soru sordu.Tom kept asking me questions.
Mary durmadan telefonuna bakıyordu.Mary was constantly looking at her phone.
Tom orada durmadı.Tom didn't stop there.
Yağmur durmadı.The rain didn't stop.
Tünelde durmak yasaktır.It is not allowed to stop in a tunnel.
Tom tek başına durmaya alışık.Tom is accustomed to being on his own.
Orada fazla durmayacağım.I won't stay there very long.
Her şeyden uzak durmak istiyor.He wants to avoid everything.
Hapisten çıkınca yeniden ayaklarımın üstünde durmama yardım etti.When I got out of prison, he helped me get back on my feet.
Uslu durmaya yanaşmadı.He refused to settle down.
Çoğu zaman sözünde durmaz.He often breaks promises.
Tom durmamızı söyledi.Tom told us to stop.
Oraya varana kadar durmayacağız.We won't stop until we get there.
İşin sırrı boş durmamak.The key is to keep busy.
Uzak durmak istediğim şey buydu.This is what I wanted to avoid.
Sarı yanıyorsa genelde durmam.I don't usually stop if the light's yellow.
Duvara vurup durma.Stop pounding on the wall.
Doktor Tom'a içkiden uzak durmasını tavsiye etti.The doctor advised Tom to abstain from drinking.
Ayıyla dans ettiğinde ayının canı durmak isteyene dek duramazsın.When you dance with the bear, you can't stop until the bear wants to stop.
İntikamımı alana dek durmayacağımı biliyorsun.You know that I won't stop until I get my revenge.
William durmadan Sandra'nın kapı zilini çalıyordu.William was incessantly ringing Sandra's door.
Lukas ciddi bir yüz ifadesi takındı ve Rima'dan durmasını istedi.Lukas put on a serious face and asked Rima to stop.
"Kerimcan Durmaz neden ünlü?"."Kerimcan Durmaz neden ünlü?".
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Do not surrender to the evildoers!
Günümüz itibarıyla 2.229 tapınak ve pagoda halen ayakta durmaktadır.Today, 2229 temples and pagodas remain.
Ayrıca başka bir çiçek de masanın üzerinde durmaktadır.Another flower is on the table.
"Bir anda durmadan çalışır olmuştum."It was suddenly non-stop working.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod