Ana içeriğe geç
Sözlük

durma ile cümle

durma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››I rzekł: Oto widzę niebiosa otworzone i Syna człowieczego stojącego po prawicy Bożej.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››ja sanoi: "Katso, minä näen taivaat auenneina ja Ihmisen Pojan seisovan Jumalan oikealla puolella".
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››말하되 보라 하늘이 열리고 인자가 하나님 우편에 서신 것을 보노라 한대
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››"Lihat," kata Stefanus, "saya melihat surga terbuka dan Anak Manusia berdiri di sebelah kanan Allah!
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››Och han sade: »Jag ser himmelen öppen och Människosonen stå på Guds högra sida.»
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››Og han sagde: "Se, jeg ser Himlene åbnede og Menneskesønnen stående ved Guds højre Hånd."
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››og han sa: Nu ser jeg himlene åpne, og Menneskesønnen stå ved Guds høire hånd!
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››şi a zis: ,,Iată, văd cerurile deschise, şi pe Fiul omului stînd în picioare la dreapta lui Dumnezeu.``
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››thì người nói rằng : Kìa , ta thấy các từng trời mở ra , và Con_người đứng bên hữu Ðức_Chúa_Trời .
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››thì người nói rằng: Kìa, ta thấy các từng trời mở ra, và Con người đứng bên hữu Ðức Chúa Trời.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››und sprach: Siehe, ich sehe den Himmel offen und des Menschen Sohn zur Rechten Gottes stehen.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››Y dijo: --¡He aquí, veo los cielos abiertos y al Hijo del Hombre de pie a la diestra de Dios
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››και ειπεν Ιδου, θεωρω τους ουρανους ανεωγμενους και τον Υιον του ανθρωπου ισταμενον εκ δεξιων του Θεου.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››и сказал: вот, я вижу небеса отверстые и Сына Человеческого, стоящего одесную Бога.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››і рече: Ось, виджу небеса відчинені, і Сина чоловічого, стоячого по правицї в Бога.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››Но те, като изкрещяха със силен глас, запушиха си ушите и единодушно се спуснаха върху него.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››ויאמר הנני ראה את השמים נפתחים ואת בן האדם נצב לימין האלהים׃
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››‎فقال ها انا انظر السموات مفتوحة وابن الانسان قائما عن يمين الله‎.
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››就 說 、 我 看 見 天 開 了 、 人 子 站 在 神 的 右 邊
‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum.››就說 、 我看見 天 開 了 、 人子 站在 神 的 右邊
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Acum observați, roboții trebuie să fie puțin rigizi. El este oarecum asa.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Adesso notate, lui pensa che i robot debbano essere dei musoni. Lui lo è, in un certo senso.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Ahora fíjense, él cree que los robots tienen que ser un poco tiesos. Él hace un poco eso.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Hãy chú ý, anh ta nghĩ là robot phải hơi cứng đơ như vậy. Anh ta làm đại loại thế.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Maintenant regardez, il pense que les robots sont forcément un peu raide. Il l'est en quelques sortes.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Merk op dat hij denkt dat robots een beetje stijf moeten zijn. Hij doet dat een beetje.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Teď si povšimněte, myslí si, že roboti musí být trochu toporný. On je toho příkladem.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Teraz si všimnite, že si myslí, že roboty by mali byť trošku neohybné. On to tak nejako robí.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Zauważcie, że wydaje mu się, że roboty powinny być trochę sztywne.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Забележете, той мисли, че роботите трябва да са малко сковани. Някак го прави.
Bakın, robotların sırık yutmuş gibi durması gerektiğini düşünüyor.Заметьте, он думает, что роботы должны быть слегка неуклюжими. Он-таки немного неуклюж.
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Dengar, kamu harus melakukan yang selalu kamu bicarakan dan membuat mesin penjual ini."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Devi farlo, non solo parlarne, devi costruire il distributore automatico".
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Ecoute, tu devrais vraiment faire ce dont tu parles et fabriquer ce distributeur." Et donc je l'ai fait.
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Hörru, du måste göra den här grejen som du har pratat om, och bygga godisautomaten."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Kijk, je moet dat, waar je het altijd over hebt, maar eens gaan doen namelijk een automaat bouwen."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."만날 얘기하는 그 자판기 만들어야 되지 않겠어?"
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Mira, tienes que hacer esto de lo que has estado hablando y construir la máquina expendedora."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Nézd, meg kell végre csinálnod amiről beszélsz, meg kell építened az automatát."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Podívej, víš, měl bys udělat tu věc, o které jsi mluvil, a postavit ten prodejní automat."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Pozri, musíš spraviť tú vec o ktorej rozprávaš, a postaviť ten predajný automat."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Se, du ved, du må gøre denne ting du har snakket om, og bygge den automat."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Sinun ei auta kuin tarttua toimeen ja rakentaa se kolukkoautomaatti, josta puhut kaiken aikaa."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Słuchaj, wiesz co, musisz zrobić to o czym mówiłeś i zbudować automat"
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Uite, stii, trebuie sa faci chestia asta despre care ai tot vorbit, si sa construiesti automatul."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Weisst du, du solltest das machen, wovon du erzählt hast und den Snackautomaten bauen."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Xem này, anh thấy đấy, anh phải làm cái việc mà anh cứ nói hoài, và dựng cái máy bán tự động."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi.Κοίταξε, ξέρεις, πρέπει να κάνεις αυτό το πράγμα για το οποίο μιλούσες και να φτιάξεις τον αυτόματο πωλητή."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Виж, знаеш, че трябва да направиш това нещо, за което говориш и да построиш автомат за закуски."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Знаєш, ти повинен зробити те, про що ти казав, і побудувати цей торгівельний автомат."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."Послушай, ты просто должен сделать эту штуку, о которой говорил. Создай этот торговый автомат!"
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."תשמע, אתה חייב לעשות את הדבר הזה שאתה מדבר עליו ולבנות את מכונת המכירה האוטומטית."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi."أنظر، تعرف، عليك أن تفعل هذا الشئ الذي كنت تتحدث عنه وتبني آلة البيع."
"Bak, şu durmadan bahsettiğin otomat makinesini artık yapman lazım" dedi.自動販売機を作ってみたら?」ってね それで実行しました
-Bana bahane bulup durma! Gidip iki düzine 28'lerden getir.Inga bortförklaringar.
-Bana bahane bulup durma!- Niente scuse!
-Bana bahane bulup durma! Gidip iki düzine 28'lerden getir.Φέρε δύο δωδεκάδες.
-Bana bahane bulup durma!- Keine Ausreden!
-Bana bahane bulup durma!-¡No me pongas excusas!
-Bana bahane bulup durma!Žádné výmluvy. Přines dva tucty osmadvacítek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod