Artık burada durduruyorum.Haré una pausa aquí.
Artık burada durduruyorum.Ich unterbreche hier.
Artık burada durduruyorum.Ik pauzeer hier.
Artık burada durduruyorum.Jag tänker stanna här.
Artık burada durduruyorum.Mă opresc aici.
Artık burada durduruyorum.Mi fermerò qui.
Artık burada durduruyorum.Nyní se chvilku odmlčím.
Artık burada durduruyorum. Sizden desteğinizi istiyorum.여기서 잠깐 멈추고 여러분들께서 용기를 내시길 부탁하고 싶습니다.
Artık burada durduruyorum. Sizden desteğinizi istiyorum.Tu sa zastavím a požiadam vás o odvahu.
Artık burada durduruyorum. Sizden desteğinizi istiyorum.На этом я собираюсь сделать паузу и обратиться к вашему мужеству.
Artık burada durduruyorum. Sizden desteğinizi istiyorum.אני אפסיק כעת ואבקש מכם להיות אמיצים.
Artık burada durduruyorum. Sizden desteğinizi istiyorum.سوف أقف هنا. وأطلب شجاعتكم.
Artık burada durduruyorum. Sizden desteğinizi istiyorum.汚職は犯罪です
Artık burada durduruyorum.Tôi sẽ dừng lại tại đây.
Artık burada durduruyorum.Tu se bom ustavil.
Artık burada durduruyorum.Vou parar por aqui.
Artık burada durduruyorum.Zatrzymam się tu.
Artık burada durduruyorum.Θα κάνω μία παύση.
Artık burada durduruyorum.Ще спра дотук.
Artık burada durduruyorum.Я збираюся зупинитися на цьому.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.A jednocześnie, chwalił mnie również, dodając mi otuchy za to, że nie płaczę.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Ao mesmo tempo, estava a felicitar-me, a elogiar-me, por eu não chorar.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.A zároveň ma podporoval, vyzdvihoval za to, že neplačem.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Dan pada saat yang sama, ayah juga membiarkan saya bersandar, menyanjung saya, karena tidak menangis.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Ed allo stesso tempo, mi stava anche mostrando il suo rispetto, per non aver pianto.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.És ugyanakkor megdicsért, elismerését fejezte ki azért, hogy én nem sírok.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Et en même temps, il me donnait son soutien, me remontait le moral, pour que je ne pleure pas.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.그러면서 아버지는 저를 격려해주셨고, 울지 않도록 힘을 북돋아주셨습니다.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Och att han samtidigt berömde mig rosade mig, för att jag inte grät.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Şi în acelaşi timp, mă sprijinea, încurajându-mă, pentru că nu plângeam.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Tegelijk gaf hij mij steun, hij tilde me op, omdat ik niet huilde.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Und gleichzeitig dankte er mir und lobte mich, weil ich nicht weinte.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Và cùng lúc, ông ấy khen tôi, nâng cao, đề cao tôi lên, vì tôi không khóc.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Y al mismo tiempo, me felicitaba, me alababa, por no llorar.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Και την ίδια στιγμή, μου έλεγε μπράβο, με ανέβαζε, επειδή δεν έκλαιγα.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.И в същото време, той също така ме подкрепяше, повдигаше ме, за да не плача.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.И в то же время, он не забывал подбадривать меня, стараясь меня воодушевить, чтобы я тоже не расплакался.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.І в той самий час він також підтримував мене, підбадьорюючи, щоб і я не розплакався.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.ובאותו זמן ממש, הוא גם תמך בי ושיבח אותי על כך שאני לא בכיתי
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.وفي نفس الوقت ، كان أيضاً يقدم لي الدعم ، ويشجعني ، على عدم البكاء .
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.私が泣かないように 抱え上げてくれました このように男性は
Bu gerçekten çok erken dönemlerde yapılmış bir lahit, ve gördüğünüz anda sizi önünde durduruyor.Jest to więc bardzo wczesny rzeźbiony sarkofag, jest to prawdziwa "perełka" wystawy.
Bu gerçekten çok erken dönemlerde yapılmış bir lahit, ve gördüğünüz anda sizi önünde durduruyor.Таким образам, это действительно самый ранний высеченный саркофаг. Он представляет собой фактически спектакль.
Bu gerçekten çok erken dönemlerde yapılmış bir lahit, ve gördüğünüz anda sizi önünde durduruyor.Тому це справді ранній різьблений саркофаг і він справді вражаючий.
CL: Tamam, burada durduruyorum. Beyinde ne görüyoruz?CL: 좋습니다. 거기서 멈추도록하죠. 그러면 우리는 그의 두뇌에서 무엇을 볼 수 있을까요?
CL: Tamam, burada durduruyorum. Beyinde ne görüyoruz?או קיי. אני אעצור כאן. אז מה אנו רואים בתוך מוחו?
CL: Tamam, burada durduruyorum. Beyinde ne görüyoruz?شارليز ليمب : سوف اتوقف هنا .. إذاً مالذي نراه في الدماغ ؟
CL: Tamam, burada durduruyorum. Beyinde ne görüyoruz?こちらは実はラッパー 4 名の脳のデータです
İşlemi burada durduruyoruz.Ennél a pontnál álljunk is le!
İşlemi burada durduruyoruz.계산은 그만 하도록 하죠
İşlemi burada durduruyoruz.Vi stopper her, for decimalerne fortsætter.
İşlemi burada durduruyoruz.なぜなら,この小数の数はずっと続くことができるからです.
Niye beni durduruyorsunuz?!Czego chcecie?
Niye beni durduruyorsunuz?!Estás a impedir-me porquê?!
Niye beni durduruyorsunuz?!Hvorfor stopper De mig?
Niye beni durduruyorsunuz?!Miksi estätte minua?
Niye beni durduruyorsunuz?!Perché mi stai fermando?
Niye beni durduruyorsunuz?!¿Por qué me detenéis?
Niye beni durduruyorsunuz?!Varför hindrar ni mig?
Niye beni durduruyorsunuz?!Γιατί με σταματάς;