Ancak Negan'ın adamları onları durdurur.Só o punho de EON poderá detê-los.
Jack Dawson adlı başıboş bir ressam onu durdurur.Um passageiro da terceira classe, chamado Jack Dawson, a faz mudar de ideia.
TARDIS'i Dünya'nın yörüngesinde durdurur.A nave espacial ficou encalhada na órbita da Terra .
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Isso evita uma nova infecção.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Porém, ela estava falhando ao não cumprir o cronograma de produção e a parceria foi encerrada em 1995.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Frank teria impedido Brown de estacionar em sua vaga.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Robbie tenta chegar mais perto, mas Ray o impede.
Hakem düdüğünü çalarak oyunu durdurur ve topu rakip takıma verir.Porcão salva o penalti e a bola volta a jogar.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.Een engel greep in op het moment dat Abraham zijn zoon wil doden.
Buffy, hırsızlık yapmak üzere olan üçlüyü durdurur.Harlen wil stoppen met stelen.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.De verdedigingsmuren vallen uit elkaar.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.De uitvoering van het bevel tot voorlopige hechtenis kan worden geschorst.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Toch viel de verkoop tegen en in 2007 werd het model zelfs uit productie genomen.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Zapobiega to rozprzestrzenianiu się infekcji.
Bu kargaşılık sırasında Valter Eva ile birlikte oradan sıvışmaya başlarlar; ama onları Sachs durdurur.Podczas zamieszania Ewa i Walter próbują uciec, ale zapobiega temu Sachs.
Buffy, hırsızlık yapmak üzere olan üçlüyü durdurur.We trójkę postanawiają oduczyć ich kradzieży.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Jest ona chroniona przez mur bezpieczeństwa.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.Po urodzeniu mieszańca, zostaje zamordowana przez Annę.
Telomer kısalması, hücre bölünmesini zamanla durdurur.Telomer skraca się podczas każdego podziału komórki.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Zatrzymują na drodze samochód.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.Ucieczka kata spowoduje kilkudniową zwłokę w wykonaniu wyroku.
İkisi güçlerini birleştirir ve Luthor'u durdurur.De två bestämmer sig för att samarbeta och stoppa Luthor.
Silver'ı durdurur.Laget tog silver.
Barney ise onu durdurur ve ona asıl hikâyeyi anlatmasını söyler.Bart börjar sen berätta för dem varför han har huvudet.
Munny, herkesin salonu terketmesini emreder ve Little Bill'i tabancasına ulaşmadan önce durdurur.Munny uppger falskt namn och säger till Little Bill att han är obeväpnad.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Ned tvekar inte att fullfölja uppdraget, medan Ray vill avbryta.
Fakat Amelia onu durdurur.Аміна заспокоює його.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Френк ховається від нього за машину.
Onu nasıl durdururuz?Як нам її зупинити?
Frank arabayı bir yerde durdurur.Autem lze parkovat přímo na místě.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Podsíň chrání stěny.
Aggragor'ur durdurur ama kendisi çıldırır.Giselle se zhroutí a zblázní se.
Elma çöpleri zombileri durdurur.Premium bitkidir.Sütőtök: Agyonnyomja a zombikat.
Çok fazla salgılanması büyümeyi durdurur.Túl sok bór viszont akadályozza a növekedésüket.
Sesli uyarının ardından Alejandro, Ted'i silah zoruyla durdurur.Ava kérése miatt Jurij egy darabig felhagy a fegyverkereskedéssel.
Fakat Amelia onu durdurur.Apollon kuitenkin pysäyttää hänet.
Silver'ı durdurur.Silver epäröi.
Baldev gelir ve kavgayı durdurur ve Raj ve babasına buradan gitmelerini söyler.Baldev ja Ajit saapuvat paikalle, pysäyttävät Rajin ja käskevät hänen lähteä isänsä kanssa.
Ancak Negan'ın adamları onları durdurur.Philon kätyrit kuitenkin pysäyttävät heidät.
Sonic Boom: Rise of Lyric (2014) Sonic yanlışlıkla Lyric'i serbest bırakır ve onu durdurur.Sonic Boom: Rise of Lyric sai ristiriitaisen vastaanoton.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Muuri on suojana saalistajilta.
Alfred arabayı durdurur ve Bruce, Selina'yı aramaya başlar.Ο Άλφρεντ σταματάει το αυτοκίνητο και ο Μπρους μάταια ψάχνει τη Σελίνα.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Αυτό εμποδίζει τη μόλυνση από τη διάδοση.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Το φρούριο της Βαϊρού αντιστέκεται.
Glikasyon adı verilen bu reaksiyon pek çok enzimi ya yavaşlatır ya da tamamen durdurur.Η αντίδραση αυτή (glycation) μειώνει ή καταστρέφει την λειτουργία πολλών ενζύμων.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.Amagermanden opgiver at anke livstidsdom.
Bu sefer gemi kalkmadan önce Eggman'ı durdurur.Denne gang vil Egon ikke ud af fængslet.
Dişiler 40 yaşına ulaştıklarında üremeyi durdururlar.Han vil lære dem, inden han fylder 40.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Livgarden følger efter.
Fakat Buffy onu durdurur.Buffy og vennene må stoppe ham.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.For vaktselskapet Securitas, se Securitas AB.
Hücrelerine giderken gardiyanlardan biri onları durdurur ve yerde gördüğü kanın kime ait olduğunu sorar.16.Titt sorgens budskap meldes, hvor der blir anlagt vei, et offer titt det kreves og blod det spares ei.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Bilen kan parkere seg selv.
Fakat Buffy onu durdurur.Namun BoBoiBoy berhenti mereka.
Firavun 90'ı öldürmek için hayatını feda eder fakat Süper Ay Savaşçısı onu durdurur.Cô dự định sẽ tiêu diệt Pharaoh 90 từ bên trong, nhưng, đã được dự đoán trước, trận chiến giết cô.
Tails, Sonic ve Knuckles'la takım olarak Metal Sonic'i durdururlar.Tails cũng có thể bay trong khi kéo theo cả Sonic và Knuckles.
Bu sefer gemi kalkmadan önce Eggman'ı durdurur.Lần này, Zhang Ruo dập tắt cuộc khởi nghĩa.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Quân nhà Hồ chặn giữ.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.サクヤとの間に子供を作った後、天使に殺された。
Silver'ı durdurur.シルヴェスターに対応する。