Kapat mesajı çalma listesini ve tüm ayarları sakladıktan sonra çalmayı durdurur ve KPlayer kapanır.The'Quit 'command saves the playlist and all settings, stops playing and closes KPlayer.
Çalıcıyı durdururStops the player
Çalmayı durdurur ve geçerli URL ile KPlayer' ı başlatırStops playback and starts KPlayer with the current URL
Boş disk alanı bu değerin altında olduğunda, indirilen tüm torrentleri durdurur.When the free diskspace drops below this value, stop all torrents downloading.
Olay veya yapılacağın tekrar edilmesini belirli bir tarihte durdurur. @ option: radioSets the event or to-do to stop recurring on a certain date.
Seçili görevin zamanlayıcısını durdururStops timing of the selected task
Tüm etkin zamanlayıcıları durdururStops all of the active timers
Çalmayı durdururStops the playing
Çalışan bir alt süreci durdururStops any running sub-processes
1895: La Esperantisto yayını durdurur.1895: La Esperantisto ceases publication.
Moby Dick'te (1956), Aziz Elmo'nun ateşi Kaptan Ahab'ın Starbuck'ı öldürmesini durdurur.In Moby Dick (1956), St. Elmo's fire stops Captain Ahab from killing Starbuck.
Bundan kurtulmak isteseydik, bizi kim durdurur?If we wanted to get away with it, who would stop us?"[2]
Ray odadan kaçar ve iki polis memurunu olayı soruşturmak için durdurur.He escapes and waves down two police officers, who agree to investigate.
Hera, Deriades'i savaşmaya teşvik eder ve Dionysos kaçmak üzeredir, ancak Athena onu durdurur.Hera encourages Deriades to fight and Dionysus is about to flee, but Athena stops him.
Kanarya değiştirilmişse, program çalışmayı durdurur ve çıkış yapar.If a canary has been modified, the program stops execution and exits.
İdam emrini geçici bir süre durdurur.Die Anordnung muss die Maßnahme zeitlich befristen.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Ein Wall sicherte das Fort.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Ihr gelingt die Flucht, doch Ray verfolgt sie.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.An der Opferstätte hält ein Engel Abraham jedoch im letzten Moment davon ab, seinen Sohn zu töten.
Fakat Amelia onu durdurur.Emilia beruhigt sie.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Mai Anh kann ein Auto stoppen.
Gökten gelen bir ses Şiva'nın evlendikten sonra kocasını dirilteceğini söyleyerek onu tam zamanında durdurur.Une voix céleste l'arrête à temps, annonçant qu'après le mariage de Shiva, elle fera revivre son mari.
Clara kaçmak ister ancak dev fareler onu durdurur.Elle essaie de fuir, mais les souris l’en empêchent.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Les ventes de ces appareils ne remplirent pas les attentes et la production cessa fin 2007.
Alfred arabayı durdurur ve Bruce, Selina'yı aramaya başlar.Alfred arrête la voiture, et Bruce trouve le chat de Selina, Miss Kitty et il prend avec lui.
Erik füzeleri havada durdurur ve geri yollar.Erik arrête les missiles et les renvoie sur les navires.
Fakat Amelia onu durdurur.Mais Elliot l'en empêche.
Fakat Buffy onu durdurur.Hobie l'en empêche.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.La barrière de protection vole en éclats.
Aggragor'ur durdurur ama kendisi çıldırır.Maul survit cependant mais devient fou.
Bunu Scofield'ın yaptığını düşünür, T-Bag öç almak ister fakat John Abruzzi onu durdurur.Creyendo que Scofield lo había matado, T-Bag clamó venganza pero fue parado por John Abruzzi.
Fakat Buffy onu durdurur.Buffy acaba con él.
Barney ise onu durdurur ve ona asıl hikâyeyi anlatmasını söyler.Bart le pregunta por qué, y el Abuelo comienza a contarle la historia.
Carol, Noah'dan sakladığı tabancasını o sırada kaçmakta olan Noah'a doğru uzatır ancak Daryl onu durdurur.Matan a los caminantes y Carol apunta con su revólver a Noah que huye, pero Daryl la detiene.
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Los cables de tierra de seguridad serán puesto.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.Quando Abramo sta per sgozzare il figlio col coltello sacrificale, un angelo lo avverte di fermarsi.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Le vendite di entrambi i modelli non rispettarono le previsioni e la produzione cessò alla fine del 2007.
Bütün medya akışlarını durdurur ve sunucudaki bütün oturumla ilgili verileri kurtarır.Ferma tutti i media stream e libera tutti i dati relativi alla sessione sul server.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Carl gli concede un posto nel furgone.
Küçük kız?" diye seslenerek durdurur."Va tutto bene, piccolo?", chiese.
Bunu Scofield'ın yaptığını düşünür, T-Bag öç almak ister fakat John Abruzzi onu durdurur.Credendo che il responsabile sia Michael, T-Bag cerca di vendicarsi ma viene bloccato da John Abruzzi.
Shane Randall'ı öldürmeye kalkar ancak Rick onu durdurur.Uccide quasi Lori, ma Scott la ferma.
Bu sefer gemi kalkmadan önce Eggman'ı durdurur.Questa volta però, dopo il tour è Hensley ad abbandonare gli Heep.
Ancak Negan'ın adamları onları durdurur.Insieme agli uomini di Neanderthal fermerà Reginald.
Glory'nin adamlarını itip kuleye çıkmaya çalışan Buffy'yi yine Glory durdurur.Naturalmente, altri celebri nemici di Buster cercheranno di fermarlo.
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.Lì tenterà inutilmente di fermare il morbo.
Fakat Buffy onu durdurur.Batman dovrà fermarlo.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Данная модель не оправдала ожиданий по объёмам продаж, и её производство было остановлено в 2004 году.
Baratheon'un birlikleri Winterfell'a saldırır fakat Bolton'un ordusu onları durdurur.Оставшиеся силы Баратеонов маршируют на Винтерфелл, но Болтоны побеждают их.
Telomer kısalması, hücre bölünmesini zamanla durdurur.«Сеньорита», его телекарьера временно прерывается.
Frank arabayı bir yerde durdurur.Он припарковывает машину на стоянке.
Don, Peter'ın Lois için yaptıklarından büyülenir ve saldırıyı tümüyle durdurur.Дон, восхищённый поступком Питера, снимает заказ на убийство.
Silver'ı durdurur.Спроси Сильвию!
Çünkü güvenlik duvarı onları durdurur.Внешний слой сетевой безопасности предотвращает эту атаку.
Aggragor'ur durdurur ama kendisi çıldırır.Орр сумасшедший, раз он продолжает летать.
İkisi güçlerini birleştirir ve Luthor'u durdurur.وحَّد الاثنان قوتهما وأوقفا (لوثر) .
Bu noktalar enfeksiyonun yayılmasını durdurur.هذا يوقف انتشار العدوى.
Jack Dawson adlı başıboş bir ressam onu durdurur.إلّا أن جاك داوسون -وهو فنّانٌ مُفلِس- يقوم بإنقاذِها.
Soğutma veya dondurma bakteriyi öldürmese de çoğalmasını iyice yavaşlatır veya tamamen durdurur.التبريد والتجميد لا يقتلان البكتيريا كافة ولكن يبطئان بشكل كبير أو يوقفان نموها.
Dişiler 40 yaşına ulaştıklarında üremeyi durdururlar.تبلغ الجراء النضوج الجنسي عندما تصل لعمر 11 شهرا.