Rusların engellemesini durdurmaya yardımcı olur.Русские не могут остановить наше продвижение.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.ثم توقف عن البث.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.لا الحرس ولا مسئولي القصر اختار مقاومتها.
Tom'u benim yaptığım aynı hataları yapmaktan durdurmaya çalışıyorum.أحاول منع توم من الوقوع في نفس الأخطاء التي وقعت فيها.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Frequentadores do concerto tentaram detê-lo.
Sonuç olarak, RKA kendi araçlarında kullanımını durdurmaya karar verdi.A CP acabou por decidir manter o terminal em Nelas.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Logo, a transmissão dos rádios foi interrompida.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Daarom stopte het blad te verschijnen.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Noch de paleiswacht, noch de ambtenaren van de keizerlijke huishouding kozen ervoor om hen te weerstaan.
Ve Jake 1958'e Al'ın ona bıraktığı sahte kimlik ile George Amberson olarak JFK suikastini durdurmaya gider.Hij reist terug naar 1958 onder de naam 'George Amberson' om de moord op John F. Kennedy te voorkomen.
Kendimi durdurmaya çalışıyorum ama başaramıyorum.Ik probeer mezelf tegen te houden maar het lukt me niet.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Na tym transmisja miała się zakończyć.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Skorumpowani urzędnicy i strażnicy parku nie podejmują działań, by ukrócić ten proceder.
Gereksiz maaş alımlarını durdurmaya çalıştı.Bezskutecznie usiłował doprowadzić do likwidacji podatku dochodowego.
Max ve Gwen, Animo'yu durdurmaya çalışır.Tails i Chris lecą powstrzymać Eggmana.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Radion hade kommit för att stanna.
JLA onu durdurmaya çalışır ama başarılı olamaz.Nisse Hult försöker stoppa honom, men lyckas inte.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.У зв'язку з цим було прийнято рішення закрити телеканал.
Tom Mary'yi durdurmaya çalıştı.Том спробував зупинити Мері.
Susan durdurmaya çalışır ve önüne atlar.Tom odpoví ano a začnou se líbat.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Astfel, televiziunea a fost închisă.
Gereksiz maaş alımlarını durdurmaya çalıştı.Hän pyrki luopumaan välillisistä veroista.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Myös hänen kätensä kiukutteli edelleen konsertin aikana.
Oyunun girişinde yapılan Hannah'ya bir şakayı durdurmaya çalışırken görülmektedir.Puolustavana hyökkääjänä tunnetun Wilmin aloitus jokeripaidassa oli näyttävä.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Η επιτυχία της αντεπίθεσης του Μανστάιν ανάγκασε τη Στάβκα να σταματήσει την επίθεση του Ροκοσόφσκι.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Τότε σταμάτησε ο Τηλέγραφος.
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Ο Φο συνελήφθη όταν προσπάθησε να αποτρέψει την αστυνομία να σταματήσει την παράσταση.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Von Mansteins succesfulde modangreb tvang Stavka til at stoppe Rokossovskijs offensiv.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Verken vaktene eller palasset myndighetspersoner gjorde motstand mot dem.
Nihayet Jedi Ustası Yoda olay yerine gelir ve Dooku’yu durdurmaya çalışır.De blir reddet av jedimester Yoda som tar opp kampen mot Dooku.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Pemerintah mampu menutup siaran tersebut.
Billy ve arkadaşı Kate onları durdurmaya çalışırlar.Kala dan saudara perempuannya berusaha memisahkan mereka.
Kanamayı mayolarla durdurmaya çalıştık ve kadını şezlongla kıyıya taşıdık” dedi."Kita akan menukar bayi tersebut dengan anjing dan melemparkannya ke sungai Citanduy."
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.Dia kemudian pergi di jalankan saat dia mencoba untuk menangkis lawannya.
Onları durdurmaya çalışmasına rağmen, Superboy-Prime yıldırımdan kurtulmayı durduramadı.Namun meskipun berhasil membuat Bi-Kaiser tersebut tidak berdaya, sang Bi-Kaiser belum berhasil dilumpuhkan.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Hiện nay, chương trình này đã dừng phát sóng.
Carter arabasını durdurmaya çalışsa da başaramaz.Carter cố gắng đề máy xe nhưng chiếc xe vẫn không khởi động.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.よって放送することにいたしました。
Polis de konser sırasında onu durdurmaya çalışmaktadır.バンドはそのまま活動休止中。
Bazı söylentilere göre de Ra her gün doğumunu başlatmak için 12. kapıya geldiğinde onu durdurmaya çalışırmış.日が昇る頃には宛門に迫り、そのまま侯脱軍に攻撃すると、12日かけて攻め落とした。
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.曼施坦因的反攻成功迫使蘇聯最高統帥部命令羅科索夫斯基停止進攻。
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.이로 인해 방송이 중단되었다.
JLA onu durdurmaya çalışır ama başarılı olamaz.הארווי מנסה לעצור את המיזוג, אך לא מצליח.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Това води до спирането на рекламата.
Bu korsanlık ve köle ticaretini durdurmaya yardım ediyordu.Радетел е за премахване на робството и на търговията с роби.
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Mansteinov uspjeh je natjerao Stavku na zaustavljanje Rokosovskijeve ofenzive.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Z tohto dôvodu bolo vysielanie cez telefónnu sieť ukončené.
Drona Arjuna'yı durdurmaya çalıştı ama başarılı olamadı.Leonski poskusil priključiti Aragón Kastiliji, a mu to ni uspelo.
Nihayet Jedi Ustası Yoda olay yerine gelir ve Dooku’yu durdurmaya çalışır.Na pomoč prispe vrhovni vodja Jedijev Yoda in prežene Count Dookuja na Coruscant.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Rūmų sargyba ir rūmų pareigūnai jiems nesipriešino.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Čia jiems palikdavo atneštą spaudą.
JLA onu durdurmaya çalışır ama başarılı olamaz.Ašikata bando jai sukliudyti, bet jam nepavyksta.
Tom ağlamayı durdurmayacak.Tomas nesustos verkti.
Tom ağlamayı durdurmayacak.Tomas nesustos verkęs.
JLA onu durdurmaya çalışır ama başarılı olamaz.Hella püüdis teda aidata, kuid ei suutnud.
Bundan dolayı yayını durdurmaya geldiler.Seal osalemiseks pidi ta lahkuma televisioonitöölt.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.この暴動によって
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.És az albán barátaimmal megpróbáltuk megállítani, de nem sikerült.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Et avec mes amis albanais, nous avons essayé de l'arrêter, mais nous avons échoué.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Împreună cu prietenii mei albanezi, am încercat s-o oprim, dar am eșuat.