Stryker’ı durdurmak için bir araya gelirler.Stryker vraagt om samen Victor tegen te houden.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Dit pact was bedoeld om het communisme tegen te gaan.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Bazıları kapatmayı durdurmak için başvurdu, ancak başarısız oldu.Er werd een poging ondernomen om Leiden in te nemen, maar dit mislukte.
Phocas, şiddeti durdurmak için Bonus'u comes Orientis (Doğu'nun Kontu) atadı.Fokas zareagował, powierzając Bonusowi, zarządcy Wschodu (comes Orientis), powstrzymanie przemocy.
Fakat Sam durdurmak ister.Marina chce ich zatrzymać.
Aracı durdurmak...Zatrzymanie się maszyny.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Izrael nie zdecydował się na uderzenie odwetowe.
Aracı durdurmak için iki direk arası zincir gerildiği de görülmüştür.Dodatkowo do boków kadłuba były zamocowane dwa pojedyncze koła zapasowe.
Sarmiento, dergiyi 1840'ta durdurmak zorunda kaldı.Lazaretto zostało zamknięte w 1814 roku.
CTRL + C yeniden görüntüleme özelliğini durdurmak için kullanılır.Naciśnięcie klawisza CTRL+C spowoduje zatrzymanie wyświetlania informacji.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Rusya Merkez Bankası, 2014 yılında rublenin düşüşünü durdurmak için $ 88 milyar dolar harcamıştır.Budżet w wysokości 300 milionów dolarów w 2012 roku został osobiście uratowany przed cięciami przez Putina.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Głównym jej celem była walka przeciw komunizmowi.
Chloe, Rush'ı durdurmak için gelir.Abby postanawia rozmówić się z Chloe.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.I dessa situationer är snabb sänkning av blodtrycket nödvändigt för att stoppa pågående organskada.
Yetkililer isyancıları durdurmak için aşağı yukarı bin polisi seferber etmişlerdir.Omkring 1 000 poliser hade kommenderats ut för att förhindra upplopp.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israeliska soldater finns på plats, men gör inget för att stoppa massakern .
Her yıl 1 Kasım'da faaliyete geçen kulüp, 30 Mayıs'ta faaliyetlerini durdurmaktaydı.Klubbens flygverksamheten pågår från ca 1 maj till någon gång i november varje år.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.SO:s huvudfråga var bekämpandet av kommunismen.
Bu görev, bir Tie Fighter fabrikasını ele geçiren Jedi Ustası Rahm Kota'yı durdurmak olmuştur.Det var över Nar Shadda som jedin Rahm Kota blev besegrad av Star killer i en TIE Fighter fabrik.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Здавалось, що жодна цензура, штрафи, ув'язнення та депортація не зможе зупинити критику.
Fakat Sam durdurmak ister.Сем починає відмовлятися.
Ayrıca başlama / * * video kayıt durdurmak için çalışıyor.Також тут планують відкрити звукозаписувальну студію.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Ми думали, що існує єдиний спосіб щось робити, наприклад, робити мінусівку.
Tom Mary'yi durdurmak istiyor.Том хоче зупинити Мері.
Aracı durdurmak...Zastavování vozidel.
Ayrıca başlama / * * video kayıt durdurmak için çalışıyor.Zrovna se chystáme na zahájení nahrávání.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Narazili ale na tvrdý odpor komunistů.
Duke Nukem, CIA tarafından Proton'u durdurmak ile görevlendirilir.Duke Nukem, neohrožený hrdina, je najat CIA, aby ho zastavil.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose a oprit spectacolul pentru câteva ori pentru a calma audiența.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Se părea că cenzura, amenzile, închisoarea și exilul nu mai erau suficiente pentru a frâna criticile.
CTRL + C yeniden görüntüleme özelliğini durdurmak için kullanılır.A CTRL+C megnyomásával megállítható a folyamatos kijelzés.
Burada 5 seçilmişin torunu olan 5 kız kötülüğü durdurmak için görevlendirilmiştir.A büntetést súlyosbítandó öt gyermeküknek a kontinensen kellett maradnia.
Sarmiento, dergiyi 1840'ta durdurmak zorunda kaldı.Carnac 1840-ben került fel a listára.
Titta onu durdurmak için ona şahsen hücum etmeye hazırlanmaktadır.Vesztegzár személyesen jön, hogy elbánjon vele.
Virüsü durdurmak için Alex' e yardım eder.Segít Jack-nek összeöltenie a sebét.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.A valódi célja az unió felbontása volt.
Sovyetler, onları durdurmak için Berlin'e doğru ilerliyorlardı.Az Amerikai Egyesült Államok átengedte Berlint a szovjeteknek.
Rusya Merkez Bankası, 2014 yılında rublenin düşüşünü durdurmak için $ 88 milyar dolar harcamıştır.2014-ben az orosz jegybank több, mint 75 milliárd dollárt költött a rubel árfolyamának támogatására.
Duke Nukem, CIA tarafından Proton'u durdurmak ile görevlendirilir.Duke Nukem on liittynyt CIA:n palvelukseen pysäyttääkseen yhden miehen operaatiolla Protonin aikeet.
Fakat Sam durdurmak ister.Angel kuitenkin estää sen.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Maata hallitsivat kuitenkin tosiasiallisesti kommunistit.
Çok ağır durumlarda süt vermeyi durdurmak ve süt kesici ilaçların alınması gerekebilir.Oireina voi olla maitorauhasten turpoamista ja maidon eritystä.
Aracı durdurmak...Pysäytyskuvia.
Taklidi durdurmak için dünya çapında adımlar atılmıştır.Laji on arvioitu maailmanlaajuisesti silmälläpidettäväksi.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Κάποια άλλη παρτίδα, διέκοψε η άφιξη του Naruto.
Bunu durdurmak hem haksızlık hem de tehlikeli olurdu.Η πάθηση δεν είναι σοβαρή ούτε επικίνδυνη.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.The Rolling Stones måtte afbryde deres optræden flere gange og appellere til publikum om ro.
Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.På intet andet tidspunkt må bolden blive berørt med hænderne, udover hvis den skal stoppes.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel har aldrig erkendt sin rolle i drabet.
Fakat Sam durdurmak ister.Elena tænker på at stoppe.
Fakat bir ihtimal daha vardır: Gidip Naruto'yu durdurmak.Det bliver startskuddet til en milepæl for Naruto.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Ingen har beskyldt Israel for å ha deltatt i massakrene.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Det virket ikke som om noen grad av sensur, bøter, fengslinger eller bannlysning kunne stagge kritikken.
Aslında asıl amacı komünistleri durdurmaktı.Arbeide for å stanse kommunismen.
X-Men bunu durdurmak için oraya giderler.Ren kommer til for å stoppe dem.
2002'de Libya'nın sunduğu barış teklifi çatışmaları durdurmakta başarısız oldu.Sebuah perjanjian perdamaian yang diperantarai Libya pada 2002 gagal mengakhiri perang itu.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Penyensoran, denda, pemenjaraan, dan pengasingan tidak dapat membendung kritik.
Bazıları kapatmayı durdurmak için başvurdu, ancak başarısız oldu.Beberapa orang mencoba membuat petisi untuk membatalkan penutupan tersebut, namun gagal.