Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurma ile cümle

durdurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Ale nie w ten sposób, który sprawia że chcesz przestać.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Dar nu astfel încât să vrei să-l oprești.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.De nem úgy, hogy abba akarod hagyni.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.하지만 그만두고 싶은 건 아닙니다.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Maar niet op een manier waarvan je wilt dat die zou eindigen.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Mais pas d'une manière à laquelle vous voulez mettre fin.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Men inte på ett sätt som får dig att sluta.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Tapi tidak membuat anda ingin menghentikannya.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Αλλά όχι με έναν τρόπο που να θέλεις να σταματήσει.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Но не така, че да искате да спре.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.Но эта не та боль, которую хочется прекратить.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.אבל לא באופן כזה שגורם לך לרצות להפסיק.
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.ولكن ليس بالشكل الذى يدفعك الى التوقف
Ama durdurmak isteyeceğiniz bir şekilde değil.自分で楽しんでいるような苦しみです ユダヤ人らしく
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Când nu am căutat, aveam iluzia că nu era nici un caz de boală.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Cuando no buscábamos, teníamos la ilusión de que no había enfermedad.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Kiedy nie szukaliśmy, mieliśmy wrażenie, że choroby nie ma.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.조사를 하지 않았을 때는 병의 존재에 대해 생각을 하지 못했습니다.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Quand nous ne cherchions pas, nous avions l'illusion qu'il n'y avait pas de maladie.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Quando não fazíamos a pesquisa, tínhamos a ilusão de que a doença não existia.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Quando non facevamo ricerca, avevamo l'illusione che non c'era più la malattia.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Wanneer we niet zochten, hadden we de illusie dat er geen ziekte was.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Wenn wir nicht suchten, hatten wir die Illusion, es gebe keine Krankheit.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Когато не търсехме, имахме илюзията, че няма такава болест.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.Но когда мы переставали обходить дома, создавалась иллюзия того, что в Индии нет этой болезни.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.כשלא חיפשנו, הינו שרויים באשליה שלא היתה מחלה כלל.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.وعندما لا نبحث، يكون لدينا وهم أنه لا يوجد مرض.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.調査をするとぐっと増えるのです
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.この暴動によって
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.És az albán barátaimmal megpróbáltuk megállítani, de nem sikerült.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Et avec mes amis albanais, nous avons essayé de l'arrêter, mais nous avons échoué.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Împreună cu prietenii mei albanezi, am încercat s-o oprim, dar am eșuat.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.당시 알바니아 동료들과 폭도를 멈추게 하려고 노력했습니다만 실패했습니다.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Met mijn Albanese vrienden probeerden we het te stoppen, maar we faalden.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Razem z przyjaciółmi z Albanii próbowaliśmy ich powstrzymać, ale nie udało się.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Spolu s albánskými přáteli jsme se je pokoušeli zastavit, ale marně.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Tôi với người bạn người Albani cố gắng dừng, nhưng không thể.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Und mit meinen albanischen Freunden versuchten wir sie aufzuhalten, aber wir hatten keinen Erfolg.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Y con mis amigos albaneses, tratamos de detenerlo, pero fracasamos.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Με τους Αλβανούς φίλους μου, προσπαθήσαμε να τον σταματήσουμε, χωρίς επιτυχία.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.И с моите албански приятели се опитахме да ги спрем, но не успяхме.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.Разом із албанськими друзями ми намагалися це зупинити, але безуспішно.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.ועם חבריי האלבניים, ניסינו לעצור את זה, אבל כשלנו.
Arnavut arkadaşlarımla birlikte bunu durdurmaya çalıştık ama başaramadık.وبمعية صديقي الألباني، حاولنا إيقاف الأمر ، لكننا فشلنا.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Cercavamo di impedire che il carbonio entrasse nell'atmosfera.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Estábamos intentando impedir que el carbono ingresara a la atmósfera.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Încercam să oprim carbonul înainte să pătrundă în atmosferă.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Kami mencoba menghentikan karbon masuk ke dalam atmosfer.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.우리는 탄소가 대기로 가지 못하도록 노력했습니다.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Nie chcieliśmy, by przenikał do atmosfery.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Nous tentions d'empêcher le carbone de se libérer dans l'atmosphère.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Snažili jsme se zastavit uhlík, aby nepronikal do atmosféry.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Và cố gắng ngăn chúng thoát ra khỏi khí quyển.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.We probeerden te voorkomen dat koolstof in onze atmosfeer terecht kwam.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Wir versuchten, den Kohlenstoff daran zu hindern, in die Atmosphäre zu gelangen.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Мы пытались прекратить поступление углерода в атмосферу.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Опитвахме се да спрем преминаването на въглерода в атмосферата.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.ניסינו לעצור את חדירת הפחמן לאטמוספירה.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.كنا نحاول منع الكربون من الوصول إلى الغلاف الجوي.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.土地の灌漑を最小限にしました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod