Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurdu ile cümle

durdurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ruh içime girdi, beni ayaklarımın üzerinde durdurdu. Benimle şöyle konuştu: ‹‹Git, evine kapan.靈就 進入 我 裡面 、 使 我 站起 來 . 耶和華 對 我 說 、 你 進 房屋 去 、 將門 關上
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Angin sendiri telah berhenti dan langit, biru cemerlang melengkung tinggi di atas Moorland.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.A szél is elállt, és ragyogó, mély kék ég ívelt át a nagy mocsaras.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.De wind zelf had opgehouden en een briljante, diepblauwe lucht gebogen hoog boven de heide.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.El mismo viento había cesado y el cielo brillante, azul oscuro arco de altura sobre el páramos.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Gió chính nó đã chấm dứt và một bầu trời màu xanh rực rỡ, sâu cong cao trong moorland.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.바람 자체는 정지했고 멋지고, 깊은 푸른 하늘은 이상의 높은 아치
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Le vent lui-même avait cessé et un brillant, ciel bleu profond cambrés élevé au cours des landes.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Lo stesso vento era cessato e brillante, blu profondo del cielo ad arco alta sopra la brughiera.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.O próprio vento cessou e um brilhante, céu azul profundo em arco de alta sobre o moorland.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Tuuli itse oli lakannut ja loistava, syvän sininen taivas kaareva korkea yli moorland.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Vântul a încetat şi ea însăşi a avut un cer strălucitor, albastru arcuite peste mare moorland.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Veter se je prenehalo in briljantno, globoko modro nebo obokani veliko preveč močvirij.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Vietor sám prestal, a vynikajúci, temne modrej oblohy klenuté vysoko nad vresoviská.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Vinden selv var ophørt, og en strålende, dyb blå himmel hvælvede højt over hede.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Vinden själv hade upphört och en lysande, djupt blå himmel välvd högt över hedar.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Vítr sám přestal, a vynikající, temně modré oblohy klenuté vysoko nad vřesoviště.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Wiatr się przestał i błyskotliwy, błękitne niebo wysklepione wysoko nad wrzosowiska.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Ο άνεμος ίδια είχε σταματήσει και μια λαμπρή, βαθύ μπλε ουρανό τοξωτά ψηλά πάνω από τις moorland.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Ветер сам перестал и блестящие, темно-синие небо высоко над арочными болотистая местность.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Вітер сам перестав і блискучі, темно-сині небо високо над арочними болотиста місцевість.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.Вятърът бе прекратено и брилянтна, дълбоко синьо небе, извита високо над бърда.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.הרוח עצמה חדלה ושמיים מבריק, כחול עמוק קשתי גבוה מעל
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.كانت الرياح نفسها وتوقفت ، السماء الزرقاء العميقة الرائعة يتقوس عاليا فوق
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.荒野。 、メアリーは、空を夢見ていませんでした決してないので
Sanırım kanamayı durdurdum.Chyba zatamowałam krwawienie.
Sanırım kanamayı durdurdum.Credo di aver fermato il sangue.
Sanırım kanamayı durdurdum.Creo que he parado la hemorragia.
Sanırım kanamayı durdurdum.Jag har fått stopp på blödningen.
Sanırım kanamayı durdurdum.Jeg har fået standset blødningen.
Sanırım kanamayı durdurdum.Penso que estanquei a hemorragia.
Sanırım kanamayı durdurdum. Teşekkürler.-Sain verenvuodon tyrehtymään.
Sanırım kanamayı durdurdum.Νομίζω ότι σταμάτησα την αιμορραγία.
Sanırım kanamayı durdurdum.Кажется, я остановила кровотечение.
Şimdilik kanamayı durdurdum.He detenido la hemorragia por ahora.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Já estanquei a hemorragia.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Jag har stoppat blödningen.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Jeg har standset blødningen.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Per il momento ho fermato l'emorragia.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Powstrzymałam krwawienie.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Sain verenvuodon loppumaan.
Şimdilik kanamayı durdurdum.-Έκοψα την αιμορραγία για τώρα.
Şimdilik kanamayı durdurdum.Я остановила кровотечение.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.De warmte en het stof waren zo doordringend dat mijn camera te warm werd om aan te raken en het liet afweten.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.너무 심한 열기와 먼지로 인해 제 카메라는 너무 뜨거워져 만질 수조차 없게 되었고 작동하지도 않았습니다.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Nóng và bụi lan toả khắp nơi đến nỗi camera của tôi bị nóng đến mức không thể chạm vào nút ngừng quay.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Tak vše prostupující byl žár a prach, že můj foťák se stal i na pouhý dotek příliš horký a přestal fungovat.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Wszechobecny kurz i upał sprawiły, że nie mogłam nawet dotknąć aparatu, aż w końcu przestał działać.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Везде было так жарко и пыльно, что мой фотоаппарат быстро перегрелся и перестал работать.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Спека та пил були такими сильними, що мій фотоапарат став навіть гарячим на дотик і перестав працювати.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.החום והאבק הגיעו לכל מקום עד כדי כך, שהמצלמה שלי נעשתה חמה מדי למגע והפסיקה לפעול.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.كانت الحرارة والغبار منتشرة لدرجة أن آلة الكاميرا الخاصة بي أصبحت حارة جداً و يتعذر علي مسكها فتوقفت عن العمل.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.私のカメラは触れない程熱くなり 動かなくなりました 私は20分おきに車に駆け戻っては自分の
Süresi belirsiz olarak 892 öğretim görevlisi çalışmayı durdurdu ve 15.631 öğrenci okula gitmeyi kesti.Mezi těmi, kteří nyní přestali na dobu neurčitou navštěvovat školy, je 892 učitelů a 15 631 žáků.
Tamamen iyileşmedim... ama çalışan bir sistem oluşturdum... ve şimdilik... kanamayı durdurdum.Nie jestem całkiem uzdrowiony, ale połatałem układy i na razie przynajmniej opanowałem krwotok.
Teroristlerin saldirilarini onledik, durdurduk ve ABD evimizin savunmasini guclendirdik.Così andammo in guerra contro Al Qaeda, per proteggere i nostri cittadini, i nostri amici, e i nostri alleati.
Teroristlerin saldirilarini onledik, durdurduk ve ABD evimizin savunmasini guclendirdik.아이들의 포옹의 느낌을 다시는 알지 못할 부모들,
Teroristlerin saldirilarini onledik, durdurduk ve ABD evimizin savunmasini guclendirdik.Vì thế chúng ta chiến đấu chống là Al Qeada, để bảo vễ người dân, bạn bè, và động minh của chúng ta.
Teroristlerin saldirilarini onledik, durdurduk ve ABD evimizin savunmasini guclendirdik.我が子を抱擁する喜びを二度と味わえなくなるとは想像さえしなかった両親達、
Trafiği durdurduk ve böyle devam etti, ama gitgide... Doğru kelime nedir? Bu gitgide şiddetini arttırdı.As pessoas bloquearam tudo, não deixámos passar a policia, mas...como se diz?... ...a tensão foi aumentando.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod