Ana içeriğe geç
Sözlük

durdum ile cümle

durdum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Orada durdum. Ve makalemi tekrar okudum.そして泣き出しました
Orada durdum.І я стояла там.
Orada durdum.Стоях там.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale o Izraelovi hovorí: Celý deň som vystieral svoje ruky k ľudu neposlušnému a protirečiacemu.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale proti lidu Izraelskému dí: Přes celý den roztahoval jsem ruce své k lidu nepovolnému a protivnému.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale przeciwko Izraelowi mówi: Cały dzień wyciągałem ręce moje do ludu upornego i sprzeciwiającego się.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Az Izráelrõl pedig ezt mondja: Egész napon kiterjesztettem kezeimet az engedetlenkedõ és ellenmondó néphez.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Glede Izraela pa pravi: „Ves dan sem iztezal roke svoje k ljudstvu nepokornemu in upornemu“.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››이스라엘을 대하여 가라사대 순종치 아니하고 거스려 말하는 백성에게 내가 종일 내 손을 벌렸노라 하셨느니라
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Mais au sujet d`Israël, il dit: J`ai tendu mes mains tout le jour vers un peuple rebelle Et contredisant.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Men om Israel säger han: »Hela dagen har jag uträckt mina händer till ett ohörsamt och gensträvigt folk.»
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››men om Israel sier han: Hele dagen rakte jeg mine hender ut til et ulydig og gjenstridig folk.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Men om Israel siger han: "Den hele Dag udstrakte jeg mine Hænder imod et ulydigt og genstridigt Folk."
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››mentre di Israele dice: Tutto il giorno ho steso le mani verso un popolo disobbediente e ribelle
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Pero acerca de Israel dice: Todo el día extendí mis manos a un pueblo desobediente y rebelde
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Quanto a Israel, porém, diz: Todo o dia estendi as minhas mãos a um povo rebelde e contradizente.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Song về dân Y-sơ-ra-ên , thì rằng : Ta đã giơ tay ra cả ngày hướng về dân bội_nghịch và hay nói trái .
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Song về dân Y-sơ-ra-ên, thì rằng: Ta đã giơ tay ra cả ngày hướng về dân bội nghịch và hay nói trái.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Προς δε τον Ισραηλ λεγει Ολην την ημεραν εξετεινα τας χειρας μου προς λαον απειθουντα και αντιλεγοντα.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››До Їзраїля ж глаголе: Увесь день простягав я руки мої до людей непокірних і суперетних.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Об Израиле же говорит: целый день Я простирал руки Мои к народу непослушному и упорному.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››ועל ישראל הוא אמר פרשתי ידי כל היום אל עם סורר ומרה׃
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››اما من جهة اسرائيل فيقول طول النهار بسطت يديّ الى شعب معاند ومقاوم
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至 於 以 色 列 人 、 他 說 、 『 我 整 天 伸 手 招 呼 那 悖 逆 頂 嘴 的 百 姓 。
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至於 以色列人 、 他說 、 『 我 整天 伸手 招呼 那 悖逆 頂 嘴 的 百姓 。
Sana şirin deyip durdum diye şimdi bana karşı kullanıyorsun!Addig mondogattam, hogy csinos, amíg teljesen félreértette!
Sana şirin deyip durdum diye şimdi bana karşı kullanıyorsun!Aku memang memanggilmu imut selama ini tapi sekarang kau kelewat batas!
Sana şirin deyip durdum diye şimdi bana karşı kullanıyorsun!J'ai l'impression que vous avez pris la grosse tête depuis que je vous ai dit que vous étiez jolie.
Sana şirin deyip durdum diye şimdi bana karşı kullanıyorsun!Nói cô xinh, thì cô tưởng thật là mình xinh đẹp sao?
Sana şirin deyip durdum diye şimdi bana karşı kullanıyorsun!Ti ho ripetuto pių volte che sei carina, ma ora stai proprio esagerando!
Sana şirin deyip durdum diye şimdi bana karşı kullanıyorsun!لقد ناديتك بلطف كل هذا الوقت , و الآن أنتي تخرجين عن الطريق !ـ
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.저는 이것을 그라운드 제로(911낙폭지점)에 가져갔습니다 한시간동안 인파들 속에서 제 길을 다녔죠
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Am mers cu acest aparat la Kilometrul Zero și mi-am făcut loc printre mulțimi timp de o oră.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Ho portato questo a Ground Zero, e mi sono fatto strada attraverso la folla per un'ora.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Ich war damit bei Ground Zero, und habe mir stundenlang meinen Weg durch die Massen gebahnt.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.J'ai pris ça jusqu'à Ground Zero, et je me suis frayé un chemin à travers la foule pendant une heure.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Me llevé esto a la Zona Cero, y me pasé una hora sorteando a la gente.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Zabrałem to do Strefy Zero i godzinę przebijałem się przez tłumy.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Πήγα αυτό στο Σημείο Μηδέν, και έφτιαξα τον δρόμο μου ανάμεσα στο πλήθοι για μια ώρα.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Отнесох това на Граунд Зиро, и си пробивах път през тълпи в продължение на един час.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Я проехался до Нулевой Отметки, проталкивая путь через толпу в течение часа.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.יש לי אותה יכולת ייחודית להסתדר עם הולכי רגל אחרים במקום צפוף.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.أخذت هذه إلى جراوند زيرو، وواصلت سيري عبر الجمع لمدة ساعة.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.歩行者の中を1時間ほど移動しました 実際のところ私は歩行者ですが 法律は大抵 技術に1・2世代遅れています
Sonra kapıyı kapatıp gitti ve ben orada kalakaldım. Uzun bir süre kapıya bakıp durdum.Luego se ha marchado, ha cerrado la puerta y me he quedado ahí... ...yo que sé el tiempo, mirando la puerta.
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.A tak sa zastavily obidva zástupy oslavujúcich v dome Božom i ja i polovica pohlavárov správy so mnou
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Cele două coruri s'au oprit în Casa lui Dumnezeu; şi tot aşa şi eu şi dregătorii cari erau cu mine,
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Derpå stillede de to Lovprisningstog sig op i Guds Hus, jeg sammen med Halvdelen af Øversterne
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Después los dos coros se detuvieron en la casa de Dios; y yo, y la mitad de los dirigentes conmigo
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Ðoạn , hai tốp cảm_tạ dừng lại trong đền Ðức_Chúa_Trời , tôi và phân_nửa quan trưởng theo tôi cũng làm_vậy ,
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Ðoạn, hai tốp cảm tạ dừng lại trong đền Ðức Chúa Trời, tôi và phân nửa quan trưởng theo tôi cũng làm vậy,
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.És megálla a hálaadást éneklõ mindkét sereg az Isten házánál, és én s a fejedelmeknek fele velem,
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.I due cori si fermarono nella casa di Dio; così feci io, con la metà dei magistrati che si trovavano con me
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.이에 감사 찬송하는 두 떼와 나와 민장의 절반은 하나님의 전에 섰고
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Maka sampailah kedua kelompok penyanyi itu di dekat Rumah TUHAN. Selain para pemimpin di dalam kelompokku
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Potem stanęły one dwa hufy chwalących w domu Bożym, i ja i połowa przełożonych ze mną.
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Potom zastavili se oba houfové oslavujících v domě Božím, i já, a polovice knížat se mnou.
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Således stod begge lovsangskorene ved Guds hus, likeså jeg og halvdelen av formennene med mig
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Tako sta stala obadva zahvalna zbora ob hiši Božji in jaz in polovica načelnikov ljudstva z menoj –
Şükürler sunarak yürüyen bu iki grup Tanrı Tapınağında durdu. Görevlilerin yarısıyla birlikte ben de durdum.Und standen also die zwei Dankchöre am Hause Gottes, und ich und die Hälfte der Obersten mit mir,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod