Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?És csak gondolkoztam, gondolkoztam, mi történt? Hol rontottam el? Miért nem értettem?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?I ciągle powtarzałam sobie w głowie: Co się stało? Gdzie popełniłam błąd?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?In meinem Kopf drehte sich alles: Was war passiert? Was war schief gelaufen?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?전 속으로 계속 생각을 했어요. 무슨 일이 있었는지, 어디서부터 잘못되었는지, 왜 내가 이해를 못하는지를요.
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?Och jag fortsatte gå igenom det i tankarna, igen och igen: Vad hade hänt? När blev allt fel?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?Şi m-am gândit iar şi iar, la ce se întâmplase? la ce am greşit? de ce nu am înţeles?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?Tôi cứ nghĩ đi nghĩ lại trong óc, chuyện gì đã xảy ra? Sai lầm ở đâu? Tại sao tôi không hiểu?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?Y me quedé pensando una y otra vez, ¿Qué había sucedido? ¿dónde surgió el error? ¿por qué no entendí?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?Και συνέχιζα να σκέφτομαι ξανά και ξανά στο μυαλό μου, τι συνέβη; που πήγε στραβά; τι δεν κατάλαβα;
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?И я продолжала прокручивать в голове мысли о том, что произошло? где все пошло не так? почему я не понимала?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?І я знову й знову прокручувала в голові, що ж сталося? Де все пішло не так? Чому я не зрозуміла?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?והמשכתי לחשוב ולחשוב, "מה קרה? מתי הכל השתבש? למה לא הבנתי?"
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?و أعدت التفكير مرارا و تكرارا في ذهني، ماذا حدث؟ أين حدث الخطأ؟ و لماذا لم أفهم؟
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?心の中で問い続けました 驚くべきことに
KB: Ve durdum.자 이제 차를 멈추구요.
KB: Ve durdum.ועצרתי.
KB: Ve durdum.كيث بارى: ها قد توقفت
KB: Ve durdum.気味が悪いわ
Kitapçıya gittim, Tim'in kitabını buldum. Orada durdum.Szóvel elmentem a könyvesboltba, megtaláltam Tim könyvét és ott álltam.
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Iztezal sem roke svoje ves dan k ljudstvu upornemu, ki hodijo po svojih mislih, po potu, ki ni dober,
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Kiterjesztém kezeimet egész napon a pártos nép után, a mely nem jó úton járt gondolatainak nyomán;
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.내가 종일 손을 펴서 자기 생각을 좇아 불선한 길을 행하는 패역한 백성들을 불렀나니
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Mi-am întins mînile toată ziua spre un popor răzvrătit, care umblă pe o cale rea, în voia gîndurilor lui!
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Rozciągnąłem ręce moje na każdy dzień do ludu upornego, który chodzi drogą nie dobrą za myślami swemi;
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Rozprostíral jsem ruce své na každý den k lidu zpurnému, kteříž chodí cestou nedobrou za myšlénkami svými,
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Всякий день простирал Я руки Мои к народу непокорному, ходившему путем недобрым, по своим помышлениям, –
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.Простирах ръцете си цял ден Към бунтовнически люде, Които ходят по недобър път След своите помисли, -
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.פרשתי ידי כל היום אל עם סורר ההלכים הדרך לא טוב אחר מחשבתיהם׃
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.بسطت يدي طول النهار الى شعب متمرد سائر في طريق غير صالح وراء افكاره.
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.我 整 天 伸 手 招 呼 那 悖 逆 的 百 姓 、 他 們 隨 自 己 的 意 念 行 不 善 之 道
Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.我 整天 伸手 招呼 那 悖逆 的 百姓 、 他 們隨 自己 的 意念 行 不善之道
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››A ja som stál v prvom roku Méda Dária, aby som ho posilňoval a bol mu na pomoc.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››A tak já léta prvního Daria Médského postavil jsem se, abych ho zmocňoval a posiloval.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Denn ich stand ihm bei im ersten Jahr des Darius, des Meders, daß ich ihm hülfe und ihn stärkte.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››der står som Hjælp og Støtte for mig. Dog vil jeg nu kundgøre dig, hvad der står skrevet i Sandhedens Bog;
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Dialah yang ditugaskan untuk membantu dan membela aku pada tahun pertama pemerintahan Darius orang Media itu
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››e io, nell'anno primo di Dario, mi tenni presso di lui per dargli rinforzo e sostegno.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Én is a méd Dárius elsõ esztendejében mellette állék, hogy õt támogassam és segítségére legyek.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Et moi, la première année de Darius, le Mède, j`étais auprès de lui pour l`aider et le soutenir.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Eu, pois, no primeiro ano de Dario, medo, levantei-me para o animar e fortalecer.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››În anul dintîi al lui Dariu, Medul, eram şi eu la el, ca să -l ajut şi să -l sprijinesc.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››In tudi jaz sem v prvem letu Darija Meda stal pri njem kot pomočnik in zaščitnik.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Ja minä seisoin meedialaisen Daarejaveksen ensimmäisenä hallitusvuotena häntä vahvistamassa ja suojelemassa."
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Ja tedy roku pierwszego za Daryjusza Medskiego stanąłem, abym go posilił i zmocnił.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››내가 또 메대 사람 다리오 원년에 일어나 그를 돕고 강하게 한 일이 있었느니라
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Och jag stod vid hans sida såsom hans stöd och värn i medern Darejaves' första regeringsår.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Trong năm đời vua Ða - ri-út , người Mê-đi , ta đã dấy khiến để giúp_đỡ người và làm cho mạnh .
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Trong năm đời vua Ða-ri-út, người Mê-đi, ta đã dấy khiến để giúp đỡ người và làm cho mạnh.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Y yo, en el primer año de Darío de Media, me puse a su lado para apoyarle y fortalecerle
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Και εγω εν τω πρωτω ετει Δαρειου του Μηδου ισταμην δια να κραταιωσω και να ενδυναμωσω αυτον.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››А в първата година на мидянина Дария аз Гавриил стоях да го укрепя и уякча.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››Итак я с первого года Дария Мидянина стал ему подпорою и подкреплением.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››ואני בשנת אחת לדריוש המדי עמדי למחזיק ולמעוז לו׃
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››وانا في السنة الاولى لداريوس المادي وقفت لاشدّده واقويه.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››又 說 、 當 瑪 代 王 大 利 烏 元 年 、 我 曾 起 來 扶 助 米 迦 勒 、 使 他 堅 強
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››又 說 、 當瑪 代 王大利 烏元年 、 我 曾 起來 扶助 米迦勒 、 使 他 堅強
New Haven'da kaldığım süre boyunca bunun ne anlama geldiğini düşündüm durdum.Azon tűnődtem, ez mit is jelent New Haven nagy részére nézve.
New Haven'da kaldığım süre boyunca bunun ne anlama geldiğini düşündüm durdum.Celý svůj pobyt v New Havenu jsem přemýšlela, co to znamenalo.
New Haven'da kaldığım süre boyunca bunun ne anlama geldiğini düşündüm durdum.Ciekawe co czyni to z pozostałych mieszkańców New Haven.
New Haven'da kaldığım süre boyunca bunun ne anlama geldiğini düşündüm durdum.Ich fragte mich, was das über den Rest von New Haven aussagte.