Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.כל חיי תהיתי מה פירוש המילה "מדהים."
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.لقد تساءلت طوال حياتي عن ماذا يعني محيرة العقل.
Bütün yaşamım boyunca "hayret verici" ifadesinin ne olduğunu merak edip durdum.ここ2日間 私は度肝を抜かれました そしてとても感心しました
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Bo zbyt długo staliśmy na uboczu, zadowoleni z bycia świadkiem, robiąc jedynie zdjęcia.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.För att så länge som jag har stått vid sidan nöjd med att vara ett vittne, och bara ta fotografier.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Karena sudah lama kita berdiri di sisi jalan puas hanya menjadi saksi, hanya mengambil foto.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Ker predolgo že stojim na robu zadovoljen kot priča, samo fotografiram.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.왜냐하면 저는 아주 오랫동안 그저 옆에 서서 그냥 사진이나 찍으며 목격자로의 역할을 만족해 하고 있거든요.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Pentru că în tot acest timp am stat pe margine mulţumit să fiu martor, doar făcând fotografii.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Porque durante mucho tiempo he estado al margen, contento de ser un testigo, sólo tomando fotografías.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Porque estive tanto tempo à margem contentando-me em ser uma testemunha, limitando-me a tirar fotografias.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Protože dlouho jsem postával stranou spokojený s rolí svědka a jenom fotil.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Vì đã từ rất lâu tôi chỉ đứng ở ngoài đóng vai là một nhân chứng, chỉ chụp hình.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Επειδή τόσο καιρό στεκόμουν αμέτοχος, αρκούμενος στο να είμαι μάρτυρας, στο να τραβάω απλά φωτογραφίες.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Защото толкова дълго време стоя настрани, в ролята си на свидетел, просто правейки снимки.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Потому что так долго я стоял на границе как незаинтересованный свидетель, просто фотографируя.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.מכיוון שבמשך זמן כה רב עמדתי מהצד נכון להיות עד, רק לצלם תמונות.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.لأني -ولفترة طويلة- وقفت على الهامش مكتفيا بكوني شاهدا على المآساة، مكتفيا بأخذ الصور.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.目撃者に甘んじて ただ写真を撮るだけでした なぜなら解決策は過去の ずっと遠くにあるように感じられ
Daha büyük bir grafik çizeyim. Tekrar tekrar aynı grafiğin üstüne yazıp durdum.Deixe me desenhar ele, porque eu penso eu estou sobreescrevendo o mesmo diagrama sobre e sobre novamente.
Daha büyük bir grafik çizeyim. Tekrar tekrar aynı grafiğin üstüne yazıp durdum.Je vais redessiner la fonction en plus grand, parce que je ne fais que tracer les même lignes sans cesse.
Daha büyük bir grafik çizeyim. Tekrar tekrar aynı grafiğin üstüne yazıp durdum.Lo dibujare un poco mas grande, solo porque pienso que estoy reescribiendo el mismo esquema una y otra vez.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Cineva spunea asta ieri. Călătorind prin lume am întîlnit adesea tineri care și-au pierdut speranța.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.En parcourant le monde, je n'ai cessé de rencontrer de jeunes personnes qui avaient perdu espoir.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Joku sanoi sen eilen. Matkustellessani ympäri maailman tapasin nuoria, jotka olivat menettäneet toivonsa.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.누군가 어제 말하더군요. 세상을 돌아 다니며 희망을 잃어버린 많은 젊은이들을 만나면서,
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Ktoś powiedział to wczoraj. Na całym świecie spotykam młodych ludzi, którzy stracili nadzieję.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Någon sa så igår, och när jag reste runt om i världen, stötte jag på unga människor som gett upp hoppet.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Nas minhas viagens, encontrei muitas vezes jovens que tinham perdido a esperança.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Někdo o tom mluvil včera... Během svých cest po světě potkávám mladé lidi, kteří ztratili naději.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Qualcuno lo ha detto ieri. Mentre viaggiavo, continuavo ad incontrare giovani senza speranza.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Κάποιος το είπε αυτό χθες, και καθώς ταξίδευα, συνέχεια συναντούσα νέους που είχαν χάσει την ελπίδα.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Вчера някой каза това и докато пътувах из света аз се срещах с млади хора, които бяха изгубили надежда.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Хтось це сказав вчора. Я їздила довкола світу, зустрічала молодь, яка втратила надію.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.מישהו אמר זאת אתמול, ובזמן שהייתי מטיילת, הקפדתי לפגוש אנשים צעירים שאיבדו תקווה.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.شخص قال ذلك بالأمس، وبينما كنت مسافرة في مختلف المناطق، ظللت ألتقي بالشباب الذين ربما فقدوا الأمل.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.私は世界中で望みを失くした若者を見てきました 絶望にまみれた若者は
Eğer alkış iyi bir çocuk ol ve olurdu Personel tokmak ve ben durdum zaman boyunca당신은 응원 착한 아이 여야 겠죠 직원 의사봉 내가 서서 한 때를 따라
Eğer alkış iyi bir çocuk ol ve olurdu Personel tokmak ve ben durdum zaman boyuncaאתה תהיה ילד טוב ויש לי בתרועות צוות פטיש ולאורך כאשר כבר עמד לי
Eğer alkış iyi bir çocuk ol ve olurdu Personel tokmak ve ben durdum zaman boyuncaكنت يكون ولدا طيبا على هتاف ولها الموظفين وعلى طول المطرقة عندما كنت وقفت
Eğer alkış iyi bir çocuk ol ve olurdu Personel tokmak ve ben durdum zaman boyuncaあなたのすべての証拠について私はするつもり
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Chodziłem za nią przez kilka lat.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Ich bin die letzten paar Jahre nur gefolgt.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Ik heb haar alleen voor een paar jaar gevolgd.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Jag har bara följt dom senaste åren.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Je n'ai fait que la suivre pendant toutes ces années.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.L'ho soltanto inseguita in questi ultimi anni.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Olen vain seurannut sitä viimeiset viisi vuotta.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.O urmaresc de cativa ani.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Saya sudah berusaha bertahan selama beberapa tahun belakangan ini.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Trong mấy năm qua, em chỉ toàn chạy theo thôi.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Την ακολουθώ συνεχώς τα τελευταία χρόνια.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Последние несколько лет я только и делал, что следовал за ней.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum..מה שעשיתי במשך השנים האחרונות היה רק ללכת אחריה
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.لقد كنت أتبعها وحسب خلال السنوات الماضية
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.デートだって彼女としたこないのに
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?A stále som si vravela čo sa stalo? čo som urobila zle? prečo som nerozumela?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?A tak jsem přemýšlela a přemýšlela nad tím, co se stalo? Kdy jsem to pokazila? Proč jsem to nechápala?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?Continuai a pensare, cos'era successo? Dove era andata male? Perché non capivo?
Kafamın içinde düşünüp durdum, ne olmuştu, nerede hata yapmıştım, niye anlamamıştım?E continuei a pensar e a repensar "O que é que aconteceu? Onde é que correu mal?