Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Dumnezeul meu îi va lepăda, pentru că nu L-au ascultat: de aceea vor rătăci printre neamuri. -
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Elveti õket az én Istenem, mert nem hallgattak reá, és bujdosókká lesznek a pogányok között.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Il mio Dio li rigetterà perché non gli hanno obbedito; andranno raminghi fra le nazioni
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.저희가 듣지 아니하므로 내 하나님이 저희를 버리시리니 저희가 열국 가운데 유리하는 자가 되리라
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Mi Dios los desechará, porque no le escucharon. Andarán errantes entre las naciones
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Min Gud skal forkaste dem, fordi de ikke har hørt på ham, og de skal vanke om blandt folkene som flyktninger.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Môj Bôh ich zavrhne, lebo ho neposlúchajú, a budú tulákmi medzi národami.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Mon Dieu les rejettera, parce qu`ils ne l`ont pas écouté, Et ils seront errants parmi les nations.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.O meu Deus os rejeitará, porque não o ouviram; e errantes andarão entre as nações.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Pohrdne jimi Bůh můj, nebo nechtí ho poslouchati, i budou tuláci mezi pohany.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Ο Θεος μου θελει απορριψει αυτους, διοτι δεν εισηκουσαν αυτον και θελουσιν εισθαι πλανωμενοι μεταξυ των εθνων.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Бог мой ще ги отхвърли, Защото не го послушаха; И ще бъдат скитници между народите.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Отвергнет их Бог мой, потому что они не послушались Его, и будут скитальцами международами.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.ימאסם אלהי כי לא שמעו לו ויהיו נדדים בגוים׃
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.يرفضهم الهي لانهم لم يسمعوا له. فيكونون تائهين بين الامم
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.我 的 神 必 棄 絕 他 們 、 因 為 他 們 不 聽 從 他 . 他 們 也 必 飄 流 在 列 國 中
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.我的神必 棄絕 他 們 、 因為 他 們不聽從 他 . 他 們也必飄流 在 列國中
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.A obrátim svoju ruku na teba a očistím ťa spáliac tvoje trosky jako žieravina a odstránim všetko tvoje olovo.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.És kezemet ellened fordítom, és kiolvasztom mintegy lúggal salakodat, és eltávolítom minden ólmodat;
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Ik zal u in een smeltpot omsmelten en de slakken die daarvan overblijven, zal Ik met bijtend loog zuiveren!
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.In iztegnem roko svojo proti tebi, da dočista izžgem žlindro tvojo in odpravim vso primes kovine tvoje.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.I obrócę rękę moję na cię, a wypalę aż do czysta zużelicę twoję, i odpędzę wszystkę cenę twoję.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Jeg vender min Hånd imod dig, renser ud dine Slagger i Ovnen og udskiller alt dit Bly.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Když zase obrátím ruku svou na tě, až přepálím dočista trůsky tvé, a odejmu všecken cín tvůj,
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.내가 또 나의 손을 네게 돌려 너의 찌끼를 온전히 청결하여 버리며 너의 혼잡물을 다 제하여 버리고
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Og jeg vil igjen ta mig av dig og smelte ut dine slagger som med lutsalt og skille ut alt ditt bly.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Stenderò la mano su di te, purificherò nel crogiuolo le tue scorie, eliminerò da te tutto il piombo
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Ta sẽ lại tra tay trên ngươi, làm ta sạch hết cáu cặn ngươi, và bỏ hết chất pha của ngươi.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Ta sẽ lại tra tay_trên ngươi , làm ta sạch hết cáu cặn ngươi , và bỏ hết chất pha của ngươi .
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.und muß meine Hand gegen dich kehren und deinen Schaum aufs lauterste ausfegen und all dein Blei ausscheiden
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Voltarei contra ti a minha mão, e purificarei como com potassa a tua escória; e tirar-te-ei toda impureza;
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.Volveré mi mano contra ti; te limpiaré de tus escorias como con lejía y quitaré toda tu impureza
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.και θελω στρεψει την χειρα μου επι σε και αποκαθαρισει την σκωριαν σου και αφαιρεσει ολον σου τον κασσιτερον.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.И обращу на тебя руку Мою и, как в щелочи, очищу с тебя примесь, и отделю от тебя все свинцовое;
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.И пак ще туря ръката Си върху тебе, И ще очистя шлака ти като с луга, И ще отделя от тебе всеки примес;
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.ואשיבה ידי עליך ואצרף כבר סיגיך ואסירה כל בדיליך׃
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.وأرد يدي عليك وانقي زغلك كانه بالبورق وانزع كل قصديرك.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.我 必 反 手 加 在 你 身 上 、 煉 盡 你 的 渣 滓 、 除 淨 你 的 雜 質
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.我 必 反手 加在 你 身上 、 煉盡 你 的 渣滓 、 除淨 你 的 雜質
Şimdi, p x'e bir terim ekleyelim. İlk iki terim aynı kalacak. f 0 duracak.Deixe-me definir meu novo p de x, então adicionamos outro termo. p de x, os primeiros termos serão os mesmos.
Şimdi, p x'e bir terim ekleyelim. İlk iki terim aynı kalacak. f 0 duracak.Нека дефинирам новото p от x, като добавя още един член p от x, първите членове ще бъдат еднакви
Sistem duracak.Das System bleibt stehen.
Sistem duracak.Het systeem komt tot stilstand.
Sistem duracak.Il sistema collasserà.
Sistem duracak.Le système s'arrêtera.
Sistem duracak.Το σύστημα σταματά.
Sistem duracak.Система останавливается.
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››állandó lészen a te házad, és a te országod mindörökké tiéd lészen, [és] a te trónod erõs lészen mindörökké.
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Ampak hiša tvoja in kraljestvo tvoje bode stanovitno pred teboj vekomaj, prestol tvoj bodi utrjen na veke.
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››A tak utvrzen bude dům tvůj a království tvé až na věky před tebou, a trůn tvůj bude stálý až na věky.
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Ci casa ta şi împărăţia ta vor dăinui vecinic înaintea Mea, şi scaunul tău de domnie va fi întărit pe vecie.``
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Dit Hus og dit Kongedømme skal stå fast for mit Åsyn til evig Tid, din Trone skal stå til evig Tid!"
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Ja sinun sukusi ja kuninkuutesi pysyvät sinun edessäsi iäti, ja sinun valtaistuimesi on oleva iäti vahva."
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››네 집과 네 나라가 네 앞에서 영원히 보전되고 네 위가 영원히 견고하리라 하셨다 하라
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››La tua casa e il tuo regno saranno saldi per sempre davanti a me e il tuo trono sarà reso stabile per sempre»
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Như vậy, nhà ngươi và nước ngươi được bền đổ trước mặt ngươi đời đời; ngôi ngươi sẽ được vững lập đến mãi mãi.
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Ta maison et ton règne seront pour toujours assurés, ton trône sera pour toujours affermi.
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Tu casa y tu reino serán firmes para siempre delante de mí, y tu trono será estable para siempre.'
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››Uw familie zal voor eeuwig dit koninkrijk regeren. Uw troon zal niet wankelen."
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››И будет непоколебим дом твой и царство твое на веки пред лицем Моим, и престол твой устоит во веки.