Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,(88:37) Семя его пребудет вечно, и престол его, как солнце, предо Мною,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,(89:37) Sa postérité subsistera toujours; Son trône sera devant moi comme le soleil,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,A sua descendência subsistirá para sempre, e o seu trono será como o sol diante de mim;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Dòng dõi người sẽ còn đến đời đời, Và ngôi người sẽ còn lâu như mặt trời ở trước mặt ta.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Dòng_dõi người sẽ còn đến đời_đời , Và ngôi người sẽ còn lâu như mặt_trời ở trước mặt ta .
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,En gång har jag svurit det vid min helighet, och mitt löfte till David skall jag icke bryta.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Ett har jeg svoret ved min hellighet, sannelig, for David vil jeg ikke lyve:
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Hans Æt skal blive for evigt, hans Trone for mig som Solen,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Ik heb het immers eens bij Mij Zelf gezworen! Ik kan David niet in de steek laten.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Jednou jsem přisáhl skrze svatost svou, nesklamámť Davidovi,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,그 후손이 장구하고 그 위는 해같이 내 앞에 항상 있으며
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Megesküdtem egyszer az én szentségemre: vajjon megcsalhatnám-é Dávidot?
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Minä olen kerran vannonut pyhyyteni kautta, ja totisesti, minä en Daavidille valhettele:
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Razem przysiągł przez świętobliwość moję, że nie skłamię Dawidowi,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Raz som prisahal na svoju svätosť, že neoklamem Dávida.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sămînţa lui va dăinui în veci; scaunul lui de domnie va fi înaintea Mea ca soarele;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sein Same soll ewig sein und sein Stuhl vor mir wie die Sonne;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Su descendencia será para siempre; y su trono, delante de mí, como el sol
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sulla mia santità ho giurato una volta per sempre: certo non mentirò a Davide
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Takhtanya akan bertahan selama matahari ada, turun-temurun anak cucunya akan mendudukinya
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Večno bodi seme njegovo in prestol njegov kakor solnce pred mano.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Το σπερμα αυτου θελει διαμενει εις τον αιωνα και ο θρονος αυτου ως ο ηλιος, ενωπιον μου
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Че потомството му ще трае до века, И престолът му като слънцето пред мене,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,זרעו לעולם יהיה וכסאו כשמש נגדי׃
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,نسله الى الدهر يكون وكرسيه كالشمس امامي.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,他 的 後 裔 要 存 到 永 遠 、 他 的 寶 座 在 我 面 前 、 如 日 之 恆 一 般
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,他 的 後裔 要 存到 永遠 、 他 的 寶座 在 我 面前 、 如 日 之 恆 一般
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Finger weg von Bolitik im nahen Osten!
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Hou je ver van bolitiek in het Midde-Oosten.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Ingen politik i Mellanöstern.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.중동에서는 뽈리틱을 멀리해야 합니다
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Lungi dal Medio Oriente la bolitica.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Mantente alejando de la "bolítica" en Oriente Medio.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Nem szabad a politikából viccet csinálni a Közel-Keleten.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Ne pas toucher à la Colitique au Moyen-Orient.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Nu faceti glume bolitice in Orientul MIjlociu.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Tránh xa các vấn đề Bính trị ở Trung Đông.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Trzymamy się z dala od polityki na Bliskim Wschodzie.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Μακριά από την Πολιτική στη Μέση Ανατολή.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Держитесь подальше от "болитики" на Ближнем Востоке.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Стойте далеч от болитика в Близкия изток.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.התרחקו מפוליטיקה במזרח התיכון.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.و قد يقول قائل:
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.政治批判 性 宗教なくして
Öyle dikilip duracak mısın?Dobře, no a?
Öyle dikilip duracak mısın?No, i co z tego?
Öyle dikilip duracak mısın?Non restartene cosė impalato.
Öyle dikilip duracak mısın?¡No te quedes ahí plantado!
Öyle dikilip duracak mısın?Steh nicht einfach da und glotz!
Öyle dikilip duracak mısın?Αυτό κάνεις καιρό τώρα.
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum ve요약하자면 저는 빅토리아식 기술과 균형을 이루어 활성재료를 만들고 있구요,
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum veאז, לסיכום, אני מייצרת חומרים מטאבוליים כניגוד לטכנולוגיות הויקטוריאניות,
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum veإذاً ، الخلاصة ، أنا أقوم بتخليق المواد الأيضية باعتبارها تصنيع معكوس لتكنولوجيات فيكتوريا ،
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum ve代謝性資材を生み出していて ボトムアップ方式の建築をしようとしています
Rahat duracak mýydý zannediyorsun?Όχι!
Rahat duracak mýydý zannediyorsun?Мислиш ли, че щеше да се държи нормално?
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Bog moj jih zavrže, ker ga niso poslušali; in klatili se bodo med narodi.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Deres Gud vil forkaste dem, fordi de ej adlød ham; hjemløse bliver de blandt Folkene.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Ðức Chúa Trời ta sẽ bỏ chúng nó, vì chúng nó không nghe Ngài; và chúng nó sẽ đi dông dài trong các nước.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Ðức_Chúa_Trời ta sẽ bỏ chúng_nó , vì chúng_nó không nghe Ngài ; và chúng_nó sẽ đi dông_dài trong các nước .