duraç ile cümle

duraç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Wo aber versteckt sich die Giraffe?
Orada duracağınıza bana yardım etsenize!Hilf uns dabei, rein zu bleiben.
Daha sonra ebenin duracağı (eğileceği) yer belirlenir.Danach dürfte die Kultstätte aufgegeben worden sein.
Tüm gün boyunca oynayıp duracak mısın?Vas-tu jouer toute la journée ?
Askeri eylemler duracaktır.Les militaires interviennent.
Denek doğru olanı gördükten sonra fikrinin arkasında duracak mıdır?Et s'il le détient, adopte-t-il le bon angle de vue ?
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Où se placer à présent sur l’échiquier politique ?
Hattı kullanan trenler Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'nda da duracaktır.Le terminal commercial sera relocalisé vers l'aéroport international Ben Gourion.
Yakında yağmur duracaktır.Parará de llover pronto.
Ahmak nerede duracağını ve ne zaman bırakacağını bilmez.Cuando un tonto coge una linde, la linde se acaba y el tonto sigue.
Bizim sevgili ülkemiz için Biz her zaman bir duracağız, Afrika'nın tacındaki inci olarak.Por nuestra querida tierra, Nos pondremos siempre de pie, La perla de la Corona de África.
Daha sonra ebenin duracağı (eğileceği) yer belirlenir.Luego, se rellena de tierra mojada y apisonada.
Gillette'ye ek olarak P&G tarafından pazarlanan Braun, Duracell ve Oral-B ile birlikte pazarladı.Además de Gillette, la compañía comercializa Braun, Duracell y Oral-B, entre otros.
Orada duracağınıza bana yardım etsenize!Decide però di rimanere lì ad aiutarla.
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Questo viene sconfitto, e la sua forza scompare per sempre.
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Dove potrebbe trovarsi la polvere?
Sözünde duracağına söz ver.Обещай сдержать обещание.
Konser alanı o kadar geniş bir seyirci kitlesiyle doluydu ki, ayakta duracak yer bile yoktu.Зал был забит таким большим количеством слушателей, что даже негде было встать.
Herkes olduğu yerde duracak ve savaşacak."За какую бы сторону они ни воевали».
Drive ile yerel cihaz arasında senkronizasyon duracak.Между Рангиорой и Крайстчерчем ходит общественный транспорт.
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Тебе хочется заключить весь мир в объятия и держать так вечно.
Çıkabileceği en yüksek noktada, top duracaktır v = 0.عند أعلى نقطة تبلغها الكرة، ستكون ساكنة الحركة، أي سرعتها مساوية للصفر v=0 .
Çek Cumhuriyeti ise, Rusya'nın bu önerisini desteklemeyeceğini, AB adayının arkasında duracağını beyan etti.وأعلنت الجمهورية التشيكية على الفور أنها لن تؤيد ترشيح روسيا وستظل تقف وراء موقف الاتحاد الأوروبي.
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Pelo contrário, esse reino acabará com todos os outros e durará para sempre.
Daha sonra ebenin duracağı (eğileceği) yer belirlenir.Daarna wordt de (woon)bebouwing gericht op de (openbare) ruimte.
Hattı kullanan trenler Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'nda da duracaktır.De spoorlijn komt ook langs de internationale luchthaven Ben Gurion in Tel Aviv.
Askeri eylemler duracaktır.Militairen operaties worden ingezet.
Askeri eylemler duracaktır.Incydenty zbrojne ustały.
Bu yeminle genç kızlar, dünya nimetlerinden uzak duracaklarına söz verirlerdi.Zgodnie z przekazami, do sanktuarium tego miały udawać się kobiety, by wieńczyć posąg bóstwa wieńcami.
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Därigenom ska hennes vingar falla av och hon ska bli hans för evigt.
Askeri eylemler duracaktır.Воєнні дії припинялися.
Köprünün kapatılmasıyla iyileşme süreci duracak ancak yıkım da devam etmeyecektir.Odpočítávání skončí, avšak k autodestrukci nedojde.
Boy uzaması duracak ya da uzadığı kadarı ile kalacaktır.Partenerul îl va prinde pe măsură ce va coborî.
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Ce s-a întâmplat înainte de Big Bang?
Cephenin tümünde 6 Eylül’de taarruz hızı, neredeyse duracak kadar yavaşladı.Revărsările atingeau intensitatea maximă abia in luna septembrie, după care începeau să scadă.
Dayanıklı bir malzemeden, stabil duracak şekilde üretilir.Az állandó építmények szilárd anyagokból, tartós használatra készülnek.
Bizim sevgili ülkemiz için Biz her zaman bir duracağız, Afrika'nın tacındaki inci olarak.Oman rakkaan maamme puolesta me taistelemme aina, Afrikan kruunun helmen puolesta.
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Mihin menet Pupu Tupuna?
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Όποια καταφέρει να το βγάλει από τον κύκλο, θα το κρατήσει δικό της για πάντα.
Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak.Det skal knuse og tilintetgøre alle de andre kongeriger, men selv skal det bestå i al evighed.
Çıkabileceği en yüksek noktada, top duracaktır v = 0.På det høyeste punktet vil ballen være i ro, og derfor er v = 0.
Emekli olacak ve siyasi hayattan uzak duracaktır.Dia telah pensiun dari kehidupan politik.
Emekli olacak ve siyasi hayattan uzak duracaktır.Ông hiện đã nghỉ hưu và không hoạt động chính trị.
Emekli olacak ve siyasi hayattan uzak duracaktır.現在は政界を引退し年金生活に入っている。
Daha sonra ebenin duracağı (eğileceği) yer belirlenir.土盛工事を行った後の地ならしも含む。
Orada duracağınıza bana yardım etsenize!兄さんにここにいて助けてほしい。
Duracağı kata yaklaşırken de gene otomatik olarak yavaşlar ve kat kapısıyla aynı düzeye geldiğinde durur.動き自体は遅いが、同じラインに立つと近づいてくる。
Bizim sevgili ülkemiz için Biz her zaman bir duracağız, Afrika'nın tacındaki inci olarak.우리의 소중한 땅을 위해 우리는 항상 서있을 것입니다.
Emekli olacak ve siyasi hayattan uzak duracaktır.עם זאת, הוא מקפיד להישאר מחוץ לפוליטיקה.
Askeri eylemler duracaktır.Стига се до военни средства.
Orada duracağınıza bana yardım etsenize!Gospodine, dođi što prije i pomozi mi!
Gillette'ye ek olarak P&G tarafından pazarlanan Braun, Duracell ve Oral-B ile birlikte pazarladı.Uz Gillette, P&G je preuzeo i brandove Braun, Duracell i Oral-B.
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.38º선에서 이만 멈추는 것이 어떠냐고 말했고,
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.Dan Amerika Serikat tidak berpikir bahwa Soviet akan berhenti di sana.
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.En vanuit het oogpunt van de Sovjets, men neemt aan dat ze daar gestopt zijn --
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.Et les Etats-Unis ne croyaient même pas que les Russes s'arrêteraient là, mais c'est ce qui s'est passé.
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.Gli Stati Uniti nemmeno pensava che i sovietici fermassero là.
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.I Stany Zjednoczone nawet nie myślały, że Związek Radziecki tam się zatrzyma.
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.Nhưng Hoa Kỳ thậm chí không nghĩ rằng
ABD, SSCB'nin orada duracağının düşünmemişti ama durdular.Ten na severu zavedl komunistickou diktaturu.

İlgili Sayfalar