duraç ile cümle
duraç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Jednou jsem přisáhl skrze svatost svou, nesklamámť Davidovi,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,그 후손이 장구하고 그 위는 해같이 내 앞에 항상 있으며
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Megesküdtem egyszer az én szentségemre: vajjon megcsalhatnám-é Dávidot?
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Minä olen kerran vannonut pyhyyteni kautta, ja totisesti, minä en Daavidille valhettele:
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Razem przysiągł przez świętobliwość moję, że nie skłamię Dawidowi,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Raz som prisahal na svoju svätosť, že neoklamem Dávida.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sămînţa lui va dăinui în veci; scaunul lui de domnie va fi înaintea Mea ca soarele;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sein Same soll ewig sein und sein Stuhl vor mir wie die Sonne;
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Su descendencia será para siempre; y su trono, delante de mí, como el sol
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Sulla mia santità ho giurato una volta per sempre: certo non mentirò a Davide
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Takhtanya akan bertahan selama matahari ada, turun-temurun anak cucunya akan mendudukinya
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Večno bodi seme njegovo in prestol njegov kakor solnce pred mano.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Το σπερμα αυτου θελει διαμενει εις τον αιωνα και ο θρονος αυτου ως ο ηλιος, ενωπιον μου
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,Че потомството му ще трае до века, И престолът му като слънцето пред мене,
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,זרעו לעולם יהיה וכסאו כשמש נגדי׃
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,نسله الى الدهر يكون وكرسيه كالشمس امامي.
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,他 的 後 裔 要 存 到 永 遠 、 他 的 寶 座 在 我 面 前 、 如 日 之 恆 一 般
Onun soyu sonsuza dek sürecek, Tahtı karşımda güneş gibi duracak,他 的 後裔 要 存到 永遠 、 他 的 寶座 在 我 面前 、 如 日 之 恆 一般
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Finger weg von Bolitik im nahen Osten!
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Hou je ver van bolitiek in het Midde-Oosten.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Ingen politik i Mellanöstern.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.중동에서는 뽈리틱을 멀리해야 합니다
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Lungi dal Medio Oriente la bolitica.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Mantente alejando de la "bolítica" en Oriente Medio.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Nem szabad a politikából viccet csinálni a Közel-Keleten.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Ne pas toucher à la Colitique au Moyen-Orient.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Nu faceti glume bolitice in Orientul MIjlociu.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Tránh xa các vấn đề Bính trị ở Trung Đông.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Trzymamy się z dala od polityki na Bliskim Wschodzie.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Μακριά από την Πολιτική στη Μέση Ανατολή.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Держитесь подальше от "болитики" на Ближнем Востоке.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.Стойте далеч от болитика в Близкия изток.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.התרחקו מפוליטיקה במזרח התיכון.
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.و قد يقول قائل:
Orta Doğu'da bolitikten uzak duracaksın.政治批判 性 宗教なくして
Öyle dikilip duracak mısın?Dobře, no a?
Öyle dikilip duracak mısın?No, i co z tego?
Öyle dikilip duracak mısın?Non restartene cosė impalato.
Öyle dikilip duracak mısın?¡No te quedes ahí plantado!
Öyle dikilip duracak mısın?Steh nicht einfach da und glotz!
Öyle dikilip duracak mısın?Αυτό κάνεις καιρό τώρα.
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum ve요약하자면 저는 빅토리아식 기술과 균형을 이루어 활성재료를 만들고 있구요,
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum veאז, לסיכום, אני מייצרת חומרים מטאבוליים כניגוד לטכנולוגיות הויקטוריאניות,
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum veإذاً ، الخلاصة ، أنا أقوم بتخليق المواد الأيضية باعتبارها تصنيع معكوس لتكنولوجيات فيكتوريا ،
Özetle, ben Viktorya dönemi teknolojilerine karşı duracak metabolik malzemeler üretiyorum ve代謝性資材を生み出していて ボトムアップ方式の建築をしようとしています
Para giriş ve çıkışlarının diğer yöntem ve sebepleri üzerinde duracağız.Podíváme se na další možnosti nebo důvody, proč máme příliv a odliv plateb.
Rahat duracak mýydý zannediyorsun?Όχι!
Rahat duracak mýydý zannediyorsun?Мислиш ли, че щеше да се държи нормално?
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Bog moj jih zavrže, ker ga niso poslušali; in klatili se bodo med narodi.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Deres Gud vil forkaste dem, fordi de ej adlød ham; hjemløse bliver de blandt Folkene.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Ðức Chúa Trời ta sẽ bỏ chúng nó, vì chúng nó không nghe Ngài; và chúng nó sẽ đi dông dài trong các nước.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Ðức_Chúa_Trời ta sẽ bỏ chúng_nó , vì chúng_nó không nghe Ngài ; và chúng_nó sẽ đi dông_dài trong các nước .
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Dumnezeul meu îi va lepăda, pentru că nu L-au ascultat: de aceea vor rătăci printre neamuri. -
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Elveti õket az én Istenem, mert nem hallgattak reá, és bujdosókká lesznek a pogányok között.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Il mio Dio li rigetterà perché non gli hanno obbedito; andranno raminghi fra le nazioni
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.저희가 듣지 아니하므로 내 하나님이 저희를 버리시리니 저희가 열국 가운데 유리하는 자가 되리라
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Mi Dios los desechará, porque no le escucharon. Andarán errantes entre las naciones
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Min Gud skal forkaste dem, fordi de ikke har hørt på ham, og de skal vanke om blandt folkene som flyktninger.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Môj Bôh ich zavrhne, lebo ho neposlúchajú, a budú tulákmi medzi národami.
Reddedecek Tanrım onları, Çünkü O'nu dinlemediler, Uluslar arasında dolaşıp duracaklar.Mon Dieu les rejettera, parce qu`ils ne l`ont pas écouté, Et ils seront errants parmi les nations.