Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.قد تكون غالية الثمن، ليست مجدية غير أخلاقية أو بصراحة، من المستحيل القيام بشيء كهذا
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.倫理的でなかったり ただ単にそんなことは不可能な場合もあります では実際にネットワークを図にしないで
Çünkü artık kendine dürüst değil.Es ist sich selbst nicht mehr treu.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Fiindcă nu mai este sincer cu sine însuși.
Çünkü artık kendine dürüst değil.그건 디즈니가 더 이상 자기 자신에게 정직하지 않기 때문입니다
Çünkü artık kendine dürüst değil.Mert a Disney már nem hű magához.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Omdat het niet langer trouw is aan zichzelf.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Parce que ce n'est plus vrai à soi-même.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Perché non è più fedele a se stesso.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Ponieważ firma nie jest już sobie wierna.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Vì nó không còn đúng với chính nó nữa.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Επειδή δεν είναι πλέον αληθινή με τον εαυτό της.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Да потому что, компания перестала быть верной самой себе.
Çünkü artık kendine dürüst değil.Защото вече не е вярна на себе си.
Çünkü artık kendine dürüst değil.מפני שהיא כבר לא נאמנה לעצמה.
Çünkü artık kendine dürüst değil.لأنها لم تعد صادقة مع نفسها.
Çünkü artık kendine dürüst değil.これで、自らの過去が自らの将来を規定する、というのがおわかりでしょう
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.사실 이 의수가 우리맘에 들고 말고는 중요하지 않으니까요.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Pentru că sincer nu contează dacă nouă ne place acest braț.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Perché non importa per niente se questo braccio piace a noi.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Porque francamente, no importa si nos gusta este brazo.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil."Porque pouco importa que gostemos deste braço.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil. Savunma Bakanlığı'nın önemi yok.Je pensais que peu importe qu'il nous plaise ce bras ou qu'il plaise au département de la Défense.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil. Savunma Bakanlığı'nın önemi yok.W końcu nie liczy się, czy ręka podoba się nam albo Ministerstwu Obrony.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Um ehrlich zu sein, ist es nämlich egal, ob uns der Arm gefällt.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Защото честно казано няма никакво значение дали на нас ни харесва тази ръка.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Потому что в принципе неважно, нравится ли нам эта рука.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.בגלל שבכנות זה לא משנה אם אנחנו אוהבים את הזרוע הזו.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.لأنه وبصراحة لا يهم مدى إعجابنا بهذه الذراع الاصطناعية.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.国防省が義手を気に入るかどうかは
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Bởi vì, thành thật mà nói, mọi dự án đều có một viên kẹo dẻo.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Bo, szczerze, każdy projekt ma swoją piankę, nieprawdaż?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Denn offen gesagt, jedes Projekt hat seinen eigenen Marshmallow.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?För ärligt talat, varje projekt har sin egen marshmallow, inte sant?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Karena, jujur saja setiap proyek memiliki marshmallownya sendiri, bukan?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?그 이유는 각 작업들에는 그 자체의 마쉬멜로우(지혜)가 있기 때문입니다.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Mert, őszintén szólva minden projektnek megvan a maga pillecukra, nem igaz?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Parce que, franchement, chaque projet possède son propre marshmallow, n'est-ce pas ?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Pentru că, de fapt, fiecare proiect are propria bezea, nu-i așa?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Perché, onestamente, ogni progetto ha il suo marshmallow, non è così?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Porque, francamente, todos los proyectos tienen su malvavisco ¿No es así?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Porque, francamente, todos os projectos têm o seu "marshmallow", não é?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Pretože, úprimne povedané, každý projekt má svoj vlastný "marshmallow", či nie?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Protože, upřímně, každý projekt má své marshmallow, že ano?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Want, eerlijk gezegd, ieder project heeft zijn eigen marshmallow, nietwaar?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Επειδή, ειλικρινά, κάθε έργο έχει το δικό του ζαχαρωτό, έτσι δεν είναι;
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Ведь, по правде говоря, у каждого проекта есть свой зефир, есть свой решающий грузик.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Защото, честно казано, всеки проект има свой собствен локум, нали.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Тому що, чесно кажучи, кожен проект має свій власний зефір, чи не так.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?מכיוון שבכנות, לכל פרוייקט יש מרשמלו.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?لأنه، بكل صراحة، لكل مشروع المارش مالو خاصته، أليس كذلك.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?どんなプロジェクトにも固有のマシュマロがあるからです この課題を通し、適切な試作をするための
Çünkü, dürüst olmak gerekirse gerçekten iki akorla çalınanan hiçbir şarkı bilmiyorum.Bo, szczerze mówiąc, nie znam żadnych piosenek wykorzystujących tylko dwa akordy.
Çünkü, dürüst olmak gerekirse gerçekten iki akorla çalınanan hiçbir şarkı bilmiyorum.Car, pour être honnête, je ne connais aucune chanson avec seulement 2 accords.
Çünkü, dürüst olmak gerekirse gerçekten iki akorla çalınanan hiçbir şarkı bilmiyorum.Porque, para ser honesto, no conozco ninguna canción con solo dos acordes.
Çünkü, dürüst olmak gerekirse gerçekten iki akorla çalınanan hiçbir şarkı bilmiyorum.Schließlich kenne ich kein Lied, das man mit nur zwei Akkorden spielen kann.
Çünkü, dürüst olmak gerekirse gerçekten iki akorla çalınanan hiçbir şarkı bilmiyorum.Want om eerlijk te zijn, ken ik geen enkel liedje met maar twee akkoorden.
Çünkü, dürüst olmak gerekirse gerçekten iki akorla çalınanan hiçbir şarkı bilmiyorum.Честно говоря, я не знаю песен, состоящих лишь из двух аккордов.
Çünkü Pankekçi Kız ve ben, birbirimize karşı dürüst olmuştuk.Parce que la fille aux pancakes et moi, on avait été vraies l'une avec l'autre.
Çünkü Pankekçi Kız ve ben, birbirimize karşı dürüst olmuştuk.Porque la niña del mantecado y yo, estábamos siendo honestas la una con la otra.