Dumanweather forecastFumoweather forecast
Dumanweather forecastFüstweather forecast
Dumanweather forecastHumoweather forecast
Dumanweather forecastPîclăweather forecast
Dumanweather forecastRauchweather forecast
Dumanweather forecastRøgweather forecast
Dumanweather forecastRökweather forecast
Dumanweather forecastRookweather forecast
Dumanweather forecastweather forecast
Dumanweather forecastweather forecast
Dumanweather forecastweather forecast
Dumanweather forecastweather forecast
Dumanweather forecastДимweather forecast
Dumanweather forecastМаревоweather forecast
Dumanweather forecastעשןweather forecast
Dünya'nın tamamen ayrı bir parçasına dumanlı bir şehrin caz barında완전히 우리 지구와 분리되어서 시드니 오페라 하우스를
Dünya'nın tamamen ayrı bir parçasına dumanlı bir şehrin caz barında Sydney Opera Binasına dönüşüyorum.Ik vorm het Sydney Opera House om tot een rokerige downtown jazz-bar.
Dünya'nın tamamen ayrı bir parçasına dumanlı bir şehrin caz barında Sydney Opera Binasına dönüşüyorum.Przekształcam Operę w Sydney w zadymiony, śródmiejski bar jazzowy.
Dünya'nın tamamen ayrı bir parçasına dumanlı bir şehrin caz barındaאל חלק אחר לגמרי של כדור הארץ כשאני הופך את בית האופרה של סידני
Dünya'nın tamamen ayrı bir parçasına dumanlı bir şehrin caz barındaلجزء منفصل تماما من الأرض وأنا أحول دار أوبرا سيدني
Dünya'nın tamamen ayrı bir parçasına dumanlı bir şehrin caz barındaシドニー・オペラ・ハウスを 街のジャズ・バーに変えてみせます
Evimden dumanı gördüm.Ho visto del fumo, da casa mia.
Evimden dumanı gördüm.Jag såg röken från mitt hus.
Evimden dumanı gördüm.Jeg så røgen fra mit hus.
Evimden dumanı gördüm.Näin savun kotiini.
Evimden dumanı gördüm.Vi el humo desde mi casa.
Evimden dumanı gördüm.Vi fumo a partir de casa.
Evimden dumanı gördüm.Zobaczyłem z domu dym.
Evimden dumanı gördüm.Είδα τον καπνό από το σπίτι μου.
Evimden dumanı gördüm.Из дома я увидел дым.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.3:3 Und ich will Wunderzeichen geben am Himmel und auf Erden: Blut, Feuer und Rauchdampf;
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.A dám vidieť zázraky na nebi a na zemi, krv a oheň a stĺpy dymu.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.A ukáži zázraky na nebi i na zemi, krev a oheň a sloupy dymové.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Di langit dan bumi akan Kulakukan banyak keajaiban. Akan ada pertumpahan darah, nyala api dan gumpalan asap
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.E mostrarei prodígios no céu e na terra, sangue e fogo, e colunas de fumaça.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.en Ik zal wonderlijke dingen laten gebeuren in de hemel en op de aarde: bloed, vuur en rookzuilen.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.És csodajeleket mutatok az égen és a földön; vért, tüzet és füstoszlopokat.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.I dam cuda na niebie i na ziemi, krew i ogieó i słupy dymowe.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.In pokažem čudeže na nebu in na zemlji: kri in ogenj in dimaste stebre;
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Je ferai paraître des prodiges dans les cieux et sur la terre, Du sang, du feu, et des colonnes de fumée;
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.내가 이적을 하늘과 땅에 베풀리니 곧 피와 불과 연기 기둥이라
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Minä annan näkyä ihmeitä taivaalla ja maassa: verta ja tulta ja savupatsaita;
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Och jag skall låta tecken synas på himmelen och på jorden: blod och eld och rökstoder.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Realizaré prodigios en los cielos y en la tierra: sangre, fuego y columnas de humo
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Ta sẽ tỏ những sự lạ ra trong các từng trời và trên đất : tức_là máu_lửa , và những trụ khói .
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Ta sẽ tỏ những sự lạ ra trong các từng trời và trên đất: tức là máu lửa, và những trụ khói.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Voi face să se vadă semne în ceruri şi pe pămînt: sînge, foc, şi stîlpi de fum;
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.Και θελω δειξει τερατα εν τοις ουρανοις και επι της γης, αιμα και πυρ και ατμιδα καπνου.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.И покажу знамения на небе и на земле: кровь и огонь и столпы дыма.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.И ще покажа чудеса на небето и на земята, Кръв, огън, и стълпове от дим.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.ונתתי מופתים בשמים ובארץ דם ואש ותימרות עשן׃
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.واعطي عجائب في السماء والارض دما ونارا واعمدة دخان.
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.在 天 上 地 下 、 我 要 顯 出 奇 事 、 有 血 、 有 火 、 有 煙 柱
Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim.在 天上地下 、 我 要 顯出 奇事 、 有 血 、 有火 、 有 煙柱
Greg Dumanian yaptı.Greg Dumanian, a făcut operaţia.
Greg Dumanian yaptı.Greg Dumanian, voerde de operatie uit.
Greg Dumanian yaptı.Γκρεγκ Ντουμάνιαν, έκανε την εγχείρηση.
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkEl zice: "Trebuie să udăm prosoape. Dacă nu, o să murim din cauza fumului."
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadıkEr sagte: "Wir müssen sie nass machen. Wir sterben sonst durch den Rauch"
"havluları ıslatalım, dumandan boğulacağız" banyoya koştuk, havluları aldık yüzlerimize kapadık"뭐라고?" "젖은 수건이 필요해 이러다 연기 때문에 죽겠어" 그래서 욕실로 가서 젖은 수건을 가져와서 우리와 아이들의 얼굴을 감쌌습니다.