6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6.000 monumenti sacri ridotti in polvere e cenere.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6000 monumentos sagrados convertidos en polvo y cenizas.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6,000 monuments sacrés réduits en poussière et en cendres.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6000 pyhää monumenttia hajotettu pölyksi ja tuhkaksi.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6000 świętych pomników niszczonych na miał i pył.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6000 szent emlékművet romboltak porig.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6 000 свещении паметника са изтръгнати и превърнати в прах и пепел.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6,000 священних пам'яток зруйновано дощенту.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6 000 священных памятников, превращенных в пыль и пепел.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.6,000の僧院が粉々に破壊され 120万人もの人が 文化革命の最中に
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.ששת אלפים אתרים קדושים נותצו לכדי אפר ואבק.
6:00 kutsal anıt paramparça toz duman edilmiş.حيث تم تدمير 6000 أثر مقدس إلى تراب ورماد
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.그곳의 장비들을 통해 금성을 감싸고 있는 막의 이미지를 연구했고, 이 막은 황산 스모그로
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Laitteemme otti tämän kuvan Venuksen hunnusta, joka osoittautui rikkihaposta muodostuneeksi savusumuksi.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Nasza sonda przekazała zdjęcie powierzchni Wenus, którą pokrywa warstwa chmur z kwasu siarkowego.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Notre instrument a pris cette image du voile de Vénus, qui s'est avéré être un brouillard d'acide sulfurique.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Thiết bị của chúng tôi đã chụp lại hình ảnh về bề mặt sao Kim hóa ra chính là khói của khí acid sulfuric
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.הכלי שלנו צילם את התמונה הזאת של "הרעלה" של ונוס שהתבררה להיות
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.قامت أدواتنا بالتقاط هذه الصورة لحجاب الزهرة، والتي اتضح أنها
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.金星のベールの画像を撮って 金星は硫酸の霧で 包まれていることが分かりました
Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Ale namísto kouřem z uhlí je pošpiněné penězi.
Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Mais au lieu de la fumée de charbon, elle est polluée par l'argent.
Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Nur ist sie nicht durch Kohlenrauch sondern durch Geld verschmutzt.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Đồng nghiệp của tôi là bác sỹ Greg Dumanian, thực hiện cuộc phẫu thuật
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Il mio collega, il Dott. Greg Dumanian, ha eseguito l'intervento.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.수술은 저의 동료인 그레그 두마니안씨가 했지요.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Mein Kollege, Dr. Greg Dumanian, machte die Operation.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Mi colega, el Dr. Greg Dumanian, practicó la cirugía.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Mon collègue, le docteur Greg Dumanian a pratiqué l'opération
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Operację przeprowadził mój kolega, dr Greg Dumanian.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Моят колега, Д-р Грег Дюмейниън, извърши операцията.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.Операцию проводил мой коллега, доктор Грег Думаниан.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.עמיתי, ד"ר גרג דומניאן, ביצע את הניתוח.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.لذا قام زميلي الدكتور "جريج دومانيان" بعمل الجراحة.
Ameliyatı meslektaşım Dr. Greg Dumanian yaptı.まず胸の神経を取り除き
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Вони вірять, що дим ялівця священний.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.A hitük szerint a boróka füstje szent.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ei cred că fumul de ienupăr e sfânt.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ellos piensan que el humo del junípero es sagrado.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Họ tin rằng khói bách xù rất linh thiêng.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ils croient que la fumée de genièvre est sacrée.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.그들은 향나무 연기가 신성하다고 믿습니다.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Per loro il fumo di ginepro è sacro.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Sie glauben, dass Wacholder-Rauch heilig ist.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Veria že dym z borievky je posvätný.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Wierzą, że dym jałowcowy jest święty.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Zij geloven dat jeneverbesrook heilig is.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.По их поверьям, дым можжевельника свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Те вярват, че хвойновият дим е свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.הם מאמינים שעשן של ערער הוא קדוש.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.لأنهم يظنون أن دخان العرعر مقدس
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.登山家たちは大きな岩を囲んで立って
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Choć powinniśmy się trochę bać, eksperyment hałasował i dymiło się z niego. Miał też potężną moc.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Deberíamos haberlo estado, porque produjo bastante humo e hizo bastante ruido, y era poderoso, ustedes saben.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.연기가 많이 나고 소리도 엄청나게 났으며, 굉장히 강렬한 폭발과 날아올랐기에 겁이 좀 나도 전혀 이상하지 않았을텐데 말입니다.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.We hadden het moeten zijn, want het maakte veel rook en veel lawaai. Het was krachtig, weet je.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Трябваше да сме, защото имаше много дим и беше много шумно и беше мощно, знаете ли.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Хотя должно было, потому что прибор производил много дыма и шума, и он был очень мощный.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.זה היה צריך להפחיד, כי זה יצר הרבה עשן והמון רעש, וזה היה עוצמתי, כן?
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.كان يجدر بنا ذلك، لأنه أنتج الكثير من الدخان والكثير من الضجيج، وقد كان جبارا، تعرفون.