dul ile cümle

dul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
14
ORT. KELİME
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Así que crecí viendo a mi madre como una divorciada en un ambiente patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Còn tôi, tôi lớn lên với một bà mẹ độc thân trong môi trường phụ hệ.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Dorastałam więc śledząc moją matkę rozwódkę w patriarchalnym środowisku.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Ik groeide dus op en zag mijn moeder als een gescheiden vrouw in een patriarchale omgeving.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Jadi saya tumbuh besar melihat ibu saya sebagai seorang janda di tengah-tengah lingkungan yang patriarkal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.J'ai donc grandi en voyant ma mère comme une femme divorcée dans un environnement patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.그래서 전 가부장적인 주변환경에서 엄마를 이혼녀라고 생각하며 자랐어요.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Portanto, eu cresci a ver a minha mãe como uma divorciada num ambiente patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Quindi sono cresciuta vedendo mia madre da divorziata in un ambiente patriarcale.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Takže jsem vyrostla a mámu viděla jako rozvedenou ženu v patriarchálním prostředí.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Οπότε, μεγάλωσα με την εικόνα της μητέρας μου ως ζωντοχήρας σε πατριαρχικό περιβάλλον.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.И така израстнах виждайки майка си като разведена в патриархална среда.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Тому я дорослішала з розлученою мамою у патріархальному середовищі.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Я росла видя мою мать - разведенную женщину - в патриархальной среде.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.וכך גדלתי בראותי את אימי כגרושה בסביבה פטריארכלית.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.وهكذا ترعرعت وأنا أرى أمي كمطلقة في بيئة أبوية.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.見ながら育ちました とくに私が見て育ったのは
Yeter ya Eyţan! Dul ihtiyarlara benzedin..No
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.A ceux qui ne sont pas mariés et aux veuves, je dis qu`il leur est bon de rester comme moi.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Ai non sposati e alle vedove dico: è cosa buona per loro rimanere come sono io
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.A mówię nieżonatym i wdowom: Dobrze im jest, jeźliby tak zostali, jako i ja.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.A však hovorím neženatým, nevydatým a vdovám, že dobre im, keď zostanú jako i ja.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Celor neînsuraţi şi văduvelor, le spun că este bine pentru ei să rămînă ca mine.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Digo, porém, aos solteiros e �s viúvas, que lhes é bom se ficarem como eu.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Digo, pues, a los no casados y a las viudas que les sería bueno si se quedasen como yo
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Ich sage zwar den Ledigen und Witwen: Es ist ihnen gut, wenn sie auch bleiben wie ich.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Ik vind het voor ongetrouwde mannen en weduwen beter dat zij alleen blijven net als ik.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.내가 혼인하지 아니한 자들과 및 과부들에게 이르노니 나와 같이 그냥 지내는 것이 좋으니라
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Mondom pedig a nem házasoknak és az özvegyasszonyoknak, hogy jó nékik, ha úgy maradhatnak, mint én is.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Naimattomille ja leskille minä taas sanon: heille on hyvä, jos pysyvät sellaisina kuin minäkin;
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Pravím pak neženatým a vdovám: Dobré jest jim, aby tak zůstali jako i já.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Pravim pa neoženjenim in vdovam: Dobro jim je, če ostanejo, kakor jaz.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Til de ugifte og til enkene sier jeg: Det er godt for dem om de vedblir å være som jeg;
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Til de ugifte og til Enkerne siger jeg, at det er godt for dem, om de forblive som jeg.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Till de ogifta åter och till änkorna säger jag att de göra väl, om de förbliva i samma ställning som jag.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Vậy , tôi nói với những kẻ chưa cưới gả , và kẻ góa_bụa rằng ở được như tôi thì hơn .
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Vậy, tôi nói với những kẻ chưa cưới gả, và kẻ góa bụa rằng ở được như tôi thì hơn.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Λεγω δε προς τους αγαμους και προς τας χηρας, καλον ειναι εις αυτους εαν μεινωσι καθως και εγω.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Безбрачным же и вдовам говорю: хорошо им оставаться, как я.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.Глаголю ж нежонатим та вдовицям: Добре їм, коли зістануть ся, як і я.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.ואל הפנוים ואל האלמנות אמר אני כי טוב להם אם ישבו ככה כמו גם אני׃
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.ولكن اقول لغير المتزوجين وللارامل انه حسن لهم اذا لبثوا كما انا.
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.我 對 著 沒 有 嫁 娶 的 和 寡 婦 說 、 若 他 們 常 像 我 就 好
Yine de evli olmayanlarla dul kadınlara şunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.我 對著沒 有 嫁娶 的 和 寡婦說 、 若 他 們常 像 我 就好
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Bila pa je v tistem mestu vdova, in hodila je k njemu, proseč: Izvrši zame pravico nad nasprotnikom mojim.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Byla pak vdova jedna v témž městě. I přišla k němu, řkuci: Pomsti mne nad protivníkem mým.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Es war aber eine Witwe in dieser Stadt, die kam zu ihm und sprach: Rette mich von meinem Widersacher!
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Había también en aquella ciudad una viuda, la cual venía a él diciendo: 'Hazme justicia contra mi adversario.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Il y avait aussi dans cette ville une veuve qui venait lui dire: Fais-moi justice de ma partie adverse.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.I samma stad fanns ock en änka som åter och åter kom till honom och sade: 'Skaffa mig rätt av min motpart.'
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.그 도시에 한 과부가 있어 자주 그에게 가서 내 원수에 대한 나의 원한을 풀어 주소서 하되
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Og der var en Enke i den By, og hun kom til ham og sagde: Skaf mig Ret over min Modpart!
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Og det var en enke der i byen, og hun kom til ham og sa: Hjelp mig til å få rett over min motstander!
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Ητο δε χηρα τις εν εκεινη τη πολει και ηρχετο προς αυτον, λεγουσα Εκδικησον με απο του αντιδικου μου.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.Вдовиця ж була одна у городі тім, і прийшла до него, кажучи: Пометись за мене над противником моїм.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.В том же городе была одна вдова, и она, приходя к нему, говорила: защити меня от соперника моего.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.ואלמנה היתה בעיר ההיא ותבא אליו לאמר דינה את דיני ממריבי׃
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.وكان في تلك المدينة ارملة. وكانت تأتي اليه قائلة انصفني من خصمي.
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.那 城 裡 有 個 寡 婦 、 常 到 他 那 裡 、 說 、 我 有 一 個 對 頭 、 求 你 給 我 伸 冤
Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‹Davacı olduğum kişiden hakkımı al› diyordu.那 城裡 有 個寡婦 、 常到 他 那裡 、 說 、 我有一個對頭 、 求 你 給 我 伸冤

İlgili Sayfalar