Ana içeriğe geç
Sözlük

dudu ile cümle

dudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!A abyste věděli, já nemám lexikografickou píšťalku.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Bare så I ved det; jeg har ikke en leksikografisk fløjte.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Các bạn biết đấy, tôi chẳng có cái còi từ điển học nào.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Csak hogy tudják, nekem nincsen lexikográfusi sípom.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Doar ca să ştiţi, eu nu am un fluier lexicografic.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!하지만, 저는 '사전 편찬용 호루라기'도 없는 걸요.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Mała uwaga: nie mam policyjnego gwizdka
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Nur damit Sie es wissen, ich habe keine lexikografische Trillerpfeife.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Overigens: ik heb geen lexicografisch fluitje.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Para que sepan, yo no tengo ningún silbato lexicográfico.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Per vostra informazione io non ho un fischietto lessicografico.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Pour votre information, je n'ai pas de sifflet lexicographique.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Toliko da veste, nimam leksikografske piščalke.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Και για να ξέρετε, δεν έχω καν λεξικογραφική σφυρίχτρα.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Просто за да ви уведомя - нямам лексикографична свирка.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!Чтобы вы знали, у меня нет лексикографического свистка.
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!רק שתדעו, אין לי משרוקית מילונאית
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!لإعطائكم فكرة , ليس هناك صوت واضح لصانع المعجم .
Bilginiz olsun diye söylüyorum, benim sözlüksel bir düdüğüm yok!良い単語が辞書に収まるように導いて
Bir açık kaynak düdüğü var örneğin.Nous avons...
Bir açık kaynak düdüğü var örneğin.Για παράδειγμα να μια σφυρίχτρα ανοικτού κώδικα.
Bir açık kaynak düdüğü var örneğin.Вот "свободный" свисток, к примеру.
Bir açık kaynak düdüğü var örneğin.Ось "вільний" свисток, наприклад.
Bir açık kaynak düdüğü var örneğin.عى سبيل المثال هناك الصفارة المفتوحة المصدر
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Abbiamo entrate limitate poiché decidono quelli che pagano.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Avem un aport limitat, deoarece cel care il plateste pe muzician comanda melodia.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Kami mempunyai masukan terbatas, karena yang menggaji sang peniup seruling lah yang menentukan nadanya.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.우리는 제한된 수입을 갖고 있습니다. 돈 내는 사람 마음이죠.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Korlátozott beleszólásunk van, mert a pénz beszél a kutya ugat.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Máme jen omezené slovo, neboť "koho chleba jíš, toho píseň zpívej".
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Nous avons des moyens limités, car " Qui paie les violons choisit la musique. "
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Ograniczono nam wpływ, ponieważ kto płaci, ten wymaga.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Temos meios limitados, porque quem paga é quem manda.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Tenemos una aportación limitada porque quien paga, manda.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.We hebben een beperkte inbreng, want wie betaalt, bepaalt.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Wir haben nur begrenzten Einfluss, denn es gilt: Wes' Brot ich ess, des' Lied ich sing.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Έχουμε περιορισμένη επιρροή , διότι αυτός που πληρώνει τον μουσικό επιλέγει και την μελωδία.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Наше участие было ограничено, поскольку кто едет, тот и правит.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Ние имаме много малко влияние, защото този който плаща на музиканта поръчва музиката
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.יש לנו יכולת מוגבלת, כי מי שמנגן הוא הזה הקובע את הטון.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.لدينا مساهمة محدودة ، لأنه هو من يدفع للزمار الذي يعزف النغمات.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.国際通貨基金、世界銀行、そして世界中の良心の集まりが
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Ak by k niečomu dobré, ja by som pre nich pískať.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Als het zou doen iets goeds, zou ik fluiten voor hen.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Če bi to kaj pomagalo, jaz bi piščalko za njih.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Ha ez nem valami jó, azt fütyülni nekik.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Hvis det ville gøre noget godt, ville jeg fløjte for dem.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.În cazul în care ar face nici un bine, mi-ar fluierul pentru ei.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Jeśli będzie to coś dobrego, to gwiżdżę na nich.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Jika akan ada gunanya, aku akan bersiul memanggil mereka.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Jos se olisi mitään hyötyä, olisin pilli heille.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.어떤 좋은 일을한다면, 내가 그들을 위해 휘파람을 것입니다.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Nếu nó sẽ làm bất kỳ tốt, tôi sẽ còi cho họ.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Om det skulle göra någon nytta, skulle jag vissla för dem.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Pokud by k něčemu dobré, já bych pro ně pískat.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Se ele faria qualquer bom, eu apito para eles.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Se fosse nulla di buono, io fischio per loro.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Si elle devait faire aucun bien, je sifflais pour eux.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Si sirviera de algo, me silbaba para ellos.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Wenn es gut tun würde, würde ich für sie pfeifen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod