onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.將炭 沾 我 的 口 、 說 、 看 哪 、 這炭 沾 了 你 的 嘴 . 你 的 罪孽 便 除掉 、 你 的 罪惡 就 赦免 了
Öptüğüm dudakları Başka birinin öpmesine katlanamamНе издържам друг да целува устните които целувах аз
Öptüğüm dudaklarıUsta twe pieściłem
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.ainda de riso te encherá a boca, e os teus lábios de louvor.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Aún llenará tu boca de risa, y tus labios con grito de júbilo
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Až i naplní smíchem ústa tvá, a rty tvé plésáním,
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Aż się napełnią śmiechem usta twe, a wargi twoje wykrzykaniem.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Ba încă, El îţi umple gura cu strigăte de bucurie, şi buzele cu cîntări de veselie.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.bis daß dein Mund voll Lachens werde und deine Lippen voll Jauchzens.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Colmerà di nuovo la tua bocca di sorriso e le tue labbra di gioia
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Eens zal Hij jouw mond weer laten lachen en je lippen zullen weer van vreugde juichen.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.End skal han fylde din Mund med Latter og dine Læber med Jubel;
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Ennu vil han fylle din munn med latter og dine leber med jubel.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Il remplira ta bouche de cris de joie, Et tes lèvres de chants d`allégresse.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır."웃음으로 네 입에, 즐거운 소리로 네 입술에 채우시리니"
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Még betölti szádat nevetéssel, és ajakidat vigassággal.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Mulutmu akan dibuat-Nya tertawa, bibirmu akan bersorak-sorak ria
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Så bida då, till dess han fyller din mun med löje och dina läppar med jubel.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Song Chúa sẽ còn làm cho miệng ông được đầy vui cười; Và môi ông tràn ra tiếng reo mừng.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Song_Chúa sẽ còn làm cho miệng ông được đầy vui_cười ; Và môi ông tràn ra tiếng reo mừng .
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Vielä hän täyttää sinun suusi naurulla ja huulesi riemulla.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.zatým však naplní tvoje ústa smiechom a tvoje rty radostným pokrikovaním.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.εωσου γεμιση το στομα σου απο γελωτος, και τα χειλη σου αλαλαγμου.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Все пак ще напълни устата ти със смях И устните ти с възклицание.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.Он еще наполнит смехом уста твои и губы твои радостным восклицанием.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.עד ימלה שחוק פיך ושפתיך תרועה׃
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.عندما يملأ فاك ضحكا وشفتيك هتافا.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.他 還 要 以 喜 笑 充 滿 你 的 口 、 以 歡 呼 充 滿 你 的 嘴
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.他 還 要 以 喜笑 充滿 你 的 口 、 以 歡呼 充滿 你 的 嘴
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A však jako by neznámou řečí a cizím jazykem mluvil lidu tomuto,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A wszakże jakoby nieznajomą mową, i językiem obcym mówił do ludu twego.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.¡Ciertamente, con balbuceo de labios y en otro idioma hablará Dios a este pueblo
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Con labbra balbettanti e in lingua straniera parlerà a questo popol
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Da, po ljudstvu brbljavih usten in tujega jezika bo govoril temu ljudstvu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ei bine! Prin nişte oameni cu buze bîlbăitoare şi cu vorbirea străină va vorbi poporului acestuia Domnul.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ezért dadogó ajakkal és idegen nyelven fog szólni e néphez,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Hé bien! c`est par des hommes aux lèvres balbutiantes Et au langage barbare Que l`Éternel parlera à ce peuple.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Istotne bude hovoriť blabolajúcou, nesrozumiteľnou rečou a iným jazykom tomuto ľudu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, med lallende Læber, med fremmed Mål vil han tale til dette Folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.-- Ja väl, genom stammande läppar och på ett främmande tungomål skall han tala till detta folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, ved folk med stammende leber og i et annet tungemål skal han tale til dette folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.그러므로 생소한 입술과 다른 방언으로 이 백성에게 말씀하시리라
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Na verdade por lábios estranhos e por outra língua falará a este povo;
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Niin, sopertavin huulin ja vieraalla kielellä hän on puhuva tälle kansalle,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức Giê-hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng dân nầy.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức_Giê - hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng_dân nầy .
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.διοτι με χειλη ψελλιζοντα και με αλλην γλωσσαν θελει ομιλει προς τουτον τον λαον
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.За то лепечущими устами и на чужом языке будут говорить к этому народу.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Наистина с гъгниви устни и с друг език Ще говори на тия люде
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.כי בלעגי שפה ובלשון אחרת ידבר אל העם הזה׃
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.انه بشفة لكناء وبلسان آخر يكلم هذا الشعب
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先 知 說 、 不 然 、 主 要 藉 異 邦 人 的 嘴 唇 、 和 外 邦 人 的 舌 頭 、 對 這 百 姓 說 話
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先知說 、 不然 、 主要 藉異 邦 人 的 嘴唇 、 和 外邦人 的 舌頭 、 對這 百姓 說話
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.저는 물갈퀴를 신었습니다. 거의 제 입술을 벌릴 수 있었습니다.
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.Я надел ласты и едва смог открыть рот, чтобы вставить туда трубку.
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.לבשתי את הסנפירים שלי. בקושי יכולתי להפריד את שפתיי.
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.فوضعت " الزعانف " و بصعوبة كنت احرك شفتي
Paletlerimi giydim. Dudaklarımı zorlukla ayırabildim.シュノーケルをくわえ
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Le labbra menzognere sono un abominio per il Signore che si compiace di quanti agiscono con sincerità
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Az eszes ember elfedezi a tudományt; a bolondok elméje pedig kikiáltja a bolondságot.