O'er öper rüya düz bayan dudaklar, oft hangi öfkeli Mab kabarcıklar veba,Над женских губ, которые прямо мечта поцелуи, - какие часто сердится Маб с пузырями язвами,
O'er öper rüya düz bayan dudaklar, oft hangi öfkeli Mab kabarcıklar veba,הדרך הלוך השפתיים הנשים, אשר ישר על חלום נשיקות, - איזה לעתים קרובות מב כועס המכות שלפוחיות,
O'er öper rüya düz bayan dudaklar, oft hangi öfkeli Mab kabarcıklar veba,汚さsweetmeatsとの呼吸があるので:いつか彼女は、廷臣の鼻o'erのgallops
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Bagaikan periuk tanah disepuh perak, begitulah orang yang manis di mulut, tapi berhati jahat
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Brünstige Lippen und ein böses Herz ist wie eine Scherbe, mit Silberschaum überzogen.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Ca zgura de argint pusă pe un ciob de pămînt, aşa sînt buzele aprinse şi o inimă rea.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Come vernice d'argento sopra un coccio di creta sono le labbra lusinghiere con un cuore maligno
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Como escorias de plata arrojadas sobre un tiesto, son los labios enardecidos y el corazón vil
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Como o vaso de barro coberto de escória de prata, assim são os lábios ardentes e o coração maligno.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Jako strieborná troska, potiahnutá po črepe, také sú horúce rty a pri tom zlé srdce.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Kakor čepinja, prevlečena s srebrno peno, so goreče ustne in srce hudobno.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.온유한 입술에 악한 마음은 낮은 은을 입힌 토기니라
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Kuin hopeasilaus saviastian pinnalla ovat hehkuvat huulet ja paha sydän.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Lik et lerkar som er overdratt med bly-glette, er brennende leber sammen med et ondt hjerte.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Môi miệng sốt sắng và lòng độc ác, Khác nào bình gốm bọc vàng bạc pha.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Môi miệng sốt_sắng và lòng độc_ác , Khác_nào bình gốm bọc vàng_bạc pha .
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Såsom silverglasering på ett söndrigt lerkärl äro kärleksglödande läppar, där hjärtat är ondskefullt.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Som Sølvovertræk på et Lerkar er ondsindet Hjerte bag glatte Læber.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Stříbrná trůska roztažená po střepě jsou rtové protivní a srdce zlé.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Wargi nieprzyjacielskie i serce złe są jako srebrna piana, którą polewają naczynie gliniane.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Τα ενθερμα χειλη μετα πονηρας καρδιας ειναι ως σκωρια αργυρου επικεχρισμενη επι πηλινον αγγειον.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Усърдните устни с нечестиво сърце Са като сребърна глеч намазана на пръстен съд.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Что нечистым серебром обложенный глиняный сосуд, то пламенные уста и сердце злобное.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.כסף סיגים מצפה על חרש שפתים דלקים ולב רע׃
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.فضة زغل تغشّي شقفة هكذا الشفتان المتوقدتان والقلب الشرير.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.火 熱 的 嘴 、 奸 惡 的 心 、 好 像 銀 渣 包 的 瓦 器
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.火熱 的 嘴 、 奸惡 的 心 、 好像 銀渣包 的 瓦器
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.(11:5) тех , которые говорят: „языком нашим пересилим, уста наши с нами; кто намгосподин"?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.dem, som siger: "Vor Tunge gør os stærke, vore Læber er med os, hvo er vor Herre?"
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.die da sagen: Unsere Zunge soll Oberhand haben, uns gebührt zu reden; wer ist unser HERR?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Hävittäköön Herra kaikki liukkaat huulet, kielen, joka kerskuen puhuu,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.HERREN utrote alla hala läppar, den tunga som talar stora ord,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Herren utrydde alle falske leber, den tunge som taler store ord,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.저희가 말하기를 우리의 혀로 이길지라 우리 입술은 우리 것이니 우리를 주관할 자 누구리요 함이로다
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Niechajże Pan wytraci wszystkie wargi pochlebne, i język mówiący rzeczy wyniosłe.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.nje, ki govore: Našega jezika moč obvelja, ustne naše so v naši oblasti; kdo bi nam bil gospodar?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Ó, bárs by vykorenil Hospodin každé rty lichotné i každý jazyk, ktorý hovorí veľké veci pyšné.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Ó by vyplénil Hospodin všeliké rty úlisné, a jazyk velikomluvný,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.os que dizem: Com a nossa língua prevaleceremos; os nossos lábios a nós nos pertecem; quem sobre nós é senhor?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Recida il Signore le labbra bugiarde, la lingua che dice parole arroganti
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Vágja ki az Úr mind a hizelkedõ ajkakat, a nyelvet, a mely nagyokat mond.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Vernietig dat soort mensen maar, HERE, ieder die zo handelt;
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Господните думи са чисти думи, Като сребро претопено в пещ от пръст Пречистено седем пъти.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.אשר אמרו ללשננו נגביר שפתינו אתנו מי אדון לנו׃
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.الذين قالوا بألسنتنا نتجبر. شفاهنا معنا من هو سيد علينا
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.他 們 曾 說 、 我 們 必 能 以 舌 頭 得 勝 . 我 們 的 嘴 唇 是 我 們 自 己 的 . 誰 能 作 我 們 的 主 呢
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.他 們曾說 、 我 們 必能 以 舌頭得勝 . 我 們 的 嘴唇 是 我 們自己 的 . 誰能 作 我 們 的 主 呢
Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir.la sensation de ses lèvres...
Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir.la sensazione delle sue labbra <i> A cura del PK Team da viikii.net.
Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir.<i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net 初めて 興味のある事が出来たんだ
Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir.Ощущение его губ... <i>Сделано для вас ИП-командой @ www.viikii.net
Onun dudaklarının hissi <i>Altyazılar Viikii.net PK ekibi tarafından eklenmektedir....الشعور بشفتيه الترجمة مقدمة من ~ فريق القبلة المرحة ~ على فيكي.نت
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.det lod han røre min Mund og sagde: "Se, det har rørt dine Læber; din Skyld er borte, din Synd er sonet!"
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.Egli mi toccò la bocca e mi disse: perciò è scomparsa la tua iniquità e il tuo peccato è espiato»
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.És illeté számat azzal, és mondá: Ímé ez illeté ajkaidat, és hamisságod eltávozott, és bûnöd elfedeztetett.
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.Il en toucha ma bouche, et dit: Ceci a touché tes lèvres; ton iniquité est enlevée, et ton péché est expié.
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.그것을 내 입에 대며 가로되 보라 이것이 네 입에 닿았으니 네 악이 제하여졌고 네 죄가 사하여 졌느니라 하더라
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.ויגע על פי ויאמר הנה נגע זה על שפתיך וסר עונך וחטאתך תכפר׃
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.ومس بها فمي وقال ان هذه قد مست شفتيك فانتزع اثمك وكفر عن خطيتك
onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.將 炭 沾 我 的 口 、 說 、 看 哪 、 這 炭 沾 了 你 的 嘴 . 你 的 罪 孽 便 除 掉 、 你 的 罪 惡 就 赦 免 了