Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Glave njih, ki me obdajajo – ustnic njih nadloga naj jih pokrije!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.HERE, voorkom dat mijn vijanden hun zin krijgen. En laat, als zij mij aanvallen, hun aanslag mislukken.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Herre, gi ikke den ugudelige hvad han attrår, la ikke hans onde råd få fremgang! De vilde da ophøie sig. Sela.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.나를 에우는 자가 그 머리를 들때에 저희 입술의 해가 저희를 덮게 하소서
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Lad dem ikke løfte Hovedet mod mig, lad deres Trusler ramme dem selv!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Não levantem a cabeça os que me cercam; cubra-os a maldade dos seus lábios.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Ne add meg Uram, a mit a gonosz kíván; rossz szándékát ne segítsd elõ, mert felfuvalkodik! Szela.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nedaj, Hospodine, žiadostí bezbožníka; nedaj vykonať jeho zámer; povýšili by sa. Sélah.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nguyện sự gian ác của môi những kẻ vây tôi Bao phủ đầu chúng nó!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nguyện sự gian_ác của môi những kẻ vây tôi Bao_phủ đầu chúng_nó !
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nie dawaj, Panie! bezbożnemu czego żąda; ani myśli jego złej góry nie dawaj, żeby się nie podniósł. Sela.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Signore, non soddisfare i desideri degli empi, non favorire le loro trame
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Η πονηρια των χειλεων των περικυκλουντων με ας σκεπαση την κεφαλην αυτων.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Нечестието на собствените им устни нека покрие главата На ония, които ме окръжават.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.ראש מסבי עמל שפתימו יכסומו׃
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.اما رؤوس المحيطين بي فشقاء شفاههم يغطيهم.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.至 於 那 些 昂 首 圍 困 我 的 人 、 願 他 們 嘴 唇 的 奸 惡 、 陷 害 〔 原 文 作 遮 蔽 〕 自 己
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.至於 那些 昂首 圍 困 我 的 人 、 願 他 們 嘴唇 的 奸惡 、 陷害 〔 原文 作 遮蔽 〕 自己
Beni sevdiğini söylerken dudakları dümdüzdü.Cuando me decía que me amaba, su boca permanecía recta.
Beni sevdiğini söylerken dudakları dümdüzdü.Quand elle a dit qu'elle m'aimait, ses lèvres étaient droites.
Beni sevdiğini söylerken dudakları dümdüzdü.Quando mi diceva ti amo la sua bocca era una linea dritta.
Beni sevdiğini söylerken dudakları dümdüzdü.Когда она сказала, что любит меня, её рот остался прямым.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Aku menemukannya, jika tidak persis mabuk, maka setidaknya memerah dengan obat mujarab di bibirnya.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Encontrei-o, se não exatamente intoxicado, então, pelo menos, lavada com o elixir de seus lábios.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Én találtam rá, ha nem is részeg, akkor legalább öblíteni a gyógyírt a száját.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Ich fand ihn, wenn auch nicht gerade berauscht, dann wenigstens mit dem Elixier bei gespült seine Lippen.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Ik vond hem, zo niet precies dronken, dan toch doorgespoeld met het elixer op zijn lippen.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Jag hittade honom, om inte exakt berusade, så åtminstone spolas med elixiret på hans läppar.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Jeg fandt ham, hvis ikke ligefrem beruset, så i hvert fald skylles med eliksir på hans læber.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Je l'ai trouvé, sinon exactement état d'ébriété, alors au moins rincé avec l'élixir au ses lèvres.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.나도 정확히는 음주하지 않을 경우, 최소한의 불로 불사의 영약과 플러시, 그를 발견 그의 입술.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.L-am găsit, dacă nu chiar în stare de ebrietate, apoi cel puţin spălată cu elixir de la buzele.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.L'ho trovato, se non proprio ubriaco, almeno lavato con l'elisir di le sue labbra.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Lo encontré, si no exactamente intoxicado, por lo menos enjuagarse con el elixir de sus labios.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Löysin hänet, jos ei tarkalleen päihtynyt, niin ainakin huuhdella eliksiiri osoitteessa hänen huulensa.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Našel jsem ho, ne-li úplně opilý, pak alespoň propláchnout elixír na rty.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Našel sem ga, če ne ravno vinjenih, nato pa vsaj sprati z eliksir na ustnice.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Našiel som ho, ak nie úplne opitý, potom aspoň prepláchnuť elixír na pery.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Tôi tìm thấy anh ta, nếu không chính xác say, sau đó ít nhất là rửa bằng các elixir môi.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Znalazłem go, jeśli nie dokładnie pod wpływem alkoholu, to przynajmniej przepłukać eliksir na ustach.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Аз го намерих, ако не точно в нетрезво състояние, то поне промие с еликсир на устните си.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Я знайшов його, якщо не зовсім п'яний, то принаймні промити еліксиру на його губи.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.Я нашел его, если не совсем пьян, то по крайней мере промыть эликсира на его губы.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.מצאתי אותו, אם לא שיכורים בדיוק, ואז הסמיק לפחות עם סם ב שפתיו.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.لقد وجدت له ، إن لم يكن مخمورا تماما ، فعلى الأقل مع مسح في إكسير شفتيه.
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.彼の唇。 彼は一度にそれを得ていなかった。
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.A bölcseknek ajkaik hintegetnek tudományt; a bolondoknak pedig elméje nem helyes.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Buzele înţelepţilor samănă ştiinţa, dar inima celor nesocotiţi este stricată. -
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Der Weisen Mund streut guten Rat; aber der Narren Herz ist nicht richtig.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.De visas läppar strö ut kunskap, men dårars hjärtan äro icke såsom sig bör.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.De vises leber strør ut kunnskap, men dårenes sinn er ikke rett.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Kata-kata orang bijaksana penuh dengan pengetahuan, tapi pikiran orang bodoh tidak demikian
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.지혜로운 자의 입술은 지식을 전파하여도 미련한 자의 마음은 정함이 없느니라
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Le labbra dei saggi diffondono la scienza, non così il cuore degli stolti
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Les lèvres des sages répandent la science, Mais le coeur des insensés n`est pas droit.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Los labios de los sabios esparcen conocimiento; no así el corazón de los necios
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Môi người khôn ngoan rải sự tri thức ra; Nhưng lòng kẻ ngu muội chẳng làm như vậy.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Môi người khôn_ngoan rải sự tri_thức ra ; Nhưng lòng kẻ ngu_muội chẳng làm như_vậy .
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Os lábios dos sábios difundem conhecimento; mas não o faz o coração dos tolos.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Rtové moudrých rozsívají umění, srdce pak bláznů ne tak.