Ana içeriğe geç
Sözlük

dudaklar ile cümle

dudaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.لا تكن شاهدا على قريبك بلا سبب. فهل تخادع بشفتيك.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.不 可 無 故 作 見 證 、 陷 害 鄰 舍 . 也 不 可 用 嘴 欺 騙 人
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.不可無 故作 見證 、 陷害 鄰舍 . 也 不 可 用嘴 欺騙人
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Aku tidak menyukainya," dan dia mencubit bibirnya yang tipis lebih erat bersama-sama.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."En pidä sitä", ja hän puristuksiin hänen ohuet huulet tiukemmin yhteen.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Eu não gosto disso", e ela beliscou lábios finos mais firmemente.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Ich mag es nicht," und sie kniff ihre dünnen Lippen fester zusammen.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Ik vind het niet leuk," en ze kneep haar dunne lippen nog steviger tegen elkaar.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Jag tycker inte det", och hon nöp hennes tunna läppar tätare tillsammans.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Jeg kan ikke lide det," og hun klemte hendes tynde læber tættere sammen.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Je n'aime pas ça", et elle pinça les lèvres minces plus étroitement ensemble.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."나는 그것을 좋아하지 않아"그녀 슬쩍 그녀의 얇은 입술이보다 긴밀하게 함께.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Nelíbí se mi to," a ona ji štípl do tenkých rtů více k sobě.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Nem tetszik", és ő megcsípte őt vékony ajkait szorosabban együtt.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Nepáči sa mi to," a ona ju uštipol do tenkých pier viac k sebe.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Nie lubię go", a ona szczypał jej cienkie wargi bardziej ciasno.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Ni mi všeč," in je stisnjeno ji tanke ustnice bolj tesno skupaj.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."No me gusta", y ella le pellizcó los labios finos más firmemente.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Non mi piace", e ha pizzicato le labbra sottili più strettamente insieme.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Nu-mi place", şi ea ciupit buzele subtiri mai bine împreună.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Tôi không thích nó," và cô bị chèn ép đôi môi mỏng của mình chặt chẽ hơn với nhau.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Δεν μου αρέσει," και αυτή τσιμπημένο λεπτά χείλη της πιο στενά μαζί.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Аз не го харесват", и тя притискане си тънки устни, по-плътно заедно.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Мені не подобається це", і вона ущипнув її тонкі губи більш тісно разом.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."Мне не нравится это", и она ущипнул ее тонкие губы более тесно вместе.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."אני לא אוהב את זה", והיא צבטה את שפתיה הדקות יותר בחוזקה.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine."أنا لا أحب ذلك" ، وانها مقروص شفتيها رقيقة أكثر معا بإحكام.
"Ben, bu gibi değil" ve o sıkışmak onu ince dudaklarını sıkıca birbirine.彼女が最初の姿をキャッチしたとき、馬は道路の起伏部分を登っていた
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Beije-me ele com os beijos da sua boca; porque melhor é o seu amor do que o vinho.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Ciumilah aku dengan bibirmu; cintamu lebih nikmat dari anggur
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Csókoljon meg engem az õ szájának csókjaival; mert a te szerelmeid jobbak a bornál.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Er küsse mich mit dem Kusse seines Mundes; denn deine Liebe ist lieblicher als Wein.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Han kysser mig med kyss av sin munn! For din kjærlighet er bedre enn vin.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Hän suudelkoon minua suunsa suudelmilla. Sillä sinun rakkautesi on suloisempi kuin viini.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Ik verlang ernaar dat hij mij kust. Zijn liefde is mij meer waard dan de heerlijkste wijn.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.내게 입맞추기를 원하니 네 사랑이 포도주보다 나음이로구나
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Kys mig, giv mig Kys af din mund thi din Kærlighed er bedre end Vin.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Kyssar give han mig, kyssar av sin mun! Ty din kärlek är mer ljuv än vin.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Mi baci con i baci della sua bocca! Sì, le tue tenerezze sono più dolci del vino
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Nguyện người hôn tôi bằng cái hôn của miệng người . Vì ái_tình chàng ngon hơn rượu .
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Nguyện người hôn tôi bằng cái hôn của miệng người. Vì ái tình chàng ngon hơn rượu.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Niech mię pocałuje pocałowaniem ust swoich; albowiem lepsze są miłości twoje niż wino.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Ó by mne políbil políbením úst svých; nebo lepší jsou milosti tvé nežli víno.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.O da bi me poljubil z ust svojih poljubom! ker ljubezen tvoja je boljša nego vino.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.¡Oh, que él me besara con los besos de su boca! Mejor que el vino es tu amor
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Oj, aby ma bozkal bozkom z bozkov svojich úst! Lebo tvoja ľúbosť je lepšia ako víno.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Qu`il me baise des baisers de sa bouche! Car ton amour vaut mieux que le vin,
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Să mă sărute cu sărutările gurii lui! Căci toate desmierdările tale sînt mai bune de cît vinul,
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Ας με φιληση με τα φιληματα του στοματος αυτου. Διοτι η αγαπη σου ειναι καλητερα παρα τον οινον.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Нека ме целуне с целувките на устата си, Защото любовта ти е по-желателна от виното.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.От благовония мастей твоих имя твое – как разлитое миро; поэтому девицы любят тебя.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.ישקני מנשיקות פיהו כי טובים דדיך מיין׃
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.ليقبلني بقبلات فمه لان حبك اطيب من الخمر.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.願 他 用 口 與 我 親 嘴 . 因 你 的 愛 情 比 酒 更 美
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.願 他 用 口與 我 親嘴 . 因 你 的 愛情 比 酒 更美
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.(139:10) Да покроет головы окружающих меня зло собственных уст их.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.(140:10) Que sur la tête de ceux qui m`environnent Retombe l`iniquité de leurs lèvres!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Asupra capului celor ce mă înconjoară să cadă nelegiuirea buzelor lor!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Das Unglück, davon meine Feinde ratschlagen, müsse auf ihren Kopf fallen.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.En cuanto a los que me rodean, la maldad de sus propios labios cubrirá sus cabezas
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod