Ancak, o dudakları onun parmak koydu ve ardından hızla ve sessizce gösterilirUgyanakkor azt megállapítani ujját az ajkára, majd gyorsan és csendben jelezték
Ancak, o dudakları onun parmak koydu ve ardından hızla ve sessizce gösterilir"Wo ist das Frühstück?", Fragte der mittlere der Herren mürrisch die Putzfrau.
Ancak, o dudakları onun parmak koydu ve ardından hızla ve sessizce gösterilirעם זאת, היא הניחה אצבע על שפתיה ואז במהירות ובשקט הצביעו על
Ancak, o dudakları onun parmak koydu ve ardından hızla ve sessizce gösterilirومع ذلك ، وضعت بإصبعها على شفتيها ثم بسرعة وبصمت وأشار إلى
Ancak, o dudakları onun parmak koydu ve ardından hızla ve sessizce gösterilir彼らはグレゴールの部屋に入って来る可能性が下宿。
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.(58:8) вот они изрыгают хулу языком своим; в устах их мечи: „ибо", думают они , „кто слышит?"
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Da, din gura lor ţîşneşte răul, pe buzele lor sînt săbii; căci zic: ,,Cine aude?``
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.De kommer igjen om aftenen, tuter som hunder og løper rundt omkring i byen.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Eis que eles soltam gritos; espadas estão nos seus lábios; porque (pensam eles), quem ouve?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Elke avond komen zij terug en lopen als huilende honden door de stad.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Estenden megjelennek, ordítnak, mint az eb; körüljárják a várost.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Glej, iz ust jim vre hudo, meči so v njih ustnah, kajti: Kdo sliši? pravijo.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.He aquí, profieren con sus bocas; espadas hay en sus labios. Porque dicen: "¿Quién oye?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.He tulevat ehtoolla, ulvovat kuin koirat ja kiertävät kaupunkia.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Kìa , miệng chúng_nó tuôn lời mắng chưởi ; Những gươm ở nơi môi chúng_nó ; Vì chúng_nó rằng : Có ai nghe_đâu ?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Kìa, miệng chúng nó tuôn lời mắng chưởi; Những gươm ở nơi môi chúng nó; Vì chúng nó rằng: Có ai nghe đâu?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.그 입으로 악을 토하며 그 입술에는 칼이 있어 이르기를 누가 들으리요 하나이다
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Navracejí se k večerou, štěkají jako psi, a běhají okolo města.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Nawracają się pod wieczór, a warczą jako psy, i biegają około miasta.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Ritornano a sera e ringhiano come cani, si aggirano per la città
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Se, deres Mund løber over, på deres Læber er Sværd, thi: "Hvem skulde høre det?"
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Siehe, sie plaudern miteinander; Schwerter sind in ihren Lippen: "Wer sollte es hören?"
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Var afton komma de tillbaka, de tjuta såsom hundar och stryka omkring i staden.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Večer sa vracajú, brechajú ako pes a chodia okolo mesta.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Ето, те бълват думи с устата си; Мечове има в устните им, Понеже, думат те: Кой слуша?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.הנה יביעון בפיהם חרבות בשפתותיהם כי מי שמע׃
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.هوذا يبقّون بافواههم. سيوف في شفاههم. لانهم يقولون من سامع.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.他 們 口 中 噴 吐 惡 言 、 嘴 裡 有 刀 、 他 們 說 、 有 誰 聽 見
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.他 們口 中 噴 吐 惡言 、 嘴裡 有 刀 、 他 們說 、 有 誰聽見
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Das Gift war am Glas von j-Cubs Lippen.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Il veleno sul bicchiere veniva dalle labbra di J Cub.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Le poison a été transféré des lèvres de J-Cub au verre!
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.O veneno que estava no copo era dos lábios do J Cub.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Το δηλητήριο ήταν στο ποτήρι από τα χείλια του Τζέι-Καμπ.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Его мартини не был отравлен. Яд на бокале остался от его губ.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.だから警察が来る前に奪いに来たのね
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Älä ole syyttä todistajana lähimmäistäsi vastaan, vai petätkö sinä huulillasi?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Bär icke vittnesbörd mot din nästa utan sak; icke vill du bedraga med dina läppar?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Chớ làm chứng vô cớ nghịch kẻ lân cận mình; Con há muốn lấy môi miệng mình mà phỉnh gạt sao?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Chớ làm_chứng vô_cớ nghịch kẻ lân_cận mình ; Con há muốn lấy môi miệng mình mà phỉnh gạt sao ?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Janganlah menjadi saksi terhadap orang lain tanpa alasan yang patut; janganlah juga berdusta mengenai dia
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.너는 까닭없이 네 이웃을 쳐서 증인이 되지 말며 네 입술로 속이지 말지니라
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.légy bizonyság ok nélkül a te felebarátod ellen; avagy ámítanál-é [valakit] a te ajkaiddal?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Não sejas testemunha sem causa contra o teu próximo; e não enganes com os teus lábios.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Ne bodi brez sile priča zoper bližnjega svojega, in zakaj bi varal z ustnami svojimi?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nebuď svedkom proti svojmu blížnemu, bez príčiny, a čo by si azda navádzal a klamal svojimi rtami?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nebývej svědkem všetečným proti bližnímu svému, aniž lahodně namlouvej rty svými.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Ne témoigne pas à la légère contre ton prochain; Voudrais-tu tromper par tes lèvres?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nie bądź świadkiem lekkomyślnym przeciw bliźniemu swemu, ani czyń łagodnych namów wargami swemi.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Non testimoniare alla leggera contro il tuo prossimo e non ingannare con le labbra
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.No testifiques sin causa contra tu prójimo, ni le engañes con tus labios
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nu vorbi în chip uşuratic împotriva aproapelui tău; ori ai vrea să înşeli cu buzele tale? -
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Sei nicht Zeuge ohne Ursache wider deinen Nächsten und betrüge nicht mit deinem Munde.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Treed niet zomaar op als getuige tegen uw naaste, want een onjuist getuigenis is niet goed.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Vær ikke vidne mot din næste uten årsak! Eller skulde du gjøre svik med dine leber?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Vidn ikke falsk mod din Næste, vær ikke letsindig med dine Læber;
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Μη ησο μαρτυς αδικος κατα του πλησιον σου, μηδε απατα δια των χειλεων σου.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Не бивай свидетел против ближния си без причина, Нито мами с устните си.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Не будь лжесвидетелем на ближнего твоего: к чему тебе обманывать устами твоими?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.אל תהי עד חנם ברעך והפתית בשפתיך׃