dudak ile cümle
dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir dil ve iki dudak,One tongue, and two lips,
Gönlüne tercüman olacak dil ve dudaklar, vermedik mi?One tongue, and two lips,
Propolis ve royal jöle, kozmetik, krem, losyon, tonik ve dudak balsamında kullanılır.Propolis and royal jelly is used in cosmetics, creams, lotions, tonics and lip balms.
Hipodonti dudak damak yarığı olan insanlarda da görülebilir.Hypodontia can also be seen in people with cleft lip and palate.
Eğitmeni adın anlamını sorduğunda, Koko, Dudaklar ruj olarak yanıtladı.When her trainer asked the meaning of the name, Koko answered, Lips lipstick.
Playback (Dudak Senkronizasyonu) ve Diğer TartışmalarLip syncing and other controversies
Ayrıca performans sırasında dudak senkronizasyonu yaptığı için eleştiriler aldı. [1]He also received criticism as he appeared to be lip-syncing during the performance.[41]
Eğlenceler şarkı söyleyebilir, dans edebilir veya dudak senkronizasyonu yapabilir.The entertainers may sing, dance, or lip sync.[citation needed]
Dudaksıl ünsüzler veya labial ünsüzler, bir veya iki dudağın aktif artikülatör olduğu ünsüzlerdir.Labial consonants are consonants in which one or both lips are the active articulator.
Savaş sonrası dönemde, Lirola dudak çubuğu kadınlar arasında popüler hale geldi.During the post-war period, the Lirola lip stick became popular among women.
"Smack" Henderson olarak da bilinir. (dudaklarıyla yaptığı şapır şupur seslerden dolayı). [2] [3]He was often known as "Smack" Henderson (because of smacking sounds he made with his lips).[2][3]
Ağızda, dudaklarda ve yemek borusunda ağrılı yaralar görülür.Painful sores appear on the mouth, lips, and the esophagus.
Yerel efsaneye göre, gölün dibinde altın bir beşikte altın dudaklı bir çocuk yatar.According to local legend, a golden-lips child is lying in a golden crib on the bottom of the lake.
Kiliks Tip A, kıvrılmış veya dirsek dudakları yok; kısa sapın tepesinde bir "şerit" var.Kylix type A, no turned or "offset" lip; a "fillet" at the top of the short stem.
Dudaković, Gradiška yakınlarındaki Orahova köyünde doğdu.Dudaković was born in the village of Orahova near Gradiška.
*kʷ'ın p'ye dudaksallaşmasıLabialization of *kʷ to p
(Süleymanın Meselleri 13:24) Bir aptalın dudakları çekişmeye girer ve ağzı vuruşları çağırır.(Proverbs 13:24) A fool's lips enter into contention, and his mouth calleth for strokes.
Bu lezyon, burunda, kulaklarda, yanaklarda, dudaklarda ve alında görülür.It is seen on the nose, ears, cheeks, lips, and forehead.
Yiyecekleri dikkatle seçmek için etli dudakları ve uzun bir dili olabilirdi.It may have had fleshy lips and a long tongue for carefully selecting food.
Gertrud gelip ölünün dudaklarından öper.Gertrud eilt herbei und küsst den Toten auf die Lippen.
Üst dudakları ikiye bölüktür.Jede Klappe ist zweigeteilt.
Daha sonra burun ve dudak çizildi.Danach folgen die Nase und die Lippen.
Bir gün birlikte yüzmeye gittiklerinde Elio, Oliver'ı dudaklarından öper.Bei einem Ausflug an einen See versucht Elio Oliver zu verführen.
Büyük dudakları var.Elle a de grosses lèvres.
Çok güzel dudaklarınız var.Vous avez de très belles lèvres.
Daha sonra burun ve dudak çizildi.Ensuite, le nez et la lèvre sont dessinés.
Dudaklar beyazdır.Ses lèvres sont blanches.
Bir ara dudaklarından şu sözler dökülüverir: Ah yazı!Et Boisvert dira de ce triptyque: « Il se présente et se lit comme un livre sacré.
16 gün sonra göz kapakları 17. gün bıyıklar ve 20. günden sonra da dudaklar belirir.Les paupières sont apparentes à seize jours, les vibrisses à dix-sept et les lèvres à vingt.
Küçük dudaklar (labia minora), kadın dış üreme organlarından biridir.Les grandes lèvres sont une partie de la vulve, partie externe de l’appareil génital féminin.
Ben dudak okuyamam.No sé leer los labios.
"O seni nerede öptü?" "Dudaklarımdan." " Hayır, demek istediğim, o seni öptüğünde neredeydiniz?"«¿Dónde te besó?» «En los labios.» «No, quiero decir, ¿dónde estabais cuando te besó?»
Erişim tarihi: 17 Haziran 2015. ^ "Elçin Sangu'nun Alacağı Ücret Dudak Uçuklattı!".Consultado el 24 de enero de 2017. «Elçin Sangu'nun Alacağı Ücret Dudak Uçuklattı!».
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.Durante los gritos retraen los labios y las orejas.
İpliksi Siğiller : Özellikle göz kapakları ve dudaklara yakın bölgelerde olurlar.Eurípides la describe con serpientes en la cabeza y ojos centelleantes.
Bu solukluk dudaklarda ya da tırnak yataklarında da izlenebilir.Las llagas también pueden ocurrir en los labios y en la boca.
Üst dudakları ikiye bölüktür.Sus tapas son a doble vertiente.
Dudak parlatıcısı.Delineador de labios.
Diş-dudak ünsüzleri: f, v.Libros: V; VI.
Kuru dudaklarınız varsa, üzerine düzenli olarak kakao yağı koymanızı öneririm.Se hai le labbra secche, ti consiglio di metterti del burro cacao regolarmente.
Benim dudaklarım çatlamış.Ho le labbra screpolate.
O dudaklarını benimkine bastırdı.Premette le sue labbra sulle mie.
Fourchette pirsingi: İç dudakların alt tarafta birleştikleri kısıma takılan pirsing.Fourchette: piercing che consiste nel forare l'unione tra le grandi labbra sul perineo.
Dudaklar beyazdır.Le labbra sono bianche.
Çok geçmeden 3. albümü Dudak Dudağa izledi.E il nuovo Watch 4 ascolta il cuore.
Antik İndus Vadisi Uygarlığı, yüz boyamada ruju dudaklarına sürdüler.Anche le donne nella civiltà della valle dell'Indo usavano abbellirsi, colorandosi le labbra.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.Ha inoltre modificato chirurgicamente anche il naso e le labbra.
Çubuklu balinaların ise fonik dudak yapısı yoktur.Le balene non hanno la struttura delle "labbra foniche".
Bir üst ve alt dudak ile kapatılmıştır.È diviso in Casorzo alto e basso.
Çoğunun dudaklarında bıyıkları bulunur.In molti disegni si vedono anche dei baffi.
Tom Mary'ye geldi ve onu dudaklarından tutkuyla öptü.Том подошёл к Мэри и страстно поцеловал её в губы.
Onu tutkuyla dudaklarından öptü.Он страстно поцеловал её в губы.
Mary beğenmeyerek dudaklarını büzdü.Мэри поджала губы с неодобрением.
Bazı kişiler konuşurken dudaklarını iyi hareket ettirmez.Когда кто-нибудь говорит, у него двигаются только губы.
Dudaklarında hile yoktu.Швов на лбу нет.
Örneğin, modelin dudakları iki pembe çizgi, gözleri ise birkaç siyah fırça darbesi ile şekillendirilmişti.شفاة النموذج كانت عبارة عن خطين ورديين، أما عيناها تتشكل مع عدد قليل من ضربات الشفاة السوداء.
Camlar Şehri'nde Alec, Magnus'ı ailesinin önünde dudaklarından öper ve onlara bir eşcinsel olduğunu söyler.في كتاب مدينة الزجاج قبَّل إليك ماجنوس أمام والديه وكشف لهم أنه مثلي الجنس.
Bu esnada HAL onları duyamasa da, fark ettirmeden dudaklarını okumaktadır."هال" الذي لا يسمعهما يقرأ شفتيهما ويعرف مخططهما.
İç dudakların alt arka uçları genellikle, kıvrımlı deri ile karşıya birleşir.تستتر أذنياه الصغيرتان في كثير من الأحيان تحت الفراء.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Os exercícios de respiração freno-labial podem ser benéficos.