dudak ile cümle
dudak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden doğal cilt renkli bir dudak kalemi alacağım.So I'm going to take a very neutral skin toned lip pencil.
Ama bundan önce, dudaklarını biraz dudak kremiyle nemlendirdim.And what I did first is I moisturized her lips with some lip balm.
Dudak kalemini yediriyorum...I'm going to take and blend out that lip liner.
Ve dudakları gerçekten çok hoş ve dolgun gözküyorlar.And I'm just going to give her a really pretty peach lip.
♫Ve mest olmuşçasına dansederim, çünkü♫ ♫dudaklarım çok ateşli, biliyorum.♫ (Alkışlar)♫ And I dance as if entranced, 'cause I know, ♫ ♫ my lips give so fiery a kiss. ♫ (Applause)
[dudak büker]{scoffs]
Kronik kuru dudaklar gibi ağiz problemlerine birçok doğal ve organik tedaviler vardır.There are so many natural and organic remedies for lip problems like chronic dry lips.
Kronik dudak kuruluğuyla ilgili dediğim gibi daha birçok tedavi yöndemi bulunmaktadır.So there's lots of natural ways of dealing with any number of chronic dry lip problems.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.This is the venue they chose for their fake auditions for an advert for lip balm.
Bu test, orada gördüğün dudak kremleri için.And this is test on some lip balms that we have over here.
Biri bizim ürettiğimiz dudak kremini diğeri de en çok satan markayı sürdü.And we have our own lip balm, and we have a leading brand.
Tamam şimdi dudaklarını ileri doğru uzat ve biraz öne doğru eğil, tamam mı?Okay, now I'm going to ask you to pucker up. Pucker up big and lean in just a little bit, okay?
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.A lush, fresh-lipped blond, skin glowing gold, sprawls there, resplendent.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.It happened, as she continued praying before Yahweh, that Eli saw her mouth.
O senin ağzını yine gülüşle, Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.He will still fill your mouth with laughter, your lips with shouting.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Your own mouth condemns you, and not I. Yes, your own lips testify against you.
Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.but I would strengthen you with my mouth. The solace of my lips would relieve you.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.who have said, "With our tongue we will prevail. Our lips are our own. Who is lord over us?"
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Keep your tongue from evil, and your lips from speaking lies.
Ya Rab, aç dudaklarımı, Ağzım senin övgülerini duyursun.Lord, open my lips. My mouth shall declare your praise.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Behold, they spew with their mouth. Swords are in their lips, "For," they say, "who hears us?"
Senin sevgin yaşamdan iyidir, Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.Because your loving kindness is better than life, my lips shall praise you.
Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana, Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak.My soul shall be satisfied as with the richest food. My mouth shall praise you with joyful lips,
Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, Ağzımdan çıkan adakları.which my lips promised, and my mouth spoke, when I was in distress.
Ağzından çıkan bütün hükümleri Dudaklarımla yineliyorum.With my lips, I have declared all the ordinances of your mouth.
Dudaklarımdan övgüler aksın, Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun.Let my lips utter praise, for you teach me your statutes.
Yılan gibi dillerini bilerler, Engerek zehiri var dudaklarının altında. _iSelaThey have sharpened their tongues like a serpent. Viper's poison is under their lips. Selah.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.As for the head of those who surround me, let the mischief of their own lips cover them.
Ya RAB, ağzıma bekçi koy, Dudaklarımın kapısını koru!Set a watch, Yahweh, before my mouth. Keep the door of my lips.
Yalan çıkmasın ağzından, Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden.Put away from yourself a perverse mouth. Put corrupt lips far from you.
Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.that you may maintain discretion, that your lips may preserve knowledge.
Zina eden kadının bal damlar dudaklarından, Ağzı daha yumuşaktır zeytinyağından.For the lips of an adulteress drip honey. Her mouth is smoother than oil,
Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.For my mouth speaks truth. Wickedness is an abomination to my lips.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.He who hides hatred has lying lips. He who utters a slander is a fool.
Doğru kişinin dudakları söylenecek sözü bilir, Kötünün ağzındansa sapık sözler çıkar.The lips of the righteous know what is acceptable, but the mouth of the wicked is perverse.
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Lying lips are an abomination to Yahweh, but those who do the truth are his delight.
Ahmağın sözleri sırtına kötektir, Ama bilgenin dudakları kendisini korur.The fool's talk brings a rod to his back, but the lips of the wise protect them.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.The lips of the wise spread knowledge; not so with the heart of fools.
Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır.The heart of the wise instructs his mouth, and adds learning to his lips.
Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler, Yalancı da yıkıcı dile kulak verir.An evildoer heeds wicked lips. A liar gives ear to a mischievous tongue.
Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa, Soyluya da yalancı dudaklar hiç yakışmaz.Arrogant speech isn't fitting for a fool, much less do lying lips fit a prince.
Akılsızın dudakları çekişmeye yol açar, Ağzı da dayağı davet eder.A fool's lips come into strife, and his mouth invites beatings.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.A fool's mouth is his destruction, and his lips are a snare to his soul.
İnsanın karnı ağzının meyvesiyle, Dudaklarının ürünüyle doyar.A man's stomach is filled with the fruit of his mouth. With the harvest of his lips he is satisfied.
Bol bol altının, mücevherin olabilir, Ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir.There is gold and abundance of rubies; but the lips of knowledge are a rare jewel.
Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, Onlar hep hazır olsun dudaklarında.For it is a pleasant thing if you keep them within you, if all of them are ready on your lips.
Dudakların doğru konuştuğunda Gönlüm de coşar.yes, my heart will rejoice, when your lips speak what is right.
Çünkü yürekleri zorbalık tasarlar, Dudakları belalardan söz eder.for their hearts plot violence, and their lips talk about mischief.
Dürüst yanıt Gerçek dostluğun işaretidir. ‹‹Dürüst yanıt veren dudakları öper.››An honest answer is like a kiss on the lips.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Don't be a witness against your neighbor without cause. Don't deceive with your lips.
Okşayıcı dudaklarla kötü yürek, Sırlanmış toprak kaba benzer.Like silver dross on an earthen vessel are the lips of a fervent one with an evil heart.
Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün, Kendi dudakların değil, yabancı övsün.Let another man praise you, and not your own mouth; a stranger, and not your own lips.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Let him kiss me with the kisses of his mouth; for your love is better than wine.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.But he will speak to this nation with stammering lips and in another language;
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.My words shall be of the uprightness of my heart: and my lips shall utter knowledge clearly.
Bir dil, iki dudak?One tongue, and two lips,
Bir dil ve iki dudak?One tongue, and two lips,
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?Did We not give him two eyes,
Ve bir dille iki dudak?One tongue, and two lips,
Bir ayetle yüzyüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar.When they see a sign, they laugh at it,