Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.Gromadźcie się w modlitwie, silnej, a przy tym łagodnej.
Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.서로 꼭 껴안으세요. 강력하지만 온화한 기도를 통해서요.
Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.Păstraţi-vă unii pe alţii aproape prin rugăciuni puternice, dar totuşi blânde.
Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.Restiamo uniti con preghiere, potenti ma delicate.
Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.Tenez-vous proches les uns des autres à travers la prière, puissante, et à la fois douce.
Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.ועשו את הדבר הקטן הזה. לא יהיו עוד מלחמות.
Birbirinize güçlü ama yumuşak dualar sayesinde yakın durun.واقتربوا من بعضكم البعض بواسطة الإيمان والقوة والتسامح
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.A la vez, prepárame también alojamiento, pues espero que mediante vuestras oraciones yo os sea concedido
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Al tempo stesso preparami un alloggio, perché spero, grazie alle vostre preghiere, di esservi restituito
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.A mezi tím připraviž mi také hospodu; neboť naději mám, že k modlitbám vašim budu vám navrácen.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.A zároveň mi aj prihotov hospodu, lebo sa nadejem, že vašimi modlitbami budem vám darovaný.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Daneben bereite mir die Herberge; denn ich hoffe, daß ich durch euer Gebet euch geschenkt werde.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.E ao mesmo tempo, prepara-me também pousada, pois espero que pelas vossas orações hei de ser concedido.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Egyúttal pedig készíts nékem szállást; mert reménylem, hogy a ti imádságaitokért néktek ajándékoztatom.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.En même temps, prépare-moi un logement, car j`espère vous être rendu, grâce à vos prières.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.오직 너는 나를 위하여 처소를 예비하라 너희 기도로 내가 너희에게 나아가게 하여 주시기를 바라노라
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Lisäksi vielä: valmista minulle maja luonasi; toivon näet, että minut rukoustenne kautta lahjoitetaan teille.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Men med det samme bered også Herberge for mig; thi jeg håber, at jeg ved eders Bønner skal skænkes eder.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Nhân thể hãy liệu sắm nhà trọ cho tôi, vì tôi mong rằng nhờ anh em cầu nguyện, sẽ được trở về cùng anh em.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Nhân_thể hãy liệu sắm nhà_trọ cho tôi , vì tôi mong rằng nhờ anh_em cầu_nguyện , sẽ được trở_về cùng anh_em .
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Og gjør dessuten herberge i stand for mig; for jeg håper at jeg ved eders bønner skal bli gitt eder.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Zaraz mi też i gospodę zgotuj; albowiem spodziewam się, iż wam przez modlitwy wasze darowany będę.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Zraven tega pa mi pripravi tudi stanovanje; kajti upam, da vam bom podarjen po molitvah vaših.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Ενταυτω δε ετοιμαζε μοι και καταλυμα επειδη ελπιζω οτι δια των προσευχων σας θελω χαρισθη εις εσας.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.А вместе приготовь для меня и помещение; ибо надеюсь, что по молитвам вашим я буду дарован вам.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.А когато въвежда Първородния във вселената, казва: – "И поклонете се Нему, всички Божии ангели".
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.Разом же наготов менї і господу, надіюсь бо, що молитвами вашими буду дарований вам.
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.ועם זה גם תכין לי בית מלון כי אקוה אשר אנתן לכם על ידי תפלותיכם׃
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.ومع هذا اعدد لي ايضا منزلا لاني ارجو انني بصلواتكم سأوهب لكم
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.此 外 你 還 要 給 我 豫 備 住 處 、 因 為 我 盼 望 藉 著 你 們 的 禱 告 、 必 蒙 恩 到 你 們 那 裡 去
Bu arada bana kalabileceğim bir yer hazırla. Çünkü dualarınız aracılığıyla sizlere bağışlanacağımı umuyorum.此外 你 還要給 我 豫備住處 、 因為 我 盼望 藉著 你 們 的 禱告 、 必 蒙恩 到 你 們 那 裡去
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Het kan door intimiteit, door vriendschap, door gebed, een natuurwandeling.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.기도를 통해 자연속에서 일하는 것을 통해 그것을 할 수 있습니다.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Lo podemos hacer a través de la intimidad a través de la amistad, la oración, las caminatas en la naturaleza.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Môžeme to získať cez intimitu, cez priateľstvo, modlitbu, cez prechádzku v prírode.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Możemy to osiągnąć przez intymność, przez przyjaźń, przez modlitwę, przez podziwianie przyrody.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Můžeme to získat intimitou, přátelstvím, modlitbou, procházkou v přírodě.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Podemos fazê-lo através da intimidade, da amizade, da oração, de caminhar na natureza.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Possiamo farlo attraverso l'intimità, attraverso l'amicizia, la preghiera, camminando in mezzo alla natura.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Putem s-o realizăm cu ajutorul intimității, prin prietenie, prin rugăciune, prin plimbări în natură.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Ta có thể thỏa mãn nó thông qua sự thân mật, qua tình bạn, qua lời cầu nguyện, đi bộ trong thiên nhiên.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Wir können es durch Intimität tun, durch Freundschaft, durch Gebete, durch Wanderungen in der Natur.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Ми можемо досягти цього через інтимність, через дружбу, молитву, прогулянки на природі.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.Може да я получим чрез интимност, чрез приятелство, молитва, разходка в природата.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.דרך חברות, דרך תפילה, דרך הליכה בטבע.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.او الصداقة, او الصلاة, أو من خلال المشى و التأمل في الطبيعة.
Bunu içtenlikle, arkadaşlıkla, dualarla, doğada gezinerek yapabiliriz.どれもうまくいかなかったら 犬を飼いましょう
"Burada ekmek var! Tanrım dualarımı kabul ettin.Dio, hai risposto alle mie preghiere.
"Burada ekmek var! Tanrım dualarımı kabul ettin. Sorumu cevapladın.""빵이 왜 여기에! 하느님, 제 기도를 들어주셨군요. 당신께서 응답해주셨군요!"
"Burada ekmek var! Tanrım dualarımı kabul ettin. Sorumu cevapladın.""יש לחם! אלוהים, נענית לתחנוני. ענית לשאלתי."
"Burada ekmek var! Tanrım dualarımı kabul ettin. Sorumu cevapladın."وقال " انه خُبز , لقد سمع الله ندائي لقد سمع الله دعائي "
"Burada ekmek var! Tanrım dualarımı kabul ettin. Sorumu cevapladın."そしてパンを手に持ち、家に帰ります
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.Car je sais que cela tournera à mon salut, grâce à vos prières et à l`assistance de l`Esprit de Jésus Christ,
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.for jeg vet at dette skal bli mig til frelse ved eders bønn og Jesu Kristi Ånds hjelp,
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.Gdyż wiem, iż mi to wynijdzie na zbawienie przez modlitwę waszę i pomoc Ducha Jezusa Chrystusa,
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.이것이 너희 간구와 예수 그리스도의 성령의 도우심으로 내 구원에 이르게 할줄 아는고로
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.lebo viem, že mi to bude na spásu skrze vašu prosbu a napomáhanie Ducha Ježiša Krista
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.Neboť vím, že mi to přijde k spasení skrze vaši modlitbu a pomoc Ducha Jezukristova,
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.porque sei que isto me resultará em salvação, pela vossa súplica e pelo socorro do Espírito de Jesus Cristo,
Çünkü dualarınızla ve İsa Mesihin Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş getireceğini biliyorum.pues sé que mediante vuestra oración y el apoyo del Espíritu de Jesucristo, esto resultará en mi liberación