Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››a my budeme snažne zotrvávať na modlitbe a v službe slova.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››A my modlitwy i usługi słowa pilnować będziemy.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Còn chúng ta sẽ cứ chuyên lo về sự cầu nguyện và chức vụ giảng đạo.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Còn chúng_ta sẽ cứ chuyên lo về sự cầu_nguyện và chức_vụ giảng đạo .
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Et nous, nous continuerons à nous appliquer à la prière et au ministère de la parole.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Iar noi vom stărui necurmat în rugăciune şi în propovăduirea Cuvîntului.``
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››우리는 기도하는 것과 말씀 전하는 것을 전무하리라 하니
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Mas nós perseveraremos na oração e no ministério da palavra.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Men vi ville holde trolig ved i Bønnen og Ordets Tjeneste."
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Mi pedig foglalatosok maradunk a könyörgésben és az ígehirdetés szolgálatában.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Mutta me tahdomme pysyä rukouksessa ja sanan palveluksessa."
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››My pak modlitby a služby slova Páně pilni budeme.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Noi, invece, ci dedicheremo alla preghiera e al ministero della parola»
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››sebab kami mau berdoa dan memberitakan perkataan Allah saja.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››vi derimot vil holde ved i bønnen og ordets tjeneste.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Vi skola då helt få ägna oss åt bönen och åt ordets tjänst.»
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Wijzelf zullen al onze tijd besteden aan het bidden, het spreken in het openbaar en het onderwijzen."
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Wir aber wollen anhalten am Gebet und am Amt des Wortes.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Y nosotros continuaremos en la oración y en el ministerio de la palabra
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››ημεις δε θελομεν εμμενει εν τη προσευχη και τη διακονια του λογου.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››а мы постоянно пребудем в молитве ислужении слова.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››А ние ще постоянствуваме в молитвата и в служение на словото.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Ми ж у молитві і в служенню слова пробувати мем.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››ואנחנו נשקד על התפלה ועל שמוש הדבר׃
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››واما نحن فنواظب على الصلاة وخدمة الكلمة.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››但 我 們 要 專 心 以 祈 禱 傳 道 為 事
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››但 我 們 要 專心 以 祈禱傳 道 為事
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Deci, suntem dualiști înnăscuți.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Donc nous sommes des dualistes de naissance.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Então somos dualistas inatos.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Jsme od přírody dualisté.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.우리는 타고난 이원론자들입니다.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Olemme synnynnäisiä dualisteja.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Så vi är naturligt dualistiska.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Så vi er naturlig-fødte dualister.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Siamo dei dualisti nati,
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Sme prirodzene narodení dualisti.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Somos dualistas por naturaleza.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Tak więc, jesteśmy urodzonymi dualistami.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Tehát született dualisták vagyunk.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Vậy nên chúng ta bẩm sinh không suy nghĩ dựa vào thực tế.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.We zijn geboren dualisten.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Wir werden als Dualisten geboren.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Άρα είμαστε γεννημένοι δυιστές.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.И така ние сме родени дуалисти.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.Итак, мы все являемся нативными дуалистами.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.אז אנחנו דואליסטים מבטן ומלידה.
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.اذن نحن اثنينيون بالفطرة (الايمان ان الانسان ذو جسد و روح)
Bizler, doğuştan gelen düalistleriz.エージェント性が作用しているので
-Biz sadece insanız. Pek çok şey için dua ederiz.-Siamo solo esseri umani,preghiamo per ogni cosa
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Allora, dopo aver digiunato e pregato, imposero loro le mani e li accomiatarono
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Alors, après avoir jeûné et prié, ils leur imposèrent les mains, et les laissèrent partir.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Atunci, după ce au postit şi s'au rugat, şi-au pus mînile peste ei, şi i-au lăsat să plece.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Då fastade de och bådo och lade händerna på dem och läto dem begiva sig åstad.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Da fastede de og bade og lagde Hænderne på dem og lode dem fare.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Da fasteten sie und beteten und legten die Hände auf sie und ließen sie gehen.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Ðã kiêng ăn và cầu nguyện xong, môn đồ bèn đặt tay trên hai người, rồi để cho đi.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Ðã kiêng ăn và cầu_nguyện xong , môn_đồ bèn đặt tay_trên hai người , rồi để cho đi .
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Da lot de dem dra ut efterat de hadde fastet og bedt og lagt hendene på dem.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Então, depois que jejuaram, oraram e lhes impuseram as mãos, os despediram.