Sana dua ettim.I prayed for you.
İnsanlar dua etmek için neden diz çöküyorlar?Why do people kneel down to pray?
Dua ettim.I prayed.
Dua etmek dışında yapacak hiçbir şey yok.There is nothing more to do except to pray.
Hepimiz yağmur için dua ediyoruz.We're all praying for rain.
Ben dua ediyordum.I was praying.
Fadıl, duanın gücünün sorunlarını çözeceğine inandı.Fadil believed the power of prayer would solve his problems.
Tanrılara dua edelim.Let us pray to the gods.
Leyla af dilemek için dua etti.Layla prayed for forgiveness.
Dua edin!Pray!
Dua edelim.Let us pray.
Tanrıya dua etmeliyiz.We must pray to God.
Tom, Xbox One denetimcisini DualShock 4'ün üstünde tercih ediyor.Tom prefers the Xbox One controller over the DualShock 4.
Müslümanlar Allah'a dua eder.Muslims pray to God.
Ben dua ediyorum.I'm keeping my fingers crossed.
Sami dua etmeye devam etti.Sami continued praying.
Tom birisi için dua ediyor.Tom is keeping his fingers crossed.
Tom, Tanrı'nın rehberliği için dua etti.Tom prayed for God's guidance.
Tom, Allah'ın yardımı için dua etti.Tom prayed for God's help.
Sami, Leyla'nın güvenli dönüşü için dua etti.Sami prayed for Layla's safe return.
Sami dualarımın cevabıydı.Sami was the answer to my prayers.
Sami dualarıma cevaptı.Sami was the answer to my prayers.
Peder Tom, eski şapelde dua ediyor.Father Tom is praying in the old chapel.
Sami, Leyla için dua etti.Sami prayed for Layla.
Sami'nin duaları cevaplandı.Sami's prayers were answered.
Tom için dua ettim.I prayed for Tom.
Tom ve Mary birlikte dua etti.Tom and Mary prayed together.
Tom'un duası kabul oldu.Tom's prayer was answered.
Tom'un duası kabul olmuştu.Tom's prayer was answered.
Tom'un duası gerçekleşti.Tom's prayer was answered.
Tom'un duasına icabet edildi.Tom's prayer was answered.
Leyla Müslüman bir koca bulmak için dua ediyordu.Layla was praying for a Muslim man.
Sami Allah'a dua ediyor.Sami prays to Allah.
Sami henüz dua etmedi.Sami hasn't prayed yet.
Sami ve Leyla birlikte dua ettiler.Sami and Layla prayed together.
Sami dua etmeyi bilmiyor.Sami doesn't know how to pray.
Sami nasıl dua edileceğini bilmiyor.Sami doesn't know how to pray.
Sami ve Leyla birlikte dua ediyorlar.Sami and Layla pray together.
Yapabildiğimiz sadece Tom için dua etmekti.Praying for Tom was all we could do.
Elimizden tek gelen Tom'a dua etmekti.Praying for Tom was all we could do.
İnsanları dua ederken öldürmek akla gelebilecek en alçakça şey.Killing people while they pray is the lowest thing imaginable.
Dua etmedim.I haven't prayed.
Dualarını okudular.They said their prayers.
Dua edip Tanrı'dan yardım istedi.He prayed to God for help.
Yardım etmesi için Allah'a dua etti.She prayed to God for help.
Dua edelim o çabuk öğrenen biri çıksın.Let's pray he turns out to be a fast learner.
Dua edelim de çabuk kavrayan biri çıksın.Let's pray he turns out to be a fast learner.
Gunter, Amelia'yı bir daha asla görmemesi için dua etti.Gunter prayed he would never see Amelia again.
Karl dua etmeye başladı.Karl started to pray.
Şüphesiz rabbim, gerçekten duayı işitendir.''Lord of All, Hear Our Prayer (ed.)
Yahudiler, her nerede olurlarsa olsunlar, şehrin yeniden kurulması için dua ettiler."Jews, wherever they were, prayed for its restoration".
"Türkiye ve Balkanlarda, Folklor Duayenimiz Emin Bektóre"."Türkiye ve Balkanlarda, Folklor Duayenimiz Emin Bektóre".
Bu benim gelecek için edeceğim dua olurdu." dedi.That would be my prayer for the future."
Vokatif hâli ayrıca dualarda kullanılmaktadır; örneğin "Отче наш!"The vocative is also used in prayers: "Отче наш!"
Haydi hepimiz zaman ayırıp Charles Criscenzo ve Charlie Prow için dua edelim.Let's all just take a moment to say a prayer for Charles Criscenzo and Charlie Prow.
Şüphe yok ki İbrahim, çok ağlayıp dua eden, insanlara fazlasıyla merhamet eden bir zattı.''The Quran mentions that Abraham prayed for wisdom and later received it.
Sadece gidip mezarlıkta diğer dileyen tüm Rus halkın da yapabileceği gibi dua edebilirler.".They can only go and pray at the grave, as can any other Russian, who so wishes".
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.I pray I don't work with them again."
Babasının yanına gidip onun yanında olmak istemesine rağmen tek yapabildiği dua edebilmekti.Even though she wants to go to her father's side, she could only pray.
"Dual Blades Review" (İngilizce)."Dual Blades Review".