Böylece hem komik hem de dramatik unsurlar ekleyebilecektik" diye konuştu.Mi ha impedito di giocare i grandi ruoli drammatici o tragici".
Sıradaki, saganın en dramatik dövüşüdür.Segue la più drammatica delle battaglie della saga.
Edebiyat ehlileri bu ilginç ve dramatik öyküsünü çok yüksek değerlendirdiler.Знатоки литературы очень высоко оценили эту интересную и драматическую повесть.
Aynı zamanda yılbaşından beri ekonomik durum dramatik olarak kötüleşmeye başladı.Кроме того в начале года ситуация в экономике резко ухудшилась.
Birkaç ay sonra, ancak, durumu dramatik bir şekilde değişti.Спустя несколько месяцев после выставки ситуация драматически изменилась.
Dramatik bir şiirdir.Драматическое стихотворение.
Sibirya'nın iklimi dramatik olarak farklıdır.Поэтому графика сиквела кардинально отличается.
Filmin dramatik anlaşmazlıkları da bu beklentiler üzerine kurulmuştur.Противоречивое впечатление от фильма создаётся и другими обстоятельствами.
Ancak sonuç dramatik oldu.Финал получился драматичным.
10 yaşındayken sahneye çıktı, 13 yaşında Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi 'ne girdi.В возрасте 15 лет поступила в Королевскую Академию Драматических Искусств в Лондоне.
Bu sistem, işlemler arası iletişim sistemini dramatik olarak daha yüksek performans ile uygulayacaktı.А для этого требовалось иметь идеально работающую систему оперативной связи.
Hiç beklenmedik bir olay durumu dramatik olarak değiştirdi.Ситуацию резко изменила одна случайность.
Bu nedenle İngiliz gemileriyle taşınan köle sayısı dramatik bir şekilde artmıştır.Размеры кораблей по сравнению с Британским заказом были несколько увеличены.
Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde 3 sene boyunca eğitim gördü.Три года учился в Королевской академии драматического искусства.
Son otuz yıldır Çin'de yoksulluğun azaltılmasındaki dramatik ilerleme çok iyi bilinmektedir.Тем не менее, еще около тридцати лет темпы экономического роста в Китае были достаточно медленными.
Savaştan sonra Silvio d'Amico Dramatik Sanatlar Akademisi'nde okudu.Однако затем поступила в школу драматического искусства Сильвио д’Амико.
Bu politikanın etkisi dramatik olmuştur.وكان تأثير هذه السياسة المثيرة.
Dizi, bir kızın dramatik hayatı üzerine kurgulanmıştır.من هنا، يمكنني القول إن المسرحية امتلكت حياتها الدرامية الخاصة بها..
Dramatik tenorde benzeri ile donatılmış olsa da daha çok Fransız ve İtalyan operasıyla eşleştirilir.بالإضافة إلى تطويره لهيكل المقطوعة الحالمة، استلهم انغام الأوبرا الإيطالية والفرنسية.
Daha sonra Tahran'da Dramatik Sanatlar Enstitüsü'nde eğitim gördü.وبعد فترة وجيزة قامت جامعة طهران مشروعاً مماثلاً.
Bunun en uç örneklerinden biri, dramatik eserleri arasında olan 1969 tarihli Soluk'tur.من أكثر ما يمثلها مسرحية "التنفس" Soluk عام 1969 والتى كانت من بين الأعمال الدراميه.
1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra dramatik bir büyüme yaşamıştır.وقد شهدت نموًا هائلاً بعد تأسيس جمهورية الصين الشعبية في عام 1949م.
Savaştan sonra Silvio d'Amico Dramatik Sanatlar Akademisi'nde okudu.Depois da guerra, ele estudou ainda na Academia de Artes Dramáticas Silvio d'Amico.
Kalkanın üzerindeki kırmızı rengi Kırım'ın dramatik ve kahramanca tarihini simgeler.A cor vermelha do escudo simboliza a história dramática e heroica da Crimeia.
Crew Amerikan Dramatik Sanatlar Akademisinden mezun olmuştur.Crew participou da Academia Americana de Artes Dramáticas.
Hugo Ödülleri'nde de En İyi Dramatik Sunum dalında aday oldu.Também ganhou o Prêmio Hugo de melhor apresentação dramática.
Tüm bunların tersine, sömüren sınıfın tarafında dramatik değişiklikler gerçekleşmedi.Apesar do susto, nada de grave aconteceu com a apresentadora.
Daha sonra Tahran'da Dramatik Sanatlar Enstitüsü'nde eğitim gördü.Mais tarde ele estudou no Instituto de Artes Dramáticas, também no Teerã.
Birkaç ay sonra, ancak, durumu dramatik bir şekilde değişti.Com o surgimento da Missão, no entanto, a situação mudou dramaticamente.
Ayrıca Wilhelm Grimm dramatik masallar da yayımlamıştır.Também escreveu o humorístico Treme Treme.
Birkaç ay sonra, ancak, durumu dramatik bir şekilde değişti.Twee minuten nadien veranderde de situatie echter dramatisch.
Dramatik bir melodisi vardır ve sadece 24 adet Norveççe kelime içerir.Nocturne was voor het grootste gedeelte instrumentaal, het bevatte slechts 24 Noorse woorden.
Yapıt 1950'lerde Teksas'ta yaşayan bir ailenin dramatik öyküsünü işlemektedir.De film vertelt het verhaal van een eenvoudige werkende vrouw in Londen in 1950.
Binanın dramatik stili, yapım döneminde tartışmalara sebep olmuştur.Het moderne ontwerp van het gebouw was erg controversieel tijdens de bouw.
Ancak sonuç dramatik oldu.Dit resulteerde zich dramatisch.
Ayrıca Kress; House, Standoff ve Without A Trace'de dramatik rollerde oynadı.Ook heeft hij in series als House, Standoff, Without a Trace en True Jackson, VP gespeeld.
Hugo Ödülleri'nde de En İyi Dramatik Sunum dalında aday oldu.De Hugo Award voor Best Dramatic Presentation.
Filmin klasik bir dramatik örgüsü yoktur.Er bestaat theater zonder drama.
Gündüz Güzeli 1967 Fransa İtalya ortak yapımı erotik dramatik filmdir.Signore e signori, buonanotte is een Italiaanse filmkomedie uit 1976.
Bu politikanın etkisi dramatik olmuştur.De gevolgen van deze actie zijn echter dramatisch.
Bazıları bunu dramatik kavis olarak adlandırır.Men noemt dit een faneritische textuur.
Dramatik, epik ve liriğin yanı sıra üçüncü esaslı edebi türdür.De epiek is, naast de lyriek en de dramatiek, een van de hoofdvormen van de literatuur.
Birkaç ay sonra, ancak, durumu dramatik bir şekilde değişti.W kilka jednak minut później sytuacja zmieniła się radykalnie.
Edie Von Keet: Yetenekli bir oyuncu olan süslü, dramatik bir muhabbet kuşu.Edie Von Keet – fantazyjna papużka, która jest utalentowaną aktorką.
Dramatik bir şiirdir.Poemat dramatyczny.
Paris'te doğdu, 19 yaşındayken Dramatik sanatlar merkezi de la rue Blanche 'a girdi.Mając dziewiętnaście lat podjął studia na Centre d’Art Dramatique de la rue Blanche.
Savaştan sonra Silvio d'Amico Dramatik Sanatlar Akademisi'nde okudu.Po wojnie studiował na Accademia Nazionale di Arte Drammatica Silvio D'Amico.
Lakin izleyici söz konusu anlatı türünün trajik, dramatik ya da komik mi olduğunu anlayabilir.Widzowie mogli go dostrzec w komediodramacie Czy jestem piękna?
Hiç beklenmedik bir olay durumu dramatik olarak değiştirdi.Wszystko nagle zmienia tragiczny wypadek.
Bu arada mahallede dramatik bir gelişme olur.W okresie międzywojennym nastąpił znaczny rozwój dzielnicy.
Dramatik bir şiirdir.Dramatisk dikt.
Başkalarının Hayatı (Özgün adı: Das Leben der Anderen), 2006 Almanya yapımı dramatik dönem filmidir.De andras liv, originaltitel Das Leben der Anderen, är en tysk film från 2006.
Ancak sonuç dramatik oldu.Loppet blev dramatiskt.
Onu vokal aralığı dramatik mezzo-soprano.Rollen sjungs av en mezzosopran.
8. yüzyıldan itibaren İmparatorluk ekonomisi dramatik bir şekilde gelişti.Decennierna före år 300 genomgick det romerska riket en dramatisk förändring.
Oyun iyi karşılandı ve Stockholm'deki Kraliyet Dramatik Tiyatrosu'nda sahnelendi.Pjäsen mottogs väl, och sattes upp på Kungliga Dramatiska Teatern i Stockholm.
Dramatik bir şiirdir.Драматична поема.
Bu gerçekten dramatik bir zaman.”.Це просто невдалий момент.».
Birkaç ay sonra, ancak, durumu dramatik bir şekilde değişti.Невдовзі, однак, ситуація радикально змінилась.
Onu vokal aralığı dramatik mezzo-soprano.Голос: лірико-драматичне сопрано.