Ana içeriğe geç
Sözlük

doymuş ile cümle

doymuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Das ist Cueva de Villa in Tabasco, Mexiko, und diese Höhle ist mit Schwefelsäure gesättigt.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Dit is Cueva de Villa Luz in Tabasco, in Mexico. Deze grot is verzadigd met zwavelzuur.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Il s'agit de Cueva de Villa Luz à Tabasco au Mexique, et cette caverne est saturée d'acide sulfurique.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Je to Cueva de Villa Luz v Tabascu, v Mexiku, a táto jaskyňa je presýtená kyselinou sírovou.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Questa è Cueva de Villa Luz in Tabasco, in Mexico, e questa caverna è satura di acido solforico.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Se llama Cueva de Villa Luz, en Tabasco, México, y esta cueva está saturada de ácido sulfúrico.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Това е Куева де Вила Луз в Табаско, в Мексико, а тази пещера е наситена със сярна киселина.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Это Cueva de Villa Luz в Табаско, в Мексике, и эта пещера насыщена серной кислотой.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.זו "קובאה דה וילה לוס" בטבסקו, מקסיקו והמערה הזו ספוגה בחומצה גופריתית
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.هذا هو "كويفا دي فيلا لوز" في مدينة تباسكو ، في المكسيك ، وهذا الكهف مشبعٌ بحامض الكبريتيك.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.洞窟内は硫酸が充満しています 火山やこの洞窟を形成する
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Če bi ga lahko vsak dan videl, bi bil verjetno sit, tudi če ne bi nič pojedel.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Daca reusesc sa-ti vad fata zambitoare in fiecare zi, probabil m-as simti plin, chiar si fara mancare.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Om jag får se ditt leende ansikte varje dag, så kommer jag vara mått även om jag inte har ätit mat.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Se avessi l'occasione di vederti ogni giorno, probabilmente mi sentirei pieno anche senza mangiare.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Wenn ich dein lächelndes Gesicht jeden Tag sehe, würde ich wahrscheinlich voll sein ohne dass ich was esse.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Αν μπορούσα να το βλέπω καθημερινά, μάλλον θα ένιωθα πλήρης ακόμα κι αν δεν έτρωγα τίποτα.
Eğer her gün gülümseyen yüzünü görürsem, Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Если бы я видел твое улыбающееся лицо каждый день, вероятно, был бы сыт, даже ничего не съев.
Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Aku mungkin kenyang terus meskipun tidak makan.
Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Mình sẽ no mà chẳng cần ăn.
Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.Prawdopodobnie będę pełny nawet jeśli nic nie będę jadł.
Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum..הייתי מרגיש מלא, למרות שלא אכלתי
Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.على أرجح سأكون شبعان حتى لو لم أكل
Herhalde yemek yemesem bile doymuş olurum.何だ?
İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.이 문제를 다뤘고 해결을 위해 골몰했습니다.
İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.Tôi phải miệt mài tìm cách giải quyết.
İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.בנושא זה, והייתי מעורה עמוקות בנושא הזה.
İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.عن هذا الملف، وكنت منغمسا جدا في هذه القضايا.
İngiliz başmüzakerecisiydim ve konuya doymuş durumdaydım.没頭しました とにかく
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.A tak dokonal Abrahám a zomrel v dobrej starobe, starý a sýty veku, a bol pripojený k svojmu ľudu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.E Abraão expirou, morrendo em boa velhice, velho e cheio de dias; e foi congregado ao seu povo.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I skonal a umřel Abraham v starosti dobré, stár jsa a plný dnů; a připojen jest k lidu svému.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I ustawając umarł Abraham w starości dobrej, zeszły w leciech, i syty dni; i przyłączon jest do ludu swego.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.kimúlék és meghala Ábrahám, jó vénségben, öregen és betelve az [élettel], és takaríttaték az õ népéhez.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.그가 수가 높고 나이 많아 기운이 진하여 죽어 자기 열조에게로 돌아가매
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình , tắt_hơi , được qui về nơi tổ_tông .
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình, tắt hơi, được qui về nơi tổ tông.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Poi Abramo spirò e morì in felice canizie, vecchio e sazio di giorni, e si riunì ai suoi antenati
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Potem izdahne in umre Abraham v lepi starosti, star in dni svojih sit; in je bil zbran k ljudstvu svojemu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Så opgav Abraham ånden og døde i en god alderdom, gammel og mett av dager, og han blev samlet til sine fedre.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.så udåndede han. Og Abraham døde i en god Alderdom, gammel og mæt af Dage, og samledes til sin Slægt.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Y falleció Abraham en buena vejez, anciano y lleno de años, y fue reunido a su pueblo
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Και εκπνευσας απεθανεν ο Αβρααμ εν γηρατι καλω, γερων και πληρης ημερων και προσετεθη εις τον λαον αυτου.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.И Авраам издъхна, като умря в честита старост, стар и сит от дни ; и прибра се при людете си.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.и скончался Авраам, и умер в старости доброй, престарелый и насыщенный жизнью , и приложился к народу своему.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.ויגוע וימת אברהם בשיבה טובה זקן ושבע ויאסף אל עמיו׃
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.واسلم ابراهيم روحه ومات بشيبة صالحة شيخا وشبعان اياما وانضمّ الى قومه.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞 伯 拉 罕 壽 高 年 邁 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞伯拉罕 壽 高 年 邁 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那裡
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.E Isaac falleció y fue reunido con su pueblo, anciano y lleno de años. Y sus hijos Jacob y Esaú lo sepultaron
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.이삭이 나이 많고 늙어 기운이 진하매 죽어 자기 열조에게로 돌 아가니 그 아들 에서와 야곱이 그를 장사하였더라
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.ויגוע יצחק וימת ויאסף אל עמיו זקן ושבע ימים ויקברו אתו עשו ויעקב בניו׃
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.فاسلم اسحق روحه ومات وانضمّ الى قومه شيخا وشبعان اياما. ودفنه عيسو ويعقوب ابناه
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.以 撒 年 紀 老 邁 、 日 子 滿 足 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡 . 他 兩 個 兒 子 以 掃 雅 各 把 他 埋 葬 了
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.以撒 年 紀 老邁 、 日子 滿足 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那 裡 . 他兩個兒子 以 掃雅各 把 他 埋葬 了
Miselyum öbeği de petrole doymuştu.6週間後に戻って
Miselyum öbeği de petrole doymuştu.Grzybnia nasyca się ropą.
Miselyum öbeği de petrole doymuştu.Jadi miselium itu menjadi jenuh dengan minyak,
Miselyum öbeği de petrole doymuştu.이렇게 해서 균사체들은 기름에 젖어들기 시작했습니다.
Miselyum öbeği de petrole doymuştu.Mycélium sa postupne nasýti ropou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod