Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Dödsriket och avgrunden kunna icke mättas; så bliva ej heller människans ögon mätta.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Dødsriket og avgrunnen blir ikke mette, og menneskenes øine blir heller ikke mette.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.După cum locuinţa morţilor şi adîncul nu se pot sătura, tot aşa nici ochii omului nu se pot sătura. -
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.El Seol y el Abadón nunca se sacian; así nunca se sacian los ojos del hombre
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Grob [Hebr. šeol.] in poguba se ne nasitita, tudi oči človeške se ne nasitijo.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Hel en verderf zijn nooit te verzadigen; datzelfde geldt voor de verlangens van een mens.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Hölle und Abgrund werden nimmer voll, und der Menschen Augen sind auch unersättlich.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.int] a sír és a pokol meg nem elégednek, [úgy] az embernek szemei meg nem elégednek.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.음부와 유명은 만족함이 없고 사람의 눈도 만족함이 없느니라
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Le séjour des morts et l`abîme sont insatiables; De même les yeux de l`homme sont insatiables.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.O Seol e o Abadom nunca se fartam, e os olhos do homem nunca se satisfazem.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Peklo a zahynutie sa nenasýtia, a tak sa nenasýtia ani oči človeka.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Piekło i zatracenie nie mogą być nasycone; także i oczy ludzkie nasycić się nie mogą.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Propast a zahynutí nebývají nasyceni, tak oči člověka nasytiti se nemohou.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Tuonela ja horna eivät kylläänsä saa; eivät myös saa kylläänsä ihmisen silmät.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Ο αδης και η απωλεια δεν χορταινουσι και οι οφθαλμοι του ανθρωπου δεν χορταινουσιν.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Адът и погибелта не се насищат; Така и човешките очи не се насищат.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.Преисподняя и Аваддон – ненасытимы; так ненасытимы и глаза человеческие.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.שאול ואבדה לא תשבענה ועיני האדם לא תשבענה׃
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.الهاوية والهلاك لا يشبعان وكذا عينا الانسان لا تشبعان.
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.陰 間 和 滅 亡 、 永 不 滿 足 . 人 的 眼 目 、 也 是 如 此
Ölüm ve yıkım diyarı insana doymaz, İnsanın gözü de hiç doymaz.陰間 和 滅亡 、 永不滿足 . 人 的 眼目 、 也是 如此
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Bez nich znajdziemy się w kropce. Większość nietoperzy zjada owady.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Fără ei, am avea probleme. Dar majoritatea liliecilor sunt mari consumatori de insecte.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Không có chúng, nó sẽ là một vần đề. Nhưng phần lớn dơi là loài động vật săn côn trùng.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.박쥐들 없이는 문제가 생기겠지요. 하지만 대부분의 박쥐들은 열렬한 곤충 포식자입니다.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Nélkülük gondjaink lennének. Egyúttal a legtöbb denevér rovarokat pusztító falánk ragadozó is egyben.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Sem eles, haverá um grande problema. Mas a maioria dos morcegos são predadores vorazes de insectos.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Senza di essi, sarà un problema. Ma la maggior parte dei pipistrelli sono voraci predatori di insetti.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Sin ellos, sería un problema. Pero la mayoría de los murciélagos son depredadores de insectos.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Uden dem, bliver det et problem. Men de fleste flagermus er rovdyr der spiser insekter.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Wir hätten ohne sie ein echtes Problem. Die meisten Fledermausarten sind unersättliche Insektenfresser.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Zonder hen zou het een probleem zijn. Maar de meeste vleermuizen zijn vraatzuchtige insecteneters.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Χωρίς αυτές,θα υπάρχει πρόβλημα. Αλλά οι περισσότερες νυχτερίδες είναι αδηφάγοι κυνηγοί εντόμων.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Без них з'являться великі проблеми. Але більшість кажанів є ненажерливими мисливцями на комах.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Без них это станет проблемой. Большинство рукокрылых - ненасытные насекомоядные.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.בלעדיהם זו תהיה בעיה. אבל רוב העטלפים הם טורפי חרקים רעבתנים.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.فبدونهم، سيكون هناك مشكلة. و لكن معظم الخفافيش تفترس الحشرات بشراهه.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.ほとんどのコウモリは大食いで 大量の昆虫を補食します アメリカではオオクビワコウモリの
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Jo mere Gods, des flere til at fortære det, og hvad Gavn har Ejeren da deraf, ud over at hans Øjne ser det?
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Jo mere gods dess flere til å fortære det; og hvad gagn har dets eier av det, annet enn at han får se det?
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Kdo miluje peníze, nenasytí se penězi; a kdo miluje hojnost, nebude míti užitku. I to jest marnost.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.은을 사랑하는 자는 은으로 만족함이 없고 풍부를 사랑하는 자는 소득으로 만족함이 없나니 이것도 헛되도다
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Ο αγαπων το αργυριον δεν θελει χορτασθη αργυριου ουδε εισοδηματων ο αγαπων την αφθονιαν ματαιοτης και τουτο.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.Който обича среброто не ще се насити от сребро, Нито с доходи оня, който обича изобилието. И това е суета.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.אהב כסף לא ישבע כסף ומי אהב בהמון לא תבואה גם זה הבל׃
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.من يحب الفضة لا يشبع من الفضة ومن يحب الثروة لا يشبع من دخل. هذا ايضا باطل.
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.貪 愛 銀 子 的 、 不 因 得 銀 子 知 足 . 貪 愛 豐 富 的 、 也 不 因 得 利 益 知 足 . 這 也 是 虛 空
Parayı seven paraya doymaz, Zenginliği seven kazancıyla yetinmez. Bu da boştur.貪愛銀子 的 、 不 因 得 銀子 知足 . 貪愛豐 富 的 、 也 不 因 得 利益 知足 . 這 也 是 虛空
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Barwa/ Nasycenie/ Jasność...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Färgton, mättnad, ljusstyrka...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Farvetone / Mætning / Lys...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Odstín/ sytost/ jas...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Odtenek/ Nesičenost/ Osvetljenost...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Odtieň/ sýtosť/ jas...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Sắc màu/ Độ bão hòa/ Độ nhạt...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Sävy / värikylläisyys / valoisuus...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Teinte & #160; / Saturation & #160; / Luminosité...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Tint/verzadiging/lichtheid...
Renk Özü/ Doyma/ Hafiflik...Tom/ Saturação/ Luminosidade...