doya doya ile cümle
doya doya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kocayıp yaşama doyarak öldü.ثم مات ايوب شيخا وشبعان الايام
Kocayıp yaşama doyarak öldü.這 樣 、 約 伯 年 紀 老 邁 、 日 子 滿 足 而 死
Kocayıp yaşama doyarak öldü.這樣 、 約伯 年紀 老邁 、 日子 滿足 而 死
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.(36:19) не будут они постыжены во время лютое и во дни голода будут сыты;
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.de beskæmmes ikke i onde Tider, de mættes i Hungerens Dage.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.De skal ikke bli til skamme i den onde tid, og i hungerens dager skal de mettes.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.De skola icke komma på skam i den onda tiden, och i hungerns dagar skola de varda mättade.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Di waktu kesesakan mereka tak akan menderita, di masa kelaparan mereka akan berkecukupan
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Ei nu rămîn de ruşine în ziua nenorocirii, ci au de ajuns în zilele de foamete.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Ils ne sont pas confondus au temps du malheur, Et ils sont rassasiés aux jours de la famine.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.In moeilijke momenten zal Hij hen niet in de steek laten; als er hongersnood is, zal Hij voor voedsel zorgen.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.저희는 환난 때에 부끄럽지 아니하며 기근의 날에도 풍족하려니와
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Não serão envergonhados no dia do mal, e nos dias da fome se fartarão.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Ne bodo osramočeni ob hudem času in v dnevih lakote bodo nasičeni.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nebudouť zahanbeni v čas zlý, a ve dnech hladu nasyceni budou;
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nebudú sa hanbiť v zlý čas a nasýtia sa vo dňoch hladu.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nem szégyenülnek meg a veszedelmes idõben, és jóllaknak az éhség napjaiban.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nie będą zawstydzeni we zły czas, a we dni głodu będą nasyceni;
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Non saranno confusi nel tempo della sventura e nei giorni della fame saranno saziati
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.No serán avergonzados en el tiempo malo; en los días de hambre serán saciados
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Pahana aikana he eivät joudu häpeään, ja nälän päivinä heillä on kyllin syötävää.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Sie werden nicht zu Schanden in der bösen Zeit, und in der Teuerung werden sie genug haben.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Trong thì xấu xa họ không bị hổ thẹn; Trong ngày đói kém họ được no nê.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Trong thì xấu_xa họ không bị hổ_thẹn ; Trong ngày đói_kém họ được no_nê .
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.δεν θελουσι καταισχυνθη εν καιρω πονηρω και εν ημεραις πεινης θελουσι χορτασθη.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Те няма да се посрамят в лоши времена. В дни на глад ще бъдат сити,
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.לא יבשו בעת רעה ובימי רעבון ישבעו׃
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.لا يخزون في زمن السوء وفي ايام الجوع يشبعون.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.他 們 在 急 難 的 時 候 、 不 至 羞 愧 、 在 饑 荒 的 日 子 、 必 得 飽 足
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.他 們在 急難 的 時候 、 不至 羞愧 、 在 饑荒 的 日子 、 必得 飽足
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.(77:25) Хлеб ангельский ел человек; послал Он им пищудо сытости.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Änglabröd fingo människor äta; han sände dem mat till fyllest.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Angyalok kenyerét ette az ember, bõséggel vetett nékik eleséget,
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Au mîncat cu toţii pînea celor mari, şi le -a trimes mîncare să se sature.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Cada um comeu o pão dos poderosos; ele lhes mandou comida em abundância.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chleb mocarzów jadł człowiek, a zesłał im pokarmów do sytości.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chléb mocných jedl člověk, seslal jim pokrmů do sytosti.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chlieb mocných jedol obyčajný človek; poslal im potravy do sýtosti.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Englebrød* åt enhver; han sendte dem næring til mette. / {* d.e. brød fra englenes bolig, himmelbrød.}
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Ia memberi mereka makanan berlimpah; mereka makan roti malaikat
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Ihmiset söivät enkelien leipää; hän lähetti heille evästä yllin kyllin.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Ils mangèrent tous le pain des grands, Il leur envoya de la nourriture à satiété.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.사람이 권세 있는 자의 떡을 먹음이여 하나님이 식물을 충족히 주셨도다
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Kruh močnih je jedel človek; brašna jim je pošiljal dositega.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.l'uomo mangiò il pane degli angeli, diede loro cibo in abbondanza
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Mennesker spiste Englebrød, han sendte dem Mad at mætte sig med.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Người ta ăn bánh của kẻ mạnh dạn; Ngài gởi cho họ đồ ăn danh dự.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Người_ta ăn bánh của kẻ mạnh_dạn ; Ngài gởi cho họ đồ_ăn danh_dự .
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Pan de fuertes comió el hombre; les envió comida hasta saciarles
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Sie aßen Engelbrot; er sandte ihnen Speise die Fülle.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Zo aten zij het brood van de engelen. Hij gaf hun zoveel te eten dat iedereen genoeg had.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.αρτον αγγελων εφαγεν ο ανθρωπος τροφην εστειλεν εις αυτους μεχρι χορτασμου.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Всеки ядеше ангелски хляб+; Прати им храна до насита.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.לחם אבירים אכל איש צידה שלח להם לשבע׃
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.اكل الانسان خبز الملائكة. ارسل عليهم زادا للشبع.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.各 人 〔 或 作 人 〕 喫 大 能 者 的 食 物 . 他 賜 下 糧 食 、 使 他 們 飽 足
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.各 人 〔 或 作人 〕 喫 大 能者 的 食物 . 他 賜下 糧食 、 使 他 們飽足
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››Aby ste ssali a nasýtili sa z pŕs jeho potešení, aby ste sa nadájali a mali rozkoš z jeho veľkej slávy.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››ca să fiţi săturaţi, bînd laptele mîngîierilor lui, ca să vă desfătaţi în totul de plinătatea slavei lui.
Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››for at I må die dets husvalende Barm og mættes, for at I må drikke af dets fulde Bryst og kvæges.