Ana içeriğe geç
Sözlük

doy ile cümle

doy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.In Kaldejska bode v plen; vsi, ki jo plenijo, se nasitijo, govori GOSPOD.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.Ja Kaldea joutuu ryöstettäväksi, kaikki sen ryöstäjät saavat yltäkyllin, sanoo Herra.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.Kaldæa gøres til Bytte; alle, som gør det til Bytte, mættes, lyder det fra HERREN.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.갈대아가 약탈을 당할 것이라 그를 약탈하는 자마다 만족하리라 여호와의 말이니라
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.La Caldea sarà saccheggiata, tutti i suoi saccheggiatori saranno saziati. Parola del Signore
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.Och Kaldeen skall lämnas till plundring; dess plundrare skola alla få nog, säger HERREN.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.Og Kaldea skal bli til rov; alle som røver det, skal mettes, sier Herren.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.Και η Χαλδαια θελει εισθαι λαφυρον παντες οι λεηλατουντες αυτην θελουσι χορτασθη, λεγει Κυριος.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.И Халдея сделается добычею их; и опустошители ее насытятся, говорит Господь.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.И Халдея ще бъде разграбена; Всичките й грабители ще се наситят, казва Господ.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.והיתה כשדים לשלל כל שלליה ישבעו נאם יהוה׃
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.وتكون ارض الكلدانيين غنيمة. كل مغتنميها يشبعون يقول الرب.
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.迦 勒 底 必 成 為 掠 物 . 凡 擄 掠 他 的 都 必 心 滿 意 足 . 這 是 耶 和 華 說 的
Kildan ülkesi yağmaya uğrayacak, Onu yağmalayanlar mala doyacak›› diyor RAB.迦勒 底 必 成為 掠物.凡擄掠 他 的 都必心滿意足 . 這 是 耶和華 說的
Kıskançlığa kıyasla sevinç. Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Radost postavit proti žárlivosti, vnímání vnitřní svobody proti silné lakotě a posedlosti,
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.A tak dokonal Abrahám a zomrel v dobrej starobe, starý a sýty veku, a bol pripojený k svojmu ľudu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.E Abraão expirou, morrendo em boa velhice, velho e cheio de dias; e foi congregado ao seu povo.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I skonal a umřel Abraham v starosti dobré, stár jsa a plný dnů; a připojen jest k lidu svému.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I ustawając umarł Abraham w starości dobrej, zeszły w leciech, i syty dni; i przyłączon jest do ludu swego.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.kimúlék és meghala Ábrahám, jó vénségben, öregen és betelve az [élettel], és takaríttaték az õ népéhez.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.그가 수가 높고 나이 많아 기운이 진하여 죽어 자기 열조에게로 돌아가매
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình , tắt_hơi , được qui về nơi tổ_tông .
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình, tắt hơi, được qui về nơi tổ tông.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Poi Abramo spirò e morì in felice canizie, vecchio e sazio di giorni, e si riunì ai suoi antenati
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Potem izdahne in umre Abraham v lepi starosti, star in dni svojih sit; in je bil zbran k ljudstvu svojemu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Så opgav Abraham ånden og døde i en god alderdom, gammel og mett av dager, og han blev samlet til sine fedre.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.så udåndede han. Og Abraham døde i en god Alderdom, gammel og mæt af Dage, og samledes til sin Slægt.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Y falleció Abraham en buena vejez, anciano y lleno de años, y fue reunido a su pueblo
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Και εκπνευσας απεθανεν ο Αβρααμ εν γηρατι καλω, γερων και πληρης ημερων και προσετεθη εις τον λαον αυτου.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.И Авраам издъхна, като умря в честита старост, стар и сит от дни ; и прибра се при людете си.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.и скончался Авраам, и умер в старости доброй, престарелый и насыщенный жизнью , и приложился к народу своему.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.ויגוע וימת אברהם בשיבה טובה זקן ושבע ויאסף אל עמיו׃
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.واسلم ابراهيم روحه ومات بشيبة صالحة شيخا وشبعان اياما وانضمّ الى قومه.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞 伯 拉 罕 壽 高 年 邁 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞伯拉罕 壽 高 年 邁 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那裡
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.E Isaac falleció y fue reunido con su pueblo, anciano y lleno de años. Y sus hijos Jacob y Esaú lo sepultaron
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.이삭이 나이 많고 늙어 기운이 진하매 죽어 자기 열조에게로 돌 아가니 그 아들 에서와 야곱이 그를 장사하였더라
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.ויגוע יצחק וימת ויאסף אל עמיו זקן ושבע ימים ויקברו אתו עשו ויעקב בניו׃
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.فاسلم اسحق روحه ومات وانضمّ الى قومه شيخا وشبعان اياما. ودفنه عيسو ويعقوب ابناه
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.以 撒 年 紀 老 邁 、 日 子 滿 足 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡 . 他 兩 個 兒 子 以 掃 雅 各 把 他 埋 葬 了
Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.以撒 年 紀 老邁 、 日子 滿足 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那 裡 . 他兩個兒子 以 掃雅各 把 他 埋葬 了
Kocayıp yaşama doyarak öldü.A tak zomrel Job súc starý a sýty dňov.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.A umarł Ijob, będąc starym i dni sytym.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Então morreu Jó, velho e cheio de dias.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.És meghala Jób jó vénségben és betelve az élettel.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Et Job mourut âgé et rassasié de jours.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.In Job je umrl, star in dni svojih sit.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.I umřel Job, stár jsa a pln dnů.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.나이 늙고 기한이 차서 죽었더라
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Lalu meninggallah Ayub dalam usia yang lanjut sekali
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Og Job døde, gammel og mett av dager.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Poi Giobbe morì, vecchio e sazio di giorni
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Rồi Gióp qua đời tuổi cao tác lớn.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Rồi_Gióp qua_đời tuổi cao tác lớn .
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Så døde Job gammel og mæt af Dage.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Sedan dog Job, gammal och mätt på att leva.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Şi Iov a murit bătrîn şi sătul de zile
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Tenslotte stierf hij op heel hoge leeftijd en tevreden met zijn leven.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Und Hiob starb alt und lebenssatt.
Kocayıp yaşama doyarak öldü.Y murió Job anciano y lleno de años
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doy ile cümle - Sayfa 49 - doy kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App