Ana içeriğe geç
Sözlük

doy ile cümle

doy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.De krevde, og han lot vaktler komme og mettet dem med himmelbrød.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Eles pediram, e ele fez vir codornizes, e os saciou com pão do céu.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.He pyysivät, ja hän pani tulemaan viiriäiset, ja hän ravitsi heitä taivaan leivällä.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Keď si žiadal ľud, priviedol mu prepelice a sýtil ich chlebom z neba.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.그들이 구한즉 메추라기로 오게 하시며 또 하늘 양식으로 그들을 만족케 하셨도다
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Könyörgött és fürjeket hoza, és mennyei kenyérrel elégítette meg õket.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.K žádosti přivedl křepelky, a chlebem nebeským sytil je.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.La cererea lor, a trimes prepeliţe, şi i -a săturat cu pîne din cer.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Mereka minta, lalu didatangkan-Nya burung puyuh, mereka diberi-Nya roti dari surga sampai kenyang
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Na żądanie ich przywiódł przepiórki, a chlebem niebieskim nasycił ich.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Pidieron, e hizo venir codornices, y los sació con pan del cielo
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Prosili so, in poslal jim je prepelic in s kruhom nebeškim jih je sitil.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Sie baten: da ließ er Wachteln kommen; und er sättigte sie mit Himmelsbrot.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Εζητησαν, και εφερεν ορτυκια και αρτον ουρανου εχορτασεν αυτους.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.Те поискаха и Той им докара пъдпъдъци, И с небесния хляб ги насити.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.שאל ויבא שלו ולחם שמים ישביעם׃
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.‎سألوا فاتاهم بالسلوى وخبز السماء اشبعهم‎.
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.他 們 一 求 、 他 就 使 鵪 鶉 飛 來 、 並 用 天 上 的 糧 食 、 叫 他 們 飽 足
İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.他 們 一 求 、 他 就 使鵪 鶉飛來 、 並用 天上 的 糧食 、 叫 他 們飽足
Juliet: Nasıl bir doygunluk bekliyorsun ki bu gece?줄리엣: 그럼 어떻게 하면 오늘밤이 섭섭하지 않을까요?
Juliet: Nasıl bir doygunluk bekliyorsun ki bu gece?יוליה: איזה סיפוק לא תוכל לקבל הלילה?
Juliet: Nasıl bir doygunluk bekliyorsun ki bu gece?جولييت: ما هو الارتياح الذي تستطيعين الوصول إليه الليلة؟
Juliet: Nasıl bir doygunluk bekliyorsun ki bu gece?(ロミオ) 君の愛の誠実な誓いを 僕のと引き替えに
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.A rozvlažím dušu kňazov tukom, a môj ľud sa nasýti môjho dobrého, vraví Hospodin.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Colmaré de abundancia el alma del sacerdote, y mi pueblo se saciará de mi bondad", dice Jehovah
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.E saciarei de gordura a alma dos sacerdotes, e o meu povo se fartará dos meus bens, diz o Senhor.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.És a papok lelkét megelégítem kövérséggel, és az én népem eltelik javaimmal, azt mondja az Úr.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.In poživim dušo duhovnikov z mastjo in ljudstvo moje se nasiti z dobroto mojo, govori GOSPOD.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.I opoję duszę kapłanów tłustością, a lud mój dobrocią moją nasyci się, mówi Pan.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Jeg kvæger Præsterne med Fedt, mit Folk skal mættes med min Fylde, lyder det fra HERREN.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Je rassasierai de graisse l`âme des sacrificateurs, Et mon peuple se rassasiera de mes biens, dit l`Éternel.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.내가 기름으로 제사장들의 심령에 흡족케 하며 내 은혜로 내 백성에게 만족케 하리라 여호와의 말이니라
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Og jeg vil vederkvege prestene med det fete, og mitt folk skal mettes med mine gode ting, sier Herren.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Rozvlažím i duši kněží tukem, a lid můj dobroty mé nasytí se, dí Hospodin.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Sazierò di delizie l'anima dei sacerdoti e il mio popolo abbonderà dei miei beni. Parola del Signore
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Voi sătura de grăsime sufletul preoţilor, şi poporul Meu se va sătura de bunătăţile Mele, zice Domnul.``
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.И напитаю душу священников туком, и народ Мой насытится благами Моими, говорит Господь.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.Още ще наситя душата на свещениците с тлъсто; И людете Ми ще се наситят с Моите блага, казва Господ.
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.ורויתי נפש הכהנים דשן ועמי את טובי ישבעו נאם יהוה׃
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.واروي نفس الكهنة من الدسم ويشبع شعبي من جودي يقول الرب
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.我 必 以 肥 油 使 祭 司 的 心 滿 足 . 我 的 百 姓 也 要 因 我 的 恩 惠 知 足 . 這 是 耶 和 華 說 的
Kâhinleri bol yiyecekle doyuracağım, Halkım iyiliklerimle doyacak›› diyor RAB.我 必 以 肥 油 使 祭司 的 心滿足 . 我 的 百姓 也 要 因 我 的 恩惠 知足 . 這 是 耶和華 說的
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.For å fylle hans buk sender Gud sin brennende vrede mot ham og lar sin mat regne på ham.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.For at fylde hans Bug sender Gud sin Vredes Glød imod ham, lader sin Harme regne på ham.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Ketika ia sibuk mengisi perutnya, Allah menjadi sangat murka dan menghukumnya
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.그가 배를 불리려 할 때에 하나님이 맹렬한 진노를 내리시리니 밥 먹을 때에 그의 위에 비같이 쏟으시리라
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Ko si bo hotel napolniti trebuh, Bog spusti nanj jeze svoje togoto, in deževala bo nanj, njemu v jed.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Mikor meg akarja tölteni a hasát, reá bocsátja haragjának tüzét, és azt önti rá étele gyanánt.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.Op het moment dat zijn buik vol is, zal Gods toorn op hem neerregenen.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.יהי למלא בטנו ישלח בו חרון אפו וימטר עלימו בלחומו׃
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.يكون عندما يملأ بطنه ان الله يرسل عليه حمو غضبه ويمطره عليه عند طعامه.
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.他 正 要 充 滿 肚 腹 的 時 候 、 神 必 將 猛 烈 的 忿 怒 降 在 他 身 上 、 正 在 他 喫 飯 的 時 候 、 要 將 這 忿 怒 像 雨 降 在 他 身 上
Karnını tıka basa doyurduğunda, Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak, Üzerine gazap yağdıracak.他 正要 充滿 肚腹 的 時候 、 神必 將 猛烈 的 忿怒 降 在 他 身上 、 正在 他 喫飯 的 時候 、 要 將這 忿怒 像 雨 降 在 他 身上
Karnınızı doyuran kim?Tisztában vagytok vele, ki etet titeket?
Karnınızı doyuran kim?Vous savez qui vous nourrit ?
Karnınızı doyuran kim?Ποιος νομίζετε ότι σας ταΐζει;!
Keçilerin sütü yalnız seni değil, Ev halkını, hizmetçilerini de doyurmaya yeter.A dostatok mlieka od kôz je na tvoj pokrm, na pokrm tvojho domu, a je životom tvojim dievkam.
Keçilerin sütü yalnız seni değil, Ev halkını, hizmetçilerini de doyurmaya yeter.Bovendien is de geitemelk grondstof van veel voedsel voor u, uw gezin en uw personeel.
Keçilerin sütü yalnız seni değil, Ev halkını, hizmetçilerini de doyurmaya yeter.då giva dig getterna mjölk nog, till föda åt dig själv och ditt hus och till underhåll åt dina tjänarinnor.
Keçilerin sütü yalnız seni değil, Ev halkını, hizmetçilerini de doyurmaya yeter.Dari kambing-kambingmu yang lain engkau mendapat susu untuk dirimu dan keluargamu serta pelayan-pelayanmu
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod