Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.A tak příliš jsi smilnila v zemi Kananejské s Kaldejskými, a aniž jsi tak se nasytila.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.A tak rozmnożyłaś wszeteczeństwo swe w ziemi Chananejskiej i Chaldejskiej, a i tak nie nasyciłaś się.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Daarom begon u ook nog de goden van het grote handelsland Babel te aanbidden. En ncg was u niet tevreden.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Du gick med din otukt ända bort till krämarlandet, kaldéernas land; men icke ens så blev du mätt.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.És sokasítád paráznaságodat a kalmárok földje, Káldea felé, de még ezzel sem elégedél meg.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.hai moltiplicato le tue infedeltà nel paese di Canaan, fino nella Caldea: e neppure allora ti sei saziata
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.장사하는 땅 갈대아에까지 심히 행음하되 오히려 족한 줄을 알지못하였느니라
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.machtest du der Hurerei noch mehr bis ins Krämerland Chaldäa; doch konntest du damit auch nicht satt werden.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Og du drev stadig hor, helt bort til kremmerlandet Kaldea; men heller ikke da blev du mett.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Potem si pomnožila nečistovanje svoje proti deželi tržnikov, proti Kaldeji, a še tega nisi bila sita.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Så udstrakte du din Bolen til Kræmmerlandet, Kaldæernes Land, men blev endda ikke mæt.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Sitten sinä yhä enensit haureuttasi kauppiasten maahan päin, Kaldeaan, mutta et siitäkään saanut kyllääsi.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Ţi-ai înmulţit curviile cu ţara Canaanului şi pînă în Haldea, dar nici acolo nu te-ai săturat.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Vả , mầy đã thêm nhiều sự dâm_dục với đất Ca-na-an cho_đến Canh-đê , thế_mà mầy cũng chưa no chán !
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Vả, mầy đã thêm nhiều sự dâm dục với đất Ca-na-an cho đến Canh-đê, thế mà mầy cũng chưa no chán!
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.Και επολλαπλασιασας την πορνειαν σου εν γη Χανααν μεχρι των Χαλδαιων και ουδε ουτως εχορτασθης.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.и умножила блудодеяния твои в земле Ханаанской до Халдеи, но и тем не удовольствовалась.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.ותרבי את תזנותך אל ארץ כנען כשדימה וגם בזאת לא שבעת׃
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.وكثرت زناك في ارض كنعان الى ارض الكلدانيين وبهذا ايضا لم تشبعي.
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.並 且 多 行 淫 亂 直 到 那 貿 易 之 地 、 就 是 迦 勒 底 、 你 仍 不 滿 意
Fahişeliğini ticaret diyarı olan Kildan ülkesine dek artırdın, yine de doymadın.並且 多 行 淫亂 直到 那貿 易 之 地 、 就是 迦勒底 、 你 仍 不 滿意
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.A FITS- kép telített, nem jeleníthető meg.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.A imagem do FITS está saturada e não pode ser apresentada.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.FITS-afbeelding is verzadigd en kan niet worden weergegeven.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.FITS- bilden är färgmättad och kan inte visas.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.FITS-Bild ist gesättigt und kann nicht angezeigt werden.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.FITS- billed er mættet og kan ikke vises.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.FITS 画像は飽和していて表示できません。
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.La imagen FITS está saturada y no se puede mostrar.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.L'image FITS est saturée et ne peut être affichée.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.L' immagine FITS è saturata e non può essere visualizzata.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.Obraz FITS jest nasycony i nie może być pokazany.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.Slika FITS je zasičena in je ni moč prikazati.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.Η εικόνα FITS είναι κορεσμένη και δεν μπορεί να εμφανιστεί.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.Зображення FITS насичене і не може бути показане.
FITS resmi doygun olduğundan gösterilemiyor.صورة هو و.
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."Aminteşte-ţi ce a spus hârciogul, hrăneşte-ţi capul, hrăneşte-ţi capul, hrăneşte-ţi capul."
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur."Hãy nhớ những điều chú chuột sóc đã nói, hãy ngẩng đầu lên, ngẩng đầu lên, ngẩng đầu lên."
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur.""Pamiętaj co myszka powiedziała, karm swoją głowę, karm swoją głowę, karm swoją głowę."
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur.""Recuerda lo que dijo el lirón, alimenta tu cabeza, alimenta tu cabeza, alimenta tu cabeza."
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur.""Ricorda cosa disse il ghiro: alimenta la tua mente, alimente la tua mente, alimente la tua mente".
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur.""Souviens toi de ce que le loir disait, nourris ta tête, nourris ta tête, nourris ta tête."
"Fındık faresinin dediğini hatırla; Aklını doyur, aklını doyur, aklını doyur.""Помни какво каза съселът, храни главата си, храни главата си, храни главата си."
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.그 나머지는 말 탄 자의 입으로 나오는 검에 죽으매 모든 새가 그 고기로 배불리우더라
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.а прочие убиты мечом Сидящего на коне, исходящим из уст Его, и все птицы напитались их трупами.
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.І другі побиті мечем сидячого на конї, що виходив з уст Його; і все птаство наситилось тїлами їх.
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.והנשארית נהרגו בחרב היוצאת מפי הרכב על הסוס וכל העוף שבעו מבשרם׃
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.والباقون قتلوا بسيف الجالس على الفرس الخارج من فمه وجميع الطيور شبعت من لحومهم
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.其 餘 的 被 騎 白 馬 者 口 中 出 來 的 劍 殺 了 . 飛 鳥 都 喫 飽 了 他 們 的 肉
Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.其餘 的 被騎白馬者 口中 出來 的 劍殺了.飛鳥 都 喫飽 了 他 們的肉
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'갈 라고요, 그리고 음, 그리고 풍성한 파업,하지만 1 시간 손을 nuthin하지 않습니다'를하지만,
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.6時のポイントは。"そして、道を切り開い、彼女は越えて行きました
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Es ir, y golpea bien y abundante, pero el reloj de mano no se nuthin' pero punto a las seis.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.Hisz lesz, és sztrájkok is, és szívből jövő, de az óra kézzel nem fog nuthin ", de pont hat.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta."Je to ide, a to udrie dobre a výdatné, ale hodinu rúk nebude robiť Nuthin", ale miesto v šesť.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'T gaat, en het valt goed en stevig, maar de uren-hand zal niet nuthin', maar punt om zes uur.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis andando, e colpisce anche e abbondante, ma la lancetta non farà Nuthin' But punto in sei.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis dogaja, in ga udari dobro in krepko, vendar pa uro-pa ne bo naredil, brezveze ", ampak točko ob šestih.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis dzieje, i to uderza również i serdeczny, ale godzina strony nie zrobi nuthin ", ale punkt na sześć.
'Gidiyor Tis ve iyi ve doyurucu grevler, ancak Yelkovan Nuthin yapmayacağım' ama altı nokta.'Tis går, och det slår bra och rejäl, men den timmen hand kommer inte Nuthin "men pekar på sex.