Ana içeriğe geç
Sözlük

doy ile cümle

doy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Hrano njegovo bom bogato blagoslovil, potrebne njegove nasitim s kruhom;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ich will ihre Speise segnen und ihren Armen Brot genug geben.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Îi voi binecuvînta din belşug hrana, voi sătura cu pîne pe săracii lui.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Je bénirai sa nourriture, Je rassasierai de pain ses indigents;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Jeho potravu istotne a hojne požehnám; jeho chudobných nasýtim chlebom;
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.내가 이 성의 식료품에 풍족히 복을 주고 양식으로 그 빈민을 만족케 하리로다
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Lo bendeciré con abundante provisión; a sus necesitados saciaré de pan
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Potravu jeho hojným požehnáním rozmnožím, chudé jeho chlebem nasytím,
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Segala keperluannya akan Kupenuhi dengan limpah, orang-orangnya yang miskin Kuberi makan sampai kenyang
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Siionin ravinnon minä runsaasti siunaan, sen köyhät minä leivällä ruokin.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ta sẽ ban phước cho lương thực Si-ôn được dư dật, Cho những kẻ nghèo của thành ấy được ăn bánh no nê.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ta sẽ ban phước cho lương_thực Si-ôn được dư_dật , Cho những kẻ nghèo của thành ấy được ăn bánh no_nê .
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Żywność jego będę obficie błogosławił, a ubogich jego nasycę chlebem.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Θελω ευλογησει εν ευλογια τας τροφας αυτης τους πτωχους αυτης θελω χορτασει αρτον
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.Ще благоволя изобилно храната му! Сиромасите му ще наситя с хляб.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.צידה ברך אברך אביוניה אשביע לחם׃
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.‎طعامها ابارك بركة مساكينها اشبع خبزا‎.
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.我 要 使 其 中 的 糧 食 豐 滿 、 使 其 中 的 窮 人 飽 足
Çok bereketli kılacağım erzağını, Yiyecekle doyuracağım yoksullarını.我 要 使 其中 的 糧食豐滿 、 使 其中 的 窮人 飽足
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.여러분들께선 아마 코난 도일이 여기 에딘버러에서 의대를 다녔고,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Ni kanske inte känner till att Conan Doyle
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Probabilmente non sapete che Conan Doyle frequentò
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Talán nem tudják, hogy Doyle itt, Edinburghben járt orvosi egyetemre, és a főhősét, Sherlock Holmest
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Talvez não saibam que Conan Doyle andou numa escola médica aqui em Edimburgo.
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.Не все знают, что он учился на доктора здесь, в Эдинбурге,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.אולי אינכם יודעים שקונן דויל למד בבית-ספר לרפואה כאן באדינבורו,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.من الممكن أن لا تعلموا بأن كونان دويل ارتاد كلية الطب هنا في إدنبرة,
Conan Doyle'un burada, Edinburgh'da, tıp okuluna gitmiş olduğunu belki de bilmiyorsunuz.学んだ経験もあります シャーロック・ホームズは
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Iż napoił duszę pragnącą, a duszę zgłodniałą napełnił dobrami.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.(106:9) ибо Он насытил душу жаждущую и душу алчущую исполнил благами.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.att han mättade den försmäktande själen och uppfyllde den hungrande själen med sitt goda.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Căci el a potolit setea sufletului însetat, şi a umplut de bunătăţi sufletul flămînd.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Car il a satisfait l`âme altérée, Il a comblé de biens l`âme affamée.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.da on siti dušo potrebno in dušo gladno napolnjuje z dobrim.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.daß er sättigt die durstige Seele und füllt die hungrige Seele mit Gutem.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.for han mettet den vansmektende sjel og fylte den hungrige sjel med godt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Hogy megelégíté a szomjúhozó lelket, és az éhezõ lelket betölté jóval!
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.저가 사모하는 영혼을 만족케 하시며 주린 영혼에게 좋은 것으로 채워주심이로다
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.(lebo nasycuje práhnúcu dušu a hladovitú dušu naplňuje dobrým)
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Maar ook omdat Hij de dorstige mensen te drinken heeft gegeven en de hongerigen heeft voorzien van voedsel.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.poiché saziò il desiderio dell'assetato, e l'affamato ricolmò di beni
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Pois ele satisfaz a alma sedenta, e enche de bens a alma faminta.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Poněvadž napájí duši žíznivou, a duši hladovitou naplňuje dobrými věcmi.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Porque él sacia al alma sedienta y llena de bien al alma hambrienta
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Sebab Ia memuaskan orang yang haus, dan melimpahi orang lapar dengan segala yang baik
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Sillä hän ravitsee nääntyvän sielun ja täyttää nälkäisen sielun hyvyydellä.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Thi han mættede den vansmægtende Sjæl og fyldte den sultne med godt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Vì Ngài làm cho lòng khao khát được thỏa thích, Khiến cho hồn đói được đầy dẫy vật tốt.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Vì_Ngài làm cho lòng khao_khát được thỏa_thích , Khiến cho hồn đói được đầy_dẫy vật tốt .
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Διοτι εχορτασε ψυχην διψωσαν, και ψυχην πεινωσαν ενεπλησεν απο αγαθων.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.Защото насища жадна душа, И гладна душа изпълня с блага.
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.כי השביע נפש שקקה ונפש רעבה מלא טוב׃
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.لانه اشبع نفسا مشتهية وملأ نفسا جائعة خبزا
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.因 他 使 心 裡 渴 慕 的 人 、 得 以 知 足 、 使 心 裡 飢 餓 的 人 、 得 飽 美 物
Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, Aç canı iyiliklerle doyurur.因 他 使 心裡 渴慕 的 人 、 得以 知足 、 使 心裡飢餓 的 人 、 得飽 美 物
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.(87:4) ибо душа моя насытилась бедствиями, и жизнь моя приблизилась кпреисподней.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.(88:4) Car mon âme est rassasiée de maux, Et ma vie s`approche du séjour des morts.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Aku ditimpa banyak kesusahan; maut sudah di ambang pintu
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.căci mi s'a săturat sufletul de rele, şi mi se apropie viaţa de locuinţa morţilor.
Çünkü sıkıntıya doydum, Canım ölüler diyarına yaklaştı.Denn meine Seele ist voll Jammers, und mein Leben ist nahe dem Tode.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod